top of page
Varlık 2_4x_edited.png

FIFA, Dünya Kupası da Dahil Olmak Üzere Turnuvaların Ticari Haklarını Özel Yatırımcılara Satacağını Açıkladı!

  • Yazarın fotoğrafı: Editör
    Editör
  • 18 dakika önce
  • 3 dakikada okunur

Gianni Infantino ve Donald Trump, geçen ay İspanya ile Arjantin arasında oynanan ve son derece kazançlı geçen turnuvanın sonunda Dünya Kupası'nı kucaklıyorlar. Fotoğraf: Allstar Picture Library Ltd/Richard Sellers/Apl/Sportsphoto
Gianni Infantino ve Donald Trump, geçen ay İspanya ile Arjantin arasında oynanan ve son derece kazançlı geçen turnuvanın sonunda Dünya Kupası'nı kucaklıyorlar. Fotoğraf: Allstar Picture Library Ltd/Richard Sellers/Apl/Sportsphoto

FIFA, Dünya Kupası da dahil olmak üzere turnuvalarının ticari haklarını özel yatırımcılara satma planlarını açıkladı. Bu tartışmalı hamle, UEFA'dan, önde gelen Avrupa kulüplerinden ve politikacılardan büyük tepki çekti.


FIFA, ABD bankası JP Morgan ile birlikte, erkekler ve kadınlar Dünya Kupaları ile Kulüpler Dünya Kupası'nın ticari haklarının önemli bir kısmını yatırımcılara satarak yüz milyonlarca dolar toplamayı hedefleyen yeni bir kuruluş ( FIFA Forward Enterprise - FFE) kurmak için çalıştığını doğruladı. Bu sayede, elde edilecek gelirin "10 milyar doların üzerinde" (7,5 milyar sterlin) artarak FIFA'nın 211 üye federasyonuna yeniden dağıtılacağı sözü verildi.


Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in kardeşi Joshua Kushner tarafından kurulan yatırım şirketi Thrive Capital, yatırımcı arayışına öncülük ediyor.


FIFA Başkanı Gianni Infantino, planın "oyunun ticari yönünün odaklanmış, özel bir işletme olarak faaliyet göstermesini ve değerinin dünya çapında daha fazla ve daha iyi paylaşılmasını" sağlayacağını söyledi. Planlar, üye federasyonların "çoğunluğunun" onayına tabidir, ancak FIFA, oylamanın ne zaman yapılacağına dair soruya yorum yapmaktan kaçındı.

FIFA'nın teklifleri hakkında bilgi sahibi çok sayıda kaynak, yeni ticari girişimin değerinin yaklaşık 20 milyar dolar olduğunu ve Infantino'nun bu yaz ABD, Kanada ve Meksika'da düzenlenen Dünya Kupası'ndan sonra futbolun artan küresel popülaritesinden faydalanmayı hedeflediğini belirtti. Guardian bu ay, FIFA'nın turnuvadan elde edeceği gelirin 15 milyar doları aşacağını, bunun da 13 milyar dolarlık öngörülen rakama göre önemli bir artış olduğunu ve bu tür bir büyümenin Infantino'yu daha fazla zenginlik arayışına ittiğini ortaya koydu.


FIFA, yaklaşık 20 milyar dolarlık Dünya Kupası ticari yayın hakları satış planı nedeniyle “futbolun ruhunu satmakla” suçlanıyor. Dünya futbolunun yönetim organı, bu yeni girişimle yüz milyonlarca dolarlık ek kaynak yaratmayı hedeflerken, başta UEFA olmak üzere Avrupa futbolunun güçlü aktörlerinden sert tepkiler gelmiş durumda.


28 Temmuz 2026 tarihli açıklamaya göre FIFA, Dünya Kupası, Kadınlar Dünya Kupası ve Kulüpler Dünya Kupası gibi organizasyonların ticari haklarının önemli bir bölümünü özel yatırımcılara açmayı planlıyor. Bu amaçla, ABD merkezli JP Morgan ile birlikte “FIFA Forward Enterprise (FFE)” adlı yeni bir yapı kurulması gündemde. FIFA, bu modelle elde edilecek gelirin 10 milyar doların üzerine çıkacağını ve 211 üye federasyona daha geniş ölçekte dağıtılacağını belirtiyor.


Yatırım sürecinde öne çıkan aktörlerden biri ise, Joshua Kushner tarafından kurulan Thrive Capital. Bu durum, finansal sermayenin futbola daha doğrudan nüfuz edeceği yönündeki endişeleri de artırıyor.


FIFA Başkanı Gianni Infantino ise planı savunarak, bu modelin futbolun ticari faaliyetlerini daha odaklı ve profesyonel bir yapıya kavuşturacağını, elde edilen değerin küresel ölçekte daha adil paylaşılacağını ifade ediyor. Ancak bu yaklaşım, özellikle Avrupa cephesinde ikna edici bulunmuş değil.


UEFA, yaptığı sert açıklamada FIFA’yı “futbolun ruhunu satmaya çalışmakla” suçladı ve hukuki seçenekleri değerlendirdiğini duyurdu. UEFA’ya göre bu girişim, futbolun yönetim ilkeleri açısından aşılmaması gereken bir sınırı temsil ediyor. Kurum, futbolun bir yatırım aracına indirgenmesine ve finansal kazançların kimler tarafından elde edileceğinin belirsizliğine dikkat çekiyor.

UEFA Başkanı Aleksander Ceferin ve FIFA Başkanı Gianni Infantino. (Fotoğraf: Guardian Design, Getty Images)
UEFA Başkanı Aleksander Ceferin ve FIFA Başkanı Gianni Infantino. (Fotoğraf: Guardian Design, Getty Images)

Tepkiler yalnızca futbol kurumlarıyla sınırlı değil. İngiltere Başbakanı Andy Burnham da planı eleştirerek, futbolun yatırımcılara değil, tribünleri dolduran taraftarlara ait olduğunu vurguladı. Burnham’a göre Dünya Kupası bir “ürün” değil, küresel ölçekte ortak bir değer ve hiçbir şekilde satılabilir bir varlık olarak görülemez.


Öte yandan FIFA’nın bu adımı, kurumun geçmişte özel sermaye ile kurmaya çalıştığı ilişkilerin bir devamı niteliğinde. 2018’de Japon SoftBank ile benzer bir finansman modeli gündeme gelmiş ancak özellikle Avrupa’dan gelen muhalefet nedeniyle hayata geçirilememişti. Bugün ise benzer bir direnç söz konusu olsa da, Infantino’nun farklı coğrafyalardan destek bularak bu projeyi ilerletme ihtimali göz ardı edilmiyor.


FIFA, yeni yapının federasyonlara sağlanan yıllık finansmanı 8 milyon dolardan 20 milyon dolara çıkaracağını ifade ediyor. Bu artış, özellikle küçük ve gelişmekte olan federasyonlar için önemli bir kaynak anlamına geliyor. Ancak eleştirmenlere göre asıl risk, bu finansal modelin karar alma süreçlerini dış baskılara açık hale getirmesi.


Nitekim yatırımcıların uzun vadede turnuva formatı, sıklığı ve ev sahipliği seçimleri üzerinde etkili olabileceği; organizasyonların yalnızca en yüksek gelir potansiyeline sahip pazarlara kaydırılabileceği yönünde ciddi kaygılar bulunuyor. FIFA her ne kadar yatırımcıların “azınlık ve kontrol sahibi olmayan” hisselerle sınırlı kalacağını ve tüm gelirlerin yeniden futbola aktarılacağını belirtse de, bu güvenceler şimdilik tartışmaları yatıştırmaya yetmiş değil.


Tüm bu gelişmeler, FIFA ile UEFA arasındaki ilişkilerin tarihsel olarak en düşük seviyelerden birine gerilediğini de ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte, hem hukuki hem de yönetsel düzeyde sert bir güç mücadelesi yaşanması kaçınılmaz görünüyor.


Sonuç olarak FIFA’nın bu hamlesi, yalnızca bir finansman modeli değişikliği değil; futbolun gelecekte nasıl yönetileceğine, kimin söz sahibi olacağına ve “oyunun ruhu”nun nasıl tanımlanacağına dair küresel bir tartışmanın da fitilini ateşlemiş durumda.

Yorumlar


bottom of page