Bunlar Zor Maçlar!
- Doç. Dr. Recep CENGİZ

- 17 Tem 2020
- 3 dakikada okunur
Koronalı günlerde ligin son haftasına girilirken futbol literatürümüzde “bunlar zor maçlar” sözünü sıkça duymaya başladık.
Şampiyonluğa oynayan takımlar puan hediye ediyor; teknik direktörler etkisiz, futbolcular verimsiz, yöneticiler saldırgan ama hepsinin ileri sürdüğü mazeret “bunlar zor maçlar.”
Küme düşmemeye oynayan takımlar puan kaybediyor; yöneticiler hakem hatalarını, teknik direktör ve futbolcular olağanüstü iş yaptıklarını ispatlama uğraşında, verdikleri mesaj “bunlar zor maçlar.”
Orta sıralardaki takımlarda oynayan futbolcuların kafalarında lig bitmiş; üst üste maç kazanamıyor, söylem farklı nakarat aynı “bunlar zor maçlar.”
Teknik direktör ve futbolcular birbirine suflörlük yapıyor “rakip” üzerinden tek nedenli bir ilişki kuruyorlar. Bu yanılgı “neden-sonuç” ilişkisinde yanlış bir korelasyon kurmalarına neden oluyor. Sanki, bir takımın galip gelmesi zorlukları yenme, mücadele etme, çaba göstermenin bir sonucu değil de rakibin koşmaması, mücadele etmemesi, kötü futbol oynamış olmasıyla açıklanıyor.
Bu durumda gözden kaçırdıkları bir şey ‘neden’ sorusunun cevap bulmasıdır.
Futbolda her takımın bir hedefi, her futbolcunun bir amacı varsa, saha da mücadele etmek spor ahlakının bir gereği ve alınan puan insanların ekmek parasına karşılık geliyorsa, maçlar ‘neden’ kolay geçsin?
Futbol yöneticileri arasındaki öfke ve nefretin sportif değil kişisel algı, kültürel neden ve ahlaki kurallarda saklı olduğu gerçeği varsa, maçlar ‘neden’ kolay geçsin?
Teknik direktörler, hakemlerin oyunun kurallarını uygulamasını değil, kendilerini mutlu edecek kararlar vermesini bekliyorsa, maçlar ‘neden’ kolay geçsin?
Futbolcular korona sürecinde yan gelip yatmışlarsa, maçlar ‘neden’ kolay geçsin?
Bu bir rastlantı mı?
Hayır!
Lig bitmeden yabancı sayısı tartışılıyorsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Korono bahane edilip futbolculara ödeme yapılmıyorsa,tabii ki zor maç olacaktır.
Yöneticiler, kulüplerini yönetirken futbolu da kontrol altına alma ve kendi işleyiş mantığına göre biçimlendirmeye çalışırsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Kulüp başkanları tribününde küfürleşiyor, saha da adam kovalıyorsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilip dikkate almayan yöneticiler varsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Sizin rakibi yenmeniz gerekirken, rakibin size yenilmesini beklerseniz, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Rakibi yok sayarak futbol oynarsanız, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Futbolcuyu geçmişine bakarak transfer ediyorsanız, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Saha da oynatmak istediğini bilmeyen antrenör, ne yapmak istediğini kendisi bile anlamayan futbolcular varsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Teknik direktörünüz “olan” ve “olması gereken” arasında bir bağ kuramıyorsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Teknik direktörünüz maçı okuyamıyor, ayrıntıları yakalayamıyorsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Futbolcularınız “transferi var diye”, kendilerini birilerine beğendirme telaşında olursa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Futbolcularınız düşünmeden oynuyorsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Elinizin altındaki futbolcuları değerlendiremiyorsanız, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Oyuna sonradan giren futbolcu takımına güç kaybettiriyorsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Futbolcularınız sahanın içinde geleceğini göremiyorsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Futbolcularınız davranışlarının anlam ve sonuçlarını algılayamıyor, rakibine kasıtlı tekme atıyorsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Oyundan çıkan her futbolcu, teknik heyeti fırçalıyorsa, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Futbolcularınızın ‘yanlış mı oynuyor, yanlış mı oynatılıyor’ olduğunu bilmiyorsanız, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Taraftarı motive eder, kendiniz motive olmazsanız, bunlar tabii ki zor maç olacaktır.
Sonuç olarak “bunlar zor maçlar” saptaması ileriye dönük bir yönteme ışık tutmaya değil, başarısızlığın belirtilerini çoğu yetersiz ölçülerle sıralamaya, meselenin nedenine inmeksizin sonuçlar ortaya konmasına neden oluyor.
Olan, Türk futboluna oluyor.
Yabancı futbolcu sayısı, finansal faır play, alt yapı ve hakem tartışmaları bitmiyor. Bu tartışmalar “bu durum neden meydana geldik?”
Sorusunu cevaplamadığı gibi “nasıl düzeliriz” sorusuna da çözüm getirmiyor.





















Yorumlar