Spor Sponsorluğu Uygulamasında 23 Soru, 23 Yanıt- Dördüncü Bölüm
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Murat BAŞARAN Spor Sponsorluğu Uygulamasında 23 Soru, 23 Yanıt- Dördüncü Bölüm

Spor Sponsorluğu Uygulamasında 23 Soru, 23 Yanıt- Dördüncü Bölüm

17-01.26 MB

Murat Başaran -17 Ocak 2026 Spor Sponsorluğu uygulamasına yönelik olarak kaleme aldığımız yazı dizimizin dördüncü bölümünü bu hafta sizlerle paylaşıyorum. 

 

11-SPONSORLUK SÖZLEŞMESİ DAMGA VERGİSİNE TABİ MİDİR?

Sponsorluk sözleşmeleri, Damga Vergisi Kanunu’na ekli olup, Damga vergisinden istisna edilen kağıtları gösteren 2 sayılı Tablo’da yer almadığından, Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesi ve aynı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun I/A-1 fıkrası uyarınca Damga Vergisine tabi bulunmaktadır.

Belli (belli para terimi, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade eder)veya hesaplanabilir bir bedel içeren sponsorluk sözleşmelerinin nispi damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Kanunun 14’nci maddesi düzenlemesi uyarınca, düzenlenen sözleşmelerin (kağıtların) Damga Vergisi bu kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı nispet veya miktarlarda alınır.  Şu kadar ki her bir sözleşme için hesaplanacak vergi tutarı (1) sayılı tabloda yer alan sınırlamalar saklı kalmak üzere 800 bin Yeni Türk Lirasını (70 Seri No'lu Damga Vergisi  Genel Tebliği ile 1/1/2025 tarihinden itibaren 24.477.478,90 TL) aşamaz. Bir önceki yılda uygulanan bu azami tutar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır. Cumhurbaşkanı yeniden değerleme oranının % 50 fazlasını geçmemek ve % 20`sinden az olmamak üzere yeni oranlar tespit etmeye yetkilidir.

Sözleşmelerin müddetinin uzatılması halinde aynı miktar veya nispette vergi alınır.

Kanuna ekli 2 sayılı Tablonun V-17’nci maddesi gereği, genel menfaatlere yararlı derneklerin her türlü işlemlerinde düzenlenen ve Damga Vergisi bu teşekküller tarafından ödenmesi gereken kağıtlar vergiden bağışık olduğundan, kamuya yararlı statüde bulunan spor kulüplerinin taraf olduğu sponsorluk sözleşmesinden kaynaklı damga vergisi, sözleşmenin tarafı sponsor tarafından ödenecektir.

12-SPONSORUN VERGİ BORCUNUN OLMASININ SPONSORLUĞA BİR ETKİSİ BULUNMAKTA MIDIR?

Gerçek ve tüzel kişiler, süresiz bir şekilde sponsor olamayacakları gibi; bunların herhangi bir şekilde vergi borçları da bulunmamalıdır.

Bu nedenle kurumların sponsor olabilmeleri için bağlı bulundukları vergi dairesine müracaat ederek, vergi borcu olmadığına dair bir yazı almaları ve yapılan sponsorluk sözleşmesinin bir örneğini ilgili vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.

Sponsorların, sponsor olunan dönemlerde tahakkuk eden vergi borçlarını ödememeleri halinde, ilgili vergi dairesi durumu derhal bir yazı ile bulunulan mahaldeki SGM İl Müdürlüğüne bildirecektir.

Aksi durum, sponsor olanın, KVK veya GVK düzenlemeleri kapsamında vergi indiriminden yararlanamaması sonucunu doğuracaktır.

13-SPOR SPONSORLUĞU KAPSAMINDA YAPILAN HARCAMALARIN TÜRLERİ NELERDİR?

Ürün Sponsorluğu: İşletmenin ürettiği ürünün desteklenenin kullanımına sunulmasıdır. Spor malzemeleri üreticisinin sporcunun ya da spor kulübünün belirli bir süre ya da faaliyete bağlı olarak sportif malzeme gereksinimlerini karşılaması veya nakliye/taşıma şirketinin, desteklenen nakliye/taşıma hizmeti vermesi bu başlık için örnek olarak verilebilir. Kamuoyunda bu grup resmi tedarikçi ya da teknik sponsor olarak da nitelendirilebilmektedir.

Kurumsal Sponsorluk: Mal teslimi ya da hizmetin yürütülmesi yerine bir işletmenin, kurumsal kimliği ile mali, ticari ve hukuksal olarak, desteklenenin faaliyetlerini kısmen ya da tamamen üstlenmesidir. Bir saat üreticisinin, ferdi bir sporcunun  (atletin/teniscinin/yüzücünün), belirli bir süre boyunca, kamp, konaklama, ulaşım, malzeme, sigorta, iletişim ve halkla ilişkiler gibi tüm alanlarda ayni ve nakdi finansmanı üstlenmesini örnek olarak verebiliriz.

Finansal (Mali) Sponsorluk: Desteklenene doğrudan, sözleşme ile belirlenmiş  parasal tutarın aktarılmasıdır.

Ayni Sponsorluk: Desteklenenin belirli bir sportif organizasyon/faaliyet ya da işi gerçekleştirebilmesi için ihtiyaç duyduğu spor malzemesi, araç-gereç, ulaşım ya da iletişim araçları, oyuncu hakları gibi gereksinimlerinin karşılanmasıdır. Bu başlık altına, desteklenene bilgi yardımında bulunmak, yetişmiş personelini desteklenenin hizmetine sunmak veya desteklenen faaliyetle ilgili her türlü organizasyon hizmetini yapmak gibi işler de girer.

Kişi Sponsorluğu: Yürütülen sportif faaliyetten bağımsız, doğrudan doğruya tek bir gerçek ya da tüzel kişinin, bu kişinin talepleri doğrultusunda doğrudan desteklenmesidir. Desteklenen kişi ya da kurum profesyonel olabileceği gibi, yarı profesyonel ya da amatör de olabilir.

Proje Sponsorluğu: Herhangi bir sportif faaliyetin, organizasyonun ya da çalışmanın tamamının ya da bir kısmının icrasının desteklenmesidir.

14-SPONSORLUK KONUSUNA GİREN HARCAMALARDA HANGİ BELGELER DÜZENLENİLMELİDİR?

Sponsorluk Yönetmeliğinin “Harcama belgelerinin tanzimi” başlıklı 12’nci maddesi uyarınca; “Sponsorluk, ayni veya nakdi olarak yapılabilir. Ayni sponsorlukta harcamalar sponsor tarafından bizzat yapılarak harcama belgeleri sponsor adına tanzim edilir. Sponsorluğun nakdi yapılması halinde ise, sponsorluk bedeli sponsorluk alanın banka hesabına yatırılır. Sponsorluğu alan kişi, kurum veya kuruluş tarafından gelir kaydedilen bu bedel, ferdi sporcular hariç, sponsorluğu alanın tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre harcanır ve belgeleri muhafaza edilir.”

Yine ilgili Sponsorluk Yönetmeliği ve KVK 1 Seri Numaralı Genel Tebliğ düzenlemeleri uyarınca;

1-Ayni, Nakdi Sponsorluk için ayrı tip sözleşme akdedilmelidir.

2- Vergi ve sosyal güvenlik kuruluşlarına borcu nedeniyle takibata uğrayan gerçek ve tüzel kişiler sponsorluk yapamazlar. Bu nedenle sponsorluk yapacakların bağlı bulundukları vergi dairesinden “vergi borcu” olmadığına dair bir yazı almaları ve yapılan sözleşmenin bir örneğini ilgili vergi dairesine vermeleri gereklidir. Sözleşme, Sponsorun vergi borcu olup olmadığının tespiti bakımından vergi dairesine ibraz edilmelidir.

3- Ferdi sporcular dahil sponsorluk için, (spor tesisleri için yapılacak harcamalar hariç olmak üzere) SGM’den alınacak bir ön onay bulunmamaktadır.

4-Sponsorluk harcamaları SGM ve Maliye Bakanlığı’nın onay, izin ve kontrolüne tabi bulunmamaktadır.

5- Harcamalar içim YMM tasdik raporu gerekmemekte iken 01.01.2025 tarihinden itibaren 49 no’lu SMMMYMM Tebliğ düzenlemeleri uyarınca bu indirim için Tebliğ’de belirlenen hadler dahilinde YMM Tasdik Raporu gerekmektedir.

6- Bu indirim için söz konusu beyannamelerin ekinde herhangi bir belgenin ibrazı zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, mükellefler defter ve belgelerini VUK’un ilgili hükümleri çerçevesinde tutmakla yükümlü olduklarından herhangi bir inceleme sırasında veya vergi idaresince istenilmesi halinde bu belgelerin ibraz edilmesi gerekmektedir.

            GİB tarafından verilen 17.04.2012 tarih ve B.07.4.DEF.0.40.10.00.007-6 sayılı olup, Spor Kulübü Derneğine sponsorluk kapsamında yapılan ödemede belge düzeni tarif eden bir özelgesinde konu aşağıdaki gibi işlenilmiştir

“…..16/6/2004 tarih ve 25494 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sponsorluk Yönetmeliğinde düzenlendiği, gerçek ve tüzel kişiler, federasyonlara, gençlik ve spor kulüplerine veya sporculara, spor tesisleri ve faaliyetlerine ilişkin olarak anılan yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar dahilinde sponsor olabilecekleri, yönetmeliğin 8 inci maddesine göre sponsorluk hizmeti alan ile sponsor arasında her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini içeren yazılı bir sözleşme yapılması gerekmekte olup sponsorlar ile sözleşme yapmaya sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum veya kuruluş yetkili olduğu,

Anılan yönetmeliğin 4 ve 13 üncü maddelerinin tetkikinden de anlaşılacağı üzere, sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum ve kuruluşlara ayni ya da nakdi olarak verilen desteklerin, Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmiş belgelere bağlanmasının zorunlu olduğu hususunda özel bir düzenleme bulunmadığı, yönetmeliğin 4 üncü maddesinde "belge", sponsorluk ve reklam hizmet ve işlemlerine ilişkin belge; "nakdi destek", sponsor tarafından sponsorluğu alana yapılan parasal ödeme; "ayni destek" ise sponsorluk konusu işle ilgili olarak sponsor tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin harcama olarak tanımlandığı,

Aynı yönetmeliğin 12 nci maddesinde ise sponsorluğa konu hizmet ve işle ilgili yüklenilen sponsorluk bedelinin sponsor tarafından bizzat harcanabileceği gibi bu bedelin sponsorluğu alanın hesabına da yatırılabileceği; sponsorluğu alan tarafından gelir kaydedilen bu tutara ilişkin harcamalarda ise sponsorluğu alanın tabi olduğu mevzuat hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum ve kuruluşlara sponsorlarca nakdi bir destekte bulunulması ve bu desteğin de hizmeti alanlar adına açılmış bir banka hesabına yatırılmış olunması durumunda, sponsorlara yatırılan tutarlar için bankalar tarafından verilecek makbuz veya dekontun yapılan bağışın tevsik edici belgesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, banka dekontu veya makbuzda paranın "sponsorluk amacıyla" yatırıldığına dair bir ifadeye yer verilmesinin şart olduğu,söz konusu nakdi desteğin; sponsorluk hizmeti alanlara nakden elden teslim edilmiş olması halinde ise hizmeti alan kişi, kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek alındı makbuzunun, bağışa ilişkin tevsik edici belge olarak kabul edilebileceği belirtilmiştir.

Diğer taraftan, desteğin nakdi olarak değil de ayni olarak yapılmış olması durumunda;

- İşletmenin varlıklarından ayni olarak yapılan desteğin sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum ve kuruluşlara teslim edilmesi halinde, teslim yapılan değerler için fatura düzenlenmesi; faturada, teslimin sponsorluk maksatlı olduğuna, teslimi yapılan değerlerin cinsi, nevi ve miktarına ilişkin olarak tereddüde mahal bırakmayacak bilgilere yer verilmesi; faturanın hizmeti alanın adına düzenlenmiş olunması; faturanın arka yüzünün de hizmeti alan kişilere veya kanuni temsilcilerine imzalatılmış olunmasının,

- Ayni değerlerin, mükelleflerce dışarıdan sağlanarak sponsorluk hizmeti alanlara bağışlanmış olması durumunda da hizmeti alanlarca teslim alınacak bu değerler için alındı makbuzunun düzenlenmesi ve makbuzda, bağışlanan kıymetlerin değerlerinin, cinsinin miktarlarının, adedinin vb. hususların tereddüde mahal bırakmayacak şekilde yer almasının

şart olduğu açıklanmıştır.

Ayrıca, Sponsorluk Yönetmeliği kapsamında ayni ya da nakdi olarak yapılan harcamaların kurumlar vergisi mükelleflerince harcamanın yapıldığı yılda indirim olarak dikkate alınabileceği belirtilmiştir.”

Vergi Usul Kanunu düzenlemeleri amir olmak üzere, 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve bağlı Dernekler Yöönetmeliği, Sponsorluk Yönetmeliği ve KVK 1 Seri Numaralı Genel Tebliğ düzenlemeleri uyarınca belge düzeni ödeme yöntemine göre aşağıdaki gibi olacaktır.

Nakdi Ödemede Belge Düzeni: Sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum ve kuruluşlara sponsorlarca nakdi bir destekte bulunulması ve bu desteğin de hizmeti alanlar adına açılmış bir banka hesabına yatırılmış olunması durumunda, sponsorlara yatırılan tutarlar için bankalar tarafından verilecek makbuz veya dekontun yapılan bağışın tevsik edici belgesi olarak kabul edilmesi gerekir. Ancak, banka dekontu veya makbuzda paranın "sponsorluk amacıyla" yatırıldığına dair bir ifadeye yer verilmesi gerekmektedir.

Söz konusu nakdi desteğin; sponsorluk hizmeti alanlara nakden elden teslim edilmiş olması halinde ise hizmeti alan kişi, kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek alındı makbuzu, tevsik edici belge olarak kabul edilebilecektir.

Sponsorluğu alan kişi, kurum veya kuruluş tarafından gelir kaydedilen bu bedel, ferdi sporcular hariç, sponsorluğu alanın tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre harcanır ve belgeleri muhafaza edilir.

a- Banka Kanalıyla Ödeme Yapılması Halinde:Sponsorluk Yönetmeliği açısından esas yöntem budur. Sponsorlara yatırılan tutarlar için bankalar tarafından verilecek makbuz veya dekontun yapılan bağışın tevsik edici belgesi olarak kabul edilmesi gerekir. Ancak, banka dekontu veya makbuzda paranın “sponsorluk amacıyla” yatırıldığına dair bir ifadeye yer verilmesi şarttır.
b- Doğrudan Sponsora Ödeme Yapılması Halinde:Sponsorluk hizmeti alanlara nakden elden teslim edilmiş olması halinde ise hizmeti alan kişi, kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek alındı makbuzu, bağışa ilişkin tevsik edici belge olarak kabul edilebilecektir.

Ayni Ödemede Belge Düzeni

: Desteğin ayni olarak yapılmış olunması durumunda; İşletmenin varlıklarından ayni olarak yapılan desteğin sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum ve kuruluşlara teslim edilmesi halinde, teslimi yapılan değerler için fatura düzenlenmesi; faturada, teslimin sponsorluk maksatlı olduğuna, teslimi yapılan değerlerin cinsi, nev'i ve miktarına ilişkin olarak tereddüde mahal bırakmayacak bilgilere yer verilmesi; faturanın hizmeti alanlar adına düzenlenmiş olunması; faturanın arka yüzünün de hizmeti alan kişilere veya kanuni temsilcilerine imzalatılmış olunması,

Ayni değerlerin, mükelleflerce dışarıdan sağlanarak sponsorluk hizmeti alanlara bağışlanmış olması durumunda da hizmeti alanlarca teslim alınacak bu değerler için alındı makbuzunun düzenlenmesi ve makbuzda, bağışlanan kıymetlerin değerlerinin, cinsinin, miktarlarının, adedinin v.b. hususların tereddüde mahal bırakmayacak şekilde yer alması,

gerekmektedir.

Ayrıca, mükellefler adına düzenlenmiş olan faturaların arka yüzünün de hizmeti alan kişi veya kanuni temsilcilere imzalatılmış olması gerekmektedir.

a- İşin İşletmenin Varlıklarından Görülmesi Hali:  İşletmenin varlıklarından yahut üretmiş olduğu mal ya da hizmetin aktarılması/kullandırılması halinde, ayni olarak yapılan desteğin sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum ve kuruluşlara teslim edilmesi halinde, teslimi yapılan değerler için fatura düzenlenmesi; faturada, teslimin sponsorluk maksatlı olduğuna, teslimi yapılan değerlerin cinsi, nev’i ve miktarına ilişkin olarak tereddüde mahal bırakmayacak bilgilere yer verilmesi; faturanın hizmeti alanlar adına düzenlenmiş olunması; faturanın arka yüzünün de hizmeti alan kişilere veya kanuni temsilcilerine imzalatılmış olunması
b-İşin İşletme Varlıkları Dışından Görülmesi Hali: Ayni değerlerin, mükelleflerce dışarıdan sağlanarak sponsorluk hizmeti alanlara bağışlanmış olması durumunda da hizmeti alanlarca teslim alınacak bu değerler için alındı makbuzunun düzenlenmesi ve makbuzda, bağışlanan kıymetlerin değerlerinin, cinsinin, miktarlarının, adedinin v.b. hususların tereddüde mahal bırakmayacak şekilde yer alması şarttır.
            c-Vergi Sorumluluğu: Desteklenenin gerçek usulde vergilendiren vergi mükellefi olmayan gerçek kişi/ferdi sporcu olması halinde Gelir Vergisi ve KDV açısından gerekli vergisel sorumluluklar sponsorun olacaktır. Dolayısıyla ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi amacıyla, reklam veren, tanıtım ve sponsorluk yapan,kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenlerin, doğrudan gelir aktarıcı biçimde ayni ya da nakdi ödemeleri 5105 sayılı kanun kapsamında olsun olmasın gerçekleştirmeleri durumunda GVK'nın 94'üncü maddesi gereği vergi kesintisi yapacaklardır.

GVK'nın 94'üncü maddesi uyarınca yapılacak vergi tevkifatında, kazanç ve iratlar gayrısafi miktarları üzerinden dikkate alınır. Yani gerek sanatçılara yapılan net ödemeler gerekse kazanca dahil sayılan yol parası, otel giderleri (KDV dahil tutarları) gibi harcamaların brüte götürülerek vergi tevkifat matrahının bulunması gerekir.

           
d- Desteklenen Tarafından Karşı Edim: Desteklenen tarafından, sponsora, sponsorluk ilişkisinin bir sonucu olarak ya da bu ilişkiden bağımsız mal teslimi ve hizmet ifasında bulunulması halinde, bu teslim fatura düzenlenmek suretiyle gerek Kurumlar Vergisi, gerekse KDV açısından vergilendirilecektir. Bu duruma verilecek güncel örnek, desteklenenler tarafından icra edilecek sportif gösteri ve müsabakalar için, destekleyene  bedelsiz müsabaka giriş bileti teslim edilmesidir. Dolayısıyla bu işlem çerçevesinde verilen tüm biletlere KDV uygulaması yapılması gerekir.

Asıl önemli olan yazılı sözleşmenin ve gerekli belgelerin usul yönünden varlığından öte, yapılan iş ve harcamanın gerçekliğinin tevsik edilmesidir. Mükellefler, sponsorluk ilişkisi bağlamında iş ve işlemlerini ticari açıdan tevsik edecek tedbirleri almalıdırlar.

15-KURUMLAR VERGİSİ VE GELİR VERGİSİ AÇISINDAN SPONSORLUK İNDİRİMİNE ÖZGÜ USUL VE ESASLAR NELERDİR?

KVK'nın 10/1-b ve GVK'nın 89/8'inci maddeleri düzenlemeleri kapsamında gerçekleştirilecek olan harcamaların kurum kazancından indiriminin ancak kurum kazancının oluşması halinde bu tutarla sınırlı olarak mümkün olabileceği hüküm altına alınmıştır.

KVK’nın 10/1-b bendinde yer alan sponsorluk harcamaları, diğer indirimler başlığı altında açıklanmış olup, madde hükmüne göre; "3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; sözü edilen kanunlar uyarınca amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için %50'si" kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilebilir. Kurumlar tarafından yapılan sponsorluk harcamaları, yardımın yapıldığı tarihte kayıtlarda gider olarak dikkate alındığından, söz konusu harcamaların kurum kazancının tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması ve kurum kazancının yeterli olması halinde, beyanname üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla ve kanundaki sırasıyla kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir.

            GVK’da da aynı KVK’da olduğu gibi sponsorluk harcamaları diğer indirimler kısmında açıklanmıştır. GVK’nın 89/1-8’nci bendinde,"3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri hakkında Kanun ile 17/6/1992 tarihli ve 3813 sayılı TürkiyeFutbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için %50'si" gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden indirilebilecektir.

Kanunda belirtilen şartların sağlanması kaydıyla söz konusu indirimler, mükelleflerin beyana tabi gelirlerinin bulunması halinde mükellefler tarafından beyanname üzerinden indirim konusu yapılabilecektir.

-Sponsorluk yapan mükellefler, sponsorluk harcamalarını yaptıkları yıl itibariyle yıllık gelir/kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden indirim konusu yapabileceklerdir.

-İndirilebilecek SPONSORLUK GİDERİ tutarının indirimi için esas alınan kurum kazancı, zarar mahsubu dahil giderler ile iştirak kazançları istisnası düşüldükten sonra, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki [Ticari bilanço kârı – (iştirak kazançları istisnası + geçmiş yıl zararları)] tutardır.

- İlgili sponsorluk harcamaları tutarları geçici vergi beyannameleri üzerinden de indirim konusu yapılabilecektir.

-Ticari faaliyetin sonucu olarak elde edilen gelir ile ilgili doğrudan bir gider olmadığı için sponsorluk ile ilgili tutar yasal defter kayıtlarında, öncelikle kanunen kabul edilmeyen gider olarak kaydedilecektir. Daha sonra beyanname verilirken amatör spor dalları için yapılan harcamanın tamamı, profesyonel spor dalları için yapılan sponsorluk harcamasının ise %50 si beyan edilen gelirden mahsup edilecektir.

            -İşletme faaliyetlerinin zararla sonuçlanması halinde söz konusu harcamalar gider olarak dikkate alınmayacak ya da kazancın yetersiz olması nedeniyle kalan tutar izleyen yıllara ait kazançlardan indirim konusu yapılamayacaktır.

            -Ayni olarak yapılan harcamaların kazançtan indirim konusu yapılmasında ise mal ve hakkın mukayyet değeri, bu değer yoksa takdir komisyonunca tespit edilecek değer dikkate alınacaktır. Ayrıca sponsor kurumun KENDİ VARLIKLARI DIŞINDAKİ KAYNAKLARDAN ayni olarak yapılan sponsorluk harcamaları ile ilgili olarak yüklendiği katma değer vergisi tahsil edilen katma değer vergisinden indirim konusu yapılamayacak, ancak söz konusu KDV tutarı sponsorluk harcamalarına dahil edilerek belirtilen sınırlar içinde gelir veya kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir.

İndirimden yararlanılacak sponsorluk bedeli gayrisafi tutardır.

Vergi mükellefleri açısından indirim usulü vergi beyannamesi üzerinde olmakla birlikte, VUK’un 3/B maddesi; 

Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.”

Hükmü göz önünde bulundurulmalıdır.

VUK’un 227, 242 ve 256’ncı maddeleri uyarınca gerektiğinde ibraz ve ispat olunmak üzere sponsorluk işlemlerine ait ve dayanak her türlü belge muhafaza edilecektir.

Sponsorluk harcamalarının vergi beyannamesinde indirim olarak dikkate alınmasına dair GİB rehberinde yer verilen örnekler aşağıya alınmıştır.

Örnek: (A) A.Ş. yamaç paraşütü sporunu desteklemek amacıyla bu sporu yapmakta olan (B) Spor Kulübüne sponsorluk sözleşmesi kapsamında sponsor olmuştur. Buna göre, sözleşme kapsamında kulübe bağlı sporculara tıbbi malzeme, sağlık harcamaları, yeme içme, ulaşım, spor malzemesi şeklinde nakdi ve ayni yardım, kulübe ise sporcuların desteklenmesine yönelik 500.000 TL nakdi yardım yapılmış ve kulübün banka hesabına yatırılmıştır.

Yapılan yardımlar doğrudan ticari fayda sağlamadığından ve (A) şirketinin tanıtımını amaçlayan harcamalar olmadığından sponsorluk harcaması olarak dikkate alınabilecektir.

Sözleşme kapsamında verilen ayni yardımların işletmenin varlıklarından karşılanması durumunda teslimi yapılan değerler için hizmeti alanlar adına (A) A.Ş. tarafından fatura düzenlenecek, ayni değerlerin dışarıdan sağlanarak bağışlanmış olması durumunda ise hizmeti alan kulüp tarafından teslim alınacak bu değerler için alındı makbuzu düzenlenmesi gerekmektedir.

Ayrıca, kulübün banka hesabına yatırılan tutarlar için "sponsorluk amacıyla" yatırıldığına dair ibareye yer verilmesi şartıyla bankalar tarafından verilecek makbuz veya dekont tesvik edici belge olarak kabul edilecektir.

Fatura veya makbuz üzerindeki bedeller ile banka hesabına yatırılan tutar harcamanın yapıldığı yıl kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir.

Örnek : 2025 yılında (C) A.Ş. ile Türkiye Basketbol Federasyonu arasında sponsorluk sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında (C) A.Ş. 10.000.000 TL karşılığında saha kenarlarındaki LED panolarda reklamını yapma, şirketin logolarını röportajlar sırasında röportaj panolarında, basın toplantı panolarında ve müsabakalarda kullanılan çemberlerin üzerinde etiket ile kullanma, ayrıca televizyon reklam kampanyasında ve diğer mecralarda sporcuları kullanma hakkına sahip olacaktır.

Sözleşme kapsamında yapılan harcamaların (C) A.Ş. 'nin tanıtımını amaçlayan ve doğrudan ticari fayda sağlayan harcamalar olması nedeniyle sponsorluk harcaması olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Söz konusu harcamalar kurum kazancının tespitinde reklam gideri olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Örnek: Fizik tedavi merkezi olarak faaliyet gösteren (D) LTD. ŞTİ. ile (E) amatör spor kulübü arasında 2024/2025 sezonunda geçerli olmak üzere sponsorluk sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme kapsamında (D) LTD. ŞTİ. sponsoru olduğu

  1. (E)        amatör spor kulübü sporcuları ve yöneticilerine fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerini ücretsiz olarak verecektir.

Sözleşme kapsamında amatör spor kulübüne verilen fizik tedavi hizmetleri için hizmeti alanlar adına (D) LTD. ŞTİ. tarafından fatura düzenlenecek ve fatura üzerindeki bedel harcamanın yapıldığı yıl kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurumlar vergisi matrahından indirilecektir.

Öte yandan ilgili dönem kazancının yeterli olmaması halinde indirim konusu yapılamayan tutar izleyen dönemlerde indirim konusu yapılamayacaktır.

Örnek: Gayrimenkul sermaye iradı yönünden gelir vergisi mükellefi olan (F) gerçek kişisi 2025 takvim yılında döviz cinsi Devlet tahvilinden (Eurobond)

  1. 1.    250.000 TL faiz geliri ile iş yeri olarak kiraya verdiği gayrimenkulünden aylık brüt 75.000 TL'den (aylık net kira tutarı 60.000 TL) toplamda yıllık brüt 900.000 TL kira geliri elde etmiştir. İş yeri için ödenen kira bedelleri üzerinden 2025 yılı içinde %20 oranından 180.000 TL'lik gelir vergisi kesintisi yapılmıştır.
  2. (F)        gerçek kişisi ayrıca 2025 takvim yılında ilgili federasyona bağlı yüzme sporcusu olan (G) kişisiyle sponsorluk sözleşmesi imzalamıştır. Sözleşme kapsamında sporcuya banka kanalıyla 300.000 TL nakdi ödeme yapılmıştır.

2025 takvim yılında elde edilen tevkifata tabi Eurobond faiz geliri ile iş yeri kira geliri 2025 takvim yılı için belirlenen beyan haddini (330.000 TL) aştığı için söz konusu gelirlerin yıllık gelir vergisi beyannamesinde beyanı gerekmektedir. Bu kapsamda, mükellefin 2025 takvim yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesi aşağıdaki gibi olacaktır.

 

17 01.2026MB

Mükellef (F) Mart/2026 döneminde vereceği 2025 takvim yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesinde yapmış olduğu sponsorluk harcamasının tamamını indirebilecektir.

16-KURUMLAR VERGİSİ VE GELİR VERGİSİ AÇISINDAN AMATÖRLÜK VE PROFESYONELLİK KAVRAMLARININ SINIRLARI NASIL ÇİZİLMELİDİR?

KVK’nın 10/1-b maddesi düzenlemesi uyarınca sponsorluk harcamalarının yıllık gelirden indirilmesi veya kurum kazancının tespitinde gider olarak değerlendirilmesinde spor dalının amatör veya profesyonel olmasına göre farklılık yaratılmış olduğundan amatör ve profesyonel ayrımının net olarak ortaya konması gerekmektedir.

Spor sponsorluğu işlemleri dışında, spor faaliyetinin/dalının amatör ya da profesyonel niteliğinin, ulaşılan farklı vergisel sonuçları nedeniyle belirlenmesinin gerekliliğine dair başkaca düzenlemeler de bulunmaktadır.

GVK’nın 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlerin aldıkları ücretlere ilişkin istisna düzenlemesi bu duruma örnek olarak verilebilir.

İlgi madde ve 311 seri numaralı GVK Genel Tebliği düzenlemeleri  amatör-profesyonel ayrım, aşağıdaki gibi farklı biçimde kategorize edilmiştir;

-Basketbol ve voleybol spor dallarının en üst ligleri hariç amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlerin bu görevleri dolayısıyla aldıkları ücretlere yönelik gelir vergisi istisnası aynen korunmuştur.

-Profesyonel spor yarışmalarını yöneten spor hakemleri ile basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerindeki yarışmaları yöneten spor hakemlerinin aldıkları ücretler istisna kapsamından çıkarılmıştır.

-Profesyonel spor yarışmalarını yöneten hakemler ile basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerindeki yarışmaları yöneten hakemlere bu faaliyetleri nedeniyle 1/1/2020 tarihinden itibaren yapılan ödemeler ücret hükümlerine göre vergilendirilecektir.

Yine GVK’nın 23/15’nci maddesi ile, yüz ve daha aşağı sayıda işçi çalıştıran işyerlerinde bir, yüzden fazla işçi çalıştıran işyerlerinde iki, amatör sporcu çalıştıranların, her yıl millî müsabakalara iştirak ettiklerinin belgelenmesi ve bu amatör sporculara ödenen ücretler ile yine aynı Kanunun 29/3 maddesi uyarınca spor yarışmalarına katılan amatör sporculara ödenen ödül ve ikramiyeler vergiden bağışık tutulmuştur.

Sporcu Ücretlerinden Tevkif Yoluyla Alınan Gelir Vergisinin İadesi Hakkında Yönetmeliğin 9’uncu maddesi uyarınca Gençlik ve Spor Bakanlığınca tescil edilmiş olan spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri tarafından sporculara ödenen ücretlerden tevkif edilerek ilgili vergi dairesine kanuni süresinde beyan edilen ve vadesinde ödenen gelir vergisinin ilgili işverenlere iade edilen kısmı,

a-Amatör spor faaliyetleri ile altyapı spor eğitim tesislerinde sportif faaliyet gösteren sporculara, bunların çalıştırıcılarına ve diğer spor elemanlarına yapılan ücret ve ücret sayılan brüt ödemeler,

b-Amatör sporcular, çalıştırıcılar ve diğer spor elemanlarının, sportif faaliyetlerine ilişkin iaşe, ibate, seyahat, sağlık, eğitim-öğretim harcamaları ile amatör ve altyapı faaliyetlerine ilişkin hazırlık kampları, müsabaka, malzeme ve ekipman, spor federasyonu vize, lisans, tescil ve katılım harcamaları,

c) Amatör spor faaliyetlerinin gelişimi ile sporcuların yetiştirilmesi ve eğitimi için spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri tarafından kurulan veya kurulacak altyapı spor eğitim tesislerinin inşası ile bu tesislerde görevli personel ücretleri dahil bu tesislerin işletilmesi ve idamesi için yapılan harcamalar,

için kullanılabilmektedir.

Amatörlük bir işin para dışındaki düşüncelerle yapılmasıdır. Yapılabilecek geleneksel tanımlama bağlamında, kazanç amacıyla veya bir para ödülünü ve belirli bir geliri sağlamak niyetiyle yapılmayan spor faaliyetleri amatör spor olarak kabul edilebilecektir. Dolayısıyla profesyonel spordan ise sporun kazanç elde etmek için sürekli olarak ve organize biçimde yapılması ve sporu yapmak ve/veya öğretmek için para alınması anlaşılmalıdır.

Amatörlük, bir işin para için değil zevk için yapılmasıdır.[1] Bu açıdan amatör, işini zevk için yapan, hevesli kişi[2] olarak nitelendirilebilir. Amatörlük ve amatör sporcu kavramları sportif etkinliklerle birlikte öz olarak şu şekilde tanımlanabilir. "Sporun kazanç amacıyla bir para ödülü veya belirli bir gelir sağlanmak için yapılmamasına amatör spor[3]; spor ile meslek edinmeden salt zevk için uğraşan kişiye de amatör sporcu denilebilir.”

Amatörlük ve amatör spor için yapılan bu tanımlamalar, profesyonellik ve profesyonel spor kavramlarını tanımlamak için de kullanılabilir. Buradan hareketle profesyonel spordan anlaşılması gereken, sporun kazanç sağlamak için düzenli olarak sürdürülmesi ve sporu yapmak ve/veya öğretmek için para alınmasıdır. Profesyonel sporcu, sporun bir dalını meslek edinmiş ve bu dala ilişkin etkinlikleri para kazanmak için gerçekleştiren kişidir.

Türk Spor Hukuku düzenlemelerinde amatör ve profesyonel spor dallarının belirlenmesine yönelik 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununun 18 inci ve 24 üncü maddeleri 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır. 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanununun 45 inci maddesine göre amatör-profesyonel spor dalları ile ilgili belirleme yapılıncaya kadar mevcut düzenleme geçerli olacaktır.

 “Profesyonel Faaliyet” ve “Profesyonel Spor” kavramlarına, 7405 sayılı Kanunu’nun 23, 37 ve 38’nci maddelerinde yer verilmiş bulunmaktadır.

7405 sayılı Kanunun “Profesyonel faaliyet” başlıklı 23’üncü maddesine göre; Spor federasyonunun üyesi olduğu uluslararası kuruluşlar tarafından profesyonel olarak kabul edilen ve mevzuata göre profesyonel faaliyette bulunulmasına izin verilen spor dallarında, bir spor kulübü veya spor anonim şirketine sözleşme ilişkisi ile bağlı biçimde profesyonel olarak spor faaliyetinde bulunulabilir. Bu şekilde müsabakalara katılan sporcu için spor faaliyeti onun esas mesleği kabul edilir. Profesyonel sporcunun statüsü ile hak ve yükümlülükleri, faaliyette bulunduğu spor dalının bağlı olduğu spor federasyonu tarafından belirlenir.

Spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri, birinci fıkra hükmüne göre profesyonel olarak kabul edilen ve izin verilen spor dallarında faaliyette bulunmak üzere profesyonel şube açabilir.

Aynı Kanunun “Profesyonel Spor Dalları” başlıklı 37’nci maddesine göre ise;

-Bir spor dalının profesyonel olarak belirlenmesine, ilgili spor federasyonunun görüşü alınarak Bakanlık tarafından karar verilir.

-Bir spor dalının Bakanlık tarafından profesyonel olarak belirlenmesi halinde, ilgili spor dalında profesyonel faaliyet yürütülebilmesi için ilgili spor federasyonu bünyesinde profesyonel şube kurulmasına genel kurul tarafından karar verilebilir ve profesyonel şube kurulmasına ilişkin genel kurul kararı Bakanlığın onayına sunulur. Profesyonel şube kurulmasına ilişkin genel kurul kararının Bakanlık tarafından onaylanması halinde ilgili spor dalında profesyonel spor faaliyetinde bulunulabilir, profesyonel müsabakalar yapılabilir ve profesyonel lig kurulabilir.

şeklinde yer verilerek, kavram somutlaştırılmış bulunmaktadır.

İlgili düzenleme uyarınca, spor federasyonu tarafından ilgili spor dalında profesyonel şube kurulması halinde, spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri profesyonel spor faaliyetlerine katılmak için profesyonel takımları ve profesyonel ferdi sporcuları içerisinde barındıran profesyonel şube açabilir. Profesyonel şube açan spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri, ilgili spor dalında ayrıca amatör spor faaliyeti de yürütebilir. Sporcular, profesyonel spor faaliyetinde bulunulmasına izin verilen spor dallarında bir spor kulübü veya spor anonim şirketi ile sözleşme ilişkisi kurarak profesyonel spor faaliyetlerine katılabilir. Bu şekilde profesyonel müsabakalara ve profesyonel takım bünyesinde lig müsabakalarına katılan sporcular için katıldıkları spor faaliyeti onun esas mesleği kabul edilir. Profesyonel sporcunun statüsü ile hak ve yükümlülükleri, faaliyette bulunduğu spor dalının bağlı olduğu spor federasyonu tarafından talimat ile belirlenir.

Spor kulüplerinin ve spor anonim şirketlerinin spor dalı tescilleri ise SGM Spor Kulüpleri ve Spor Anonim Şirketleri Tescil Yönetmeliği, TFF dahil spor federasyonları tarafından yayımlanan tescil talimatları hükümlerine göre gerçekleştirilmektedir.

Uygulamaya dayalı daha somut ve teknik bir dil kullanılmak gerekirse, Türkiye’de idari açıdan tek profesyonel spor dalı olarak kabul edilen futbolu yöneten TFF düzenlemelerine başvurmak yerinde olacaktır. Profesyonel Futbol ve Transfer Talimatı uyarınca, faaliyete katılması ile ilgili zorunlu giderler dışında, ayrıca kulübünden ücret (sözleşmedeki edimler karşılığı hak kazandığı para ve para ile ölçülebilen değerler) alan ve kulübüyle bu hususta yazılı bir sözleşmesi bulunan sporcu, profesyoneldir. Aynı Talimatta amatörlük ise, futbol faaliyetine katılması ile ilgili zorunlu giderler (konaklama, malzeme, sigorta ve antrenman giderleri) dışında herhangi bir ücret alınmaması olarak ifade edilmiştir.

Futbol özelinde profesyonellik kavramı, TFF Yönetim Kurulu’nun 08.08.2016 tarih ve 28 sayılı toplantısında aldığı karar ile kabul edilmiş ve 11.08.2016 tarihinde TFF’nin resmi internet sitesi olan www.tff.org adresinde ilan edilerek yürürlüğe girmiş bulunan “Profesyonel Futbolcuların Statüleri ve Transferleri Talimatı”nda ve (Süper Lig, 1. Lig, 2.Lig ve 3. Lig) Lig Statülerinde tanımlanmaktadır.

Talimatın,  “PROFESYONEL FUTBOLCU” başlıklı 3’üncü maddesine göre; bir kulüple yazılı sözleşme yapmış olan ve kendisine futbol faaliyetleri kapsamında yaptığı harcamalardan daha fazla miktarda ödeme yapılan futbolcudur.

Müteakip AMATÖR FUTBOLCU başlıklı 4’üncü maddeye göre ise;

(1)Madde 3’te belirtilen tanımın dışında kalan tüm futbolcular amatör futbolcu olarak kabul edilirler. (2) Bir maç ile ilgili gerçekleşen ulaşım, konaklama, malzeme, sigorta, beslenme ve antrenman giderlerinin karşılanması futbolcunun amatör statüsünü bozmaz.

(3) Profesyonel takımlar, lig statülerinde aksi belirtilmediği sürece resmi lig ve kupa müsabakalarında amatör futbolcu oynatamazlar.

Oysa ki amatörlük ve profesyonellik tanımları kavramları vergileme açısından belirlilik gerektiren kritik öneme sahiptir ve vergi kanunları pek çok yasal ve idari düzenlemelerde amatörlük ve profesyonellik kavramlarına vergisel sonuç  doğurucu bicimde atıf yapmakta ve vergileme ilkelerini buna göre belirlemektedir. Benzer biçimde kulüplerin statüsünün bilinmesi de vergileme açısından kritik öneme haizdir. Konuşmamızın ilerleyen safhalarında vergilemeyle ilgili pratik bilgiler verirken bunların ne kadar önemli olduğunu da göreceğiz. Türkiye'de temelde bir yasa ve bağlı düzenlemeler fetişizminden bahsedebiliriz. Spor kulüpleri aşısından kuruluş, faaliyet ve denetimlerine dair temel düzenlemeler ister dernek statüsünde olsun, ister şirket statüsünde olsun çok fazla sayıda kanunda yer almaktadır.

GSB veya spor federasyonlarının faaliyetlerine katılmak amacıyla GSB’ye tescilini yaptıran özel hukuk tüzel kişileri, spor anonim şirket ise bir spor kulübünün bağlı ortaklığı veya iştiraki olarak ya da spor kulübünden bağımsız şekilde Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulan ve spor faaliyetinde bulunmak amacıyla kurulun ve kar amacı güden anonim şirketleridir.

Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu bu bağlamdaki temel düzenlemeleri hem spor kulüpleri hem spor federasyonları açısından içermektedir. Keza spor kulüpleri açısından dernekler yönetmeliği, kamuya yararlı dernekler açısından Yardım Toplama Kanunu ve yönetmeliği de önemli yasal ve idari düzenlemelerdendir. Gençlik ve spor kulüpleri için aynı zamanda özel düzenleme olarak 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu ile özel olarak futbol dalında faaliyette bulunan dernek, iktisadi işletme ve anonim şirketler için TFF kuruluş Kanunu özel kanun statüsünde bulunmaktadırlar.

Spor kulübü dernekleri bilindiği üzere kazanç paylaşma amacı olmayan, kanunla yasaklanmamış faaliyetleri yürüten ve ortak bir amacın ki genelde bunlar sosyal amaçlardır, gerçekleştirmek üzere kurulurlar. Bu amacın gerçekleşmesi için kurulan faaliyetleri topluma yararlı sonuçlar üreten sivil insan birliktelikleridir.  Bunların bir sermayeleri olmadığından, daha çok net işletme sermayesi denilen gelir gider fazlası ya da nakit fazlası üzerinden faaliyette bulunmakta, mali ve finansal tablolarını buna göre oluşturmaktadırlar. Dernekler, kurumlar vergisi mükellefi değildirler ve KVK kapsamına derneklere bağlı münhasıran spor faaliyeti ile uğraşan iktisadi işletmeler ve anonim şirketler girmektedir. SGM ve TFF’ye tescil edilen spor faaliyet faaliyeti ile uğraşan kurumlar sadece idman ve spor faaliyeti ile uğraşmaları halinde KVK'nın 4-j maddesi uyarınca kurumlar vergisinden muaf bulunmaktadırlar.

Gerek 7405, gerekse 5253 sayılı kanunlara göre dernek; kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere en az yedi gerçek veya tüzel kişinin bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre vakıf; gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleri ile oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.

KVK’nın l’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmüne göre, dernek veya vakıflar (tüzel kişiliği itibarıyla) kurumlar vergisinin konusu dışında olup bunlara ait iktisadi işletmelerin kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. KVK’nın 2 nci maddesine göre dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmeler, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler olarak tanımlanmıştır. Bu durumda, dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ticari, sınai ve zirai işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmeler kurumlar vergisi mükellefidirler. İktisadi işletmenin belirlenmesinde Kanunun 2’nci maddesinin beşinci fıkrasında belirlenen koşullar dikkate alınacak olup işletmelerin belirgin özellikleri bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesidir.

Diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurları, ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetlerdir. Kanun, bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek ya da vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsama almıştır.

Dernek veya vakfa ait bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilebilmesi için iktisadi işletmenin; - Dernek veya vakfa ait veya bağlı olması (ait olma, sermaye bakımından; bağlı olma ise idari bakımdan bağlılığı ifade eder), - Sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde kurulmamış olması, - Ticari, sınai veya zirai alanda devamlı olarak faaliyette bulunması gerekmektedir. Devamlılık unsuru, bir hesap dönemi içinde aynı veya ayrı faaliyet alanlarında ticari mahiyet arz eden işlemlerin birden fazla yapılmasını ifade etmektedir. Aynı hesap döneminde tek işlem nedeniyle ticari faaliyetin devamlılık unsurunun 4 oluştuğunu kabul etmek mümkün olmamakla birlikte, faaliyetin organizasyon gerektirmesi veya amacının ticari olması durumunda devamlılık unsurunun varlığı kabul edilir. Ticari organizasyon, sermaye tahsisi, işyeri açılması, personel istihdamı, ticaret siciline kaydolmak gibi unsur ve şartlardan tümü veya bir kısmı yerine getirilmek suretiyle belirli şekilde kurulmuş olacaktır. Bu takdirde bu organizasyon içinde bir takvim yılında veya iki veya üç yılda tek bir işlem yapılmış olsa dahi ticari faaliyetin varlığı kabul edilecektir.

Bu düzenleme dışında, 5894 sayılı TFF Kuruluş Kanunu’nun 11’nci maddesi uyarınca, Türkiye’de FIFA, UEFA ve TFF himayesinde gerçekleştirilen müsabakalar ile bu Kanun kapsamında organize edilen müsabakalardan elde edilecek gelirler ve TFF’nin diğer tüm gelirleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Bu muafiyet, TFF’ye ait iktisadi işletmeleri, GVK ve KVK uyarınca yapılacak kesintileri kapsamaz.

Elbette ki kurumlar vergisinden muafiyet sağlanabilmesi için bunların Kanunun mükellef saydığı kategoriye girmeleri yani iktisadi işletme ve ya Anonim Şirketi statüsünde olmaları gerekir. Bugün herhangi bir dernek çay ocağı işletse bile iktisadi işletme oluşurken bir spor kulübünün, derneğin, herhangi bir spor branşında reklam, sponsorluk, yayın, isim hakkı, sporcu hakları satışından kaynaklanan gelirleri nedeniyle iktisadi işletme oluşmaması söz konusu olamaz. Ancak Türkiye'de spor faaliyeti ile uğraşan kurumların çoğu halen sermayesi olmayan Dernek statüsünde bulunmaktadırlar.

Profesyonelliği, spor hukukunda yalnızca futbol mevzuatında ve spor kulüpleri ve spor federasyonları kanununda, buradan şirket statüsüne geçişte tanımlanmış görebiliyoruz ki o da genelde o tanımda bir izne bir koşula bağlanmış durumdadır. Spor hukukunda profesyonellik, bir spor kulübüyle yazılı sözleşmeye dayalı olarak ve spor faaliyetleri kapsamında yaptığı harcamalardan daha fazla miktarda ödeme yapılması halidir. Tanım bu olmakla beraber fiilen profesyonel spor statüsünün spor mevzuatımızda (futbol hariç) resmi olarak tanımlanmadığı, gerekli izin ve onayın verilmediğini, işin hem sportif, hem de vergisel açıdan fiiliyatla yürütüldüğünü söyleyebiliriz. Dolayısıyla spor hukuku açısından da profesyonellik, spor hukukunda değil (sınırlı niteliğiyle futbol hariç) vergi düzenlemelerinde tanımlanmış durumdadır.

Sporcu Ücretlerinden Tevkif Yoluyla Alınan Gelir Vergisinin İadesi Hakkında Yönetmeliğin4’üncü maddesine görevergilendirmesüreçlerindeamatör spor faaliyetleri fiili olarak şu şekilde belirlenmiştir: Türkiye Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen süper lig, birinci lig, ikinci lig, üçüncü lig ve profesyonel olarak belirlenecek diğer futbol ligleri dışındaki futbol ligleri kapsamında bulunan futbol faaliyetleri ile diğer spor federasyonlarının bünyesinde yer alan profesyonel şube dışındaki spor dallarına ilişkin spor faaliyetleridir.

KDV’da da amatörlük-profesyonellik ayrımına dair düzenleme yapılmış olup, , kazanç elde etmek amacıyla yürütülen, hayatını idame ettirmek için gelir elde etmek için gerçekleştirilen faaliyetler profesyonel spor faaliyeti olarak, hobi, boş zaman aktivitesi ve kişisel zaman geçirici, eğlendirici aktiviteler ise varsa sadece faaliyetin idame ettirilmesi için devamı için zorunlu gelirlerin elde edileceği aktiviteler ise amatör faaliyet olarak tanımlanmış durumdadır.  Bu bağlamda Profesyonellik kavramı, vergi uygulamaları bakımından KDV Genel Uygulama Tebliği’nin “1.3. Diğer Faaliyetlerden Doğan Teslim ve Hizmetler” başlıklı bölümünde aşağıdaki gibi tanımlanmıştır.

Profesyonel sanatçıların yer aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalar tertiplenmesi ve gösterilmesi KDV’ye tabidir. Madde hükmünden anlaşılacağı üzere amatör nitelikli faaliyetler vergi dışında tutulmuştur. Amatör ve profesyonel ayırımının, sanatçı veya sporcunun bu faaliyetleri karşılığında gelir elde edip etmemesine göre yapılması gerekir. Profesyonel terimi, bir kişinin mesleğini amatör gibi zevk için veya heves dolayısıyla değil de kazanç sağlamak ve geçimini temin etmek amacıyla yapmasını; konser kavramı ise, genel veya özel bir toplantıda herhangi bir müzik türünde ve herhangi bir çalgıyla veya sesle veya her ikisi ile birlikte yapılan müzik icrasını ifade eder. Eğer sporcu ve sanatçı söz konusu faaliyetleri nedeniyle gelir elde ediyorsa profesyoneldir. Bu faaliyetini belli bir menfaat karşılığında yapmaktadır. Dolayısıyla amatör ve profesyonel ayırımı yapılırken sporcu ve sanatçıların katıldıkları gösteri, konser, maç, yarış ve benzeri organizasyonlar nedeniyle ferdi olarak veya bağlı bulunduğu kurum, kuruluş, organizasyon, kulüp veya benzeri teşebbüsler aracılığı ile belli bir gelir elde edip etmediğine bakılmalıdır. Ayrıca ticari bir organizasyon içinde yapılan faaliyetlerin tamamı gelir sağlayıcı nitelikte olduğundan, bu tür faaliyetler herhangi bir ayırım yapılmaksızın Kanunun 1/1’inci maddesindeki genel hükme göre vergilendirilir.”

KDVK düzenlemelerinde yapılan profesyonel sporcu ve sportif faaliyet tanımı ışığında, sponsorluk, yayın, reklam, isim hakkı ve benzeri gelirlerin de yine profesyonellik içerisinde ticari kazanç kapsamında değerlendirileceği yine KDVK ve ilgili Genel Uygulama Tebliği düzenlemelerinden aşağıdaki gibi çerçevelendirilmiş bulunmaktadır:

Profesyonel futbol faaliyetleri, 5253 sayılı Dernekler Kanununa13 göre kurulan ve faaliyet gösteren dernek statüsündeki kuruluşlar ya da kamu idare ve müesseselerine ait idman ve spor müesseseleri eliyle gerçekleştirilmektedir. 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun14, Türkiye Futbol Federasyonu Statüsüne ilişkin (76/5) inci maddesine göre futbolla uğraşan bir kulüp, futbol şubesini ilgili kanun ve yönetmelikler doğrultusunda kurulmuş bir anonim şirkete devredebilir. Bunun sonucu olarak, profesyonel futbol faaliyetleri anonim şirket statüsündeki kuruluşlarca da yapılabilir. 3065 sayılı Kanunun (1/1) inci maddesinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin vergiye tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun (1/3- g) maddesinde ise, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınaî, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV’ye tabi olduğu belirtilmiştir. Bu maddelerde hükme bağlandığı üzere dernekler ile kamu idare ve müesseselerinin faaliyetleri doğrudan KDV’nin konusuna alınmamış, bu kuruluşlara ait veya tabi olan müesseselerin yukarıda belirtilen nitelikteki teslim ve hizmetlerinin vergiye tabi olduğu belirlenmiştir. Bu belirleme gereği yukarıda belirtilen idman ve spor müesseselerine sahip dernekler ile kamu idare ve müesseseleri, bu statüleri ile verginin mükellefi olmayıp, yalnızca bu müesseselere ait veya tabi olan iktisadi işletmeleri nedeni ile mükelleftirler. Spor kulübü dernekleri, amatör ve profesyonel spor faaliyetleri yanında çeşitli alanlarda faaliyet gösteren müesseselere sahiptirler. Bir iktisadi işletme niteliğinde olan profesyonel futbol şubeleri ile sosyal tesis, lokal, otopark, spor okulları ve kursları, spor sahaları, sağlık merkezleri, plaj tesisleri ve benzeri iktisadi işletmelerin teslim ve hizmetleri, yapılan açıklamalar çerçevesinde KDV’nin konusuna girmektedir. 3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesine göre, profesyonel futbol şubelerinin KDV kapsamına giren teslim ve hizmetleri aşağıda sayılmıştır: - Maç hasılatları, - Spor toto-loto ve iddaa isim hakkı gelirleri, - Spor malzemesi ve hediyelik eşya satışı, - Yayın hakkı gelirleri, - Reklam gelirleri, - Diğer gelirler. Faaliyetin zorunlu bir unsuru olarak yapılan futbolcu transferleri ile kiralamaları karşılığı kulüplerce elde edilen bedeller,3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesi kapsamında sayılamayacağından verginin konusuna girmemektedir. Ancak, anonim şirket statüsünde sportif faaliyetlerde bulunan kuruluşların bütün teslim ve hizmetlerinin 3065 sayılı Kanunun (1/1) inci maddesi gereğince vergiye tabi olduğu ise açıktır.”

Profesyonel çerçeveyi çizen KDVK, - Sponsorluk yoluyla veya reklâm almak (reklam alanları ve panolarının kiralanması dahil) suretiyle reklâm gelirleri, - Spor müsabakalarının veya kulüple ilgili faaliyetlerin yayınlanması suretiyle yayın geliri, - Toplumsal şans oyunları ve diğer faaliyetlerde kulüp isminin kullanılmasına izin verilmesinden dolayı isim hakkı, gelirinin, ancak profesyonel spor kulüplerince (şirketleşenler dahil) elde edilebileceğini; spor kulüplerinin bu ticari nitelikteki olup genel oranda KDV’ye tabi olan gelirlerine konu işlemleri nedeniyle hesaplanan KDV’nin (9/10)’unun işlemin muhatapları (reklâm hizmeti alanlar, yayın faaliyetini gerçekleştirenler, isim hakkını kullananlar vb.) tarafından tevkifata tabi olacağını hükmetmiştir.

Spor sponsorluğu odağında yapılan tüm bu sportif, hukuki ve vergisel düzenlemeler ışığında GİB tarafından amatör-profesyonel ayrımı ise;

i-Türkiye Futbol Federasyonu tarafından sevk ve idare edilen Türkiye Süper Ligi, 1. Lig, 2. Lig ve 3. Liglerde mücadele eden spor kulüplerine, sporculara ve bu liglerle sınırlı olmak üzere Türkiye Futbol Federasyonuna yapılacak sponsorluk harcamaları profesyonel spor dalı,

ii-GSB'na bağlı diğer tüm federasyonların sevk ve idare ettiği lig ve branşlarda (basketbol, voleybol, kürek, tenis, e-spor vs.) mücadele eden spor kulüplerine, sporculara ve federasyonlara yapılacak sponsorluk harcamaları amatör spor dalı,

kapsamında değerlendirilerek yapılmış bulunmaktadır.[4]



[1]-YILMAZ Ejder a.g.e.

[2]-Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük

[3]-“Dictionnaire Larousse”,  Milliyet Yay., 1994.

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  68  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Murat Başaran Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

esitsizliktanitim

aksartbmmraporbanner

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer

Kimler Sitede

Şu anda 1051 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 55913740

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1