top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Yüzüncü Yılın Şampiyonu Galatasaray

Cumhuriyetin yüzüncü yılında şampiyon bu gece oynanan karşılaşma ile belli oldu ve Galatasaray yirmi üçüncü kez Türkiye ligi şampiyonu olarak tarihteki yerini aldı.

Çok ilginç bir sezonun sonuna geldik, şampiyon belli buna karşın ligden düşecek olan ikinci takım henüz belli olmuş değil. Türkiye’de şampiyonluk mücadelesi hemen hemen her sezon kıyasıya bir rekabet içerisinde geçer ve ligin boyu kısaldıkça tartışmalar da çoğalır. Buna karşın bu sezon daha öncekilerden farklı olarak ülkenin tarihine damga vuran bir olayla birlikte bambaşka bir şekle büründü. 6 Şubat 2023 tarihinde ülkemizin güneydoğusunda on bir kentte büyük bir hasar yaratan deprem sonrasında hem futbolcusunu hem de teknik heyetinden bir sorumlusunu kaybeden Hatayspor ile Gaziantep futbol kulübü ligden çekildiler.

Alt liglerde de yaşanan felaket sonrasında çekilen takımlar oldu. Türkiye futbol federasyonu yaşanan gelişme sonrasında her iki kulübün haklarının saklı kalması koşulu ile daha sonra oynanacak olan karşılaşmalarda hükmen yenik sayılmaları kararını aldı. Aslında alınan bu karar daha önceki dönemlerde farklı takımların olağanüstü koşullar sonrasında yaptığı başvurularda alınan kararın benzeriydi. Bu durumu yazmamın nedeni ise Beşiktaş kulübünün söz konusu karar ile ilgili olarak zaman içerisinde yapmış olduğu açıklamalarını en son noktada UEFA’ya taşımış olmasıdır. Ayrıca kulübün teknik sorumlusu sayın Şenol Güneş’in en son hafta oynanan karşılaşma sonrasında yapmış olduğu ‘bu lig mantık dışı ve hukuk dışı bir lig’ ifadesi gerçekten yenilir yutulur bir ifade değil. Öte yandan söz konusu ifadeyi, yıllarını Türk futboluna veren sayın Güneş’in kararın alınmasının ardından yapması çok daha anlamlı olabilirdi!

Sezon ile ilgili olarak üzerinde durulması gereken bir diğer önemli husus ise göreve geldiği andan itibaren hakemlere yönelik tepkilerin daha da artmasına yol açan Merkez Hakem Kurulu başkanı sayın Lale Orta ve ekibinin uygulamalarıdır. Video Yardımcı Hakem Sistemi olarak adlandırılan VAR sonrasında kararların daha az tartışılması beklenirken ne yazık ki hem sistemin hem de sistemle birlikte hakemlerin çok daha fazla tartışıldığı bir sezonu geride bırakmak üzereyiz. Üzerinde pek çok şey söylenebilecek bir ligi geride bırakırken en çok hatırlanacak olanların başında kötü hakem performanslarının gelmesi kadar, hakem atama ve profesyonel futbol disiplin kurulunun kararlarının da fazlasıyla göze battığını söylemeliyiz. Futbolun içinden gelen ve akademik alanda önemli işlere imza atan sayın Prof. Dr. Lale Orta’nın bu kadar tartışılacak kararların altında imzasının olması ne yazık ki şaşırtıcıdır. Göreve geldiğinde taraftar gruplarının kendisine yönelik protestolarını haklı çıkartacak uygulamaları ortaya koyan örnekleri sergilemiş olması anlaşılır gibi değildir.

Bu sezon önce iki takım arasında gidip gelen şampiyonluk yarışına sonradan Beşiktaş kulübünün de dahil olduğu bir süreci yaşadık ve bu durum birçok açıdan seyir zevkinin yükselmesine neden oldu. Bir şampiyon çıkacaktı ve başından itibaren gerek takım içi organizasyondaki müthiş başarısı ile gerekse de bütün olumsuzluklara karşın on dört haftalık bir galibiyet serisini elde etmesi ile Galatasaray kulübü, yüzüncü yılda şampiyon olmayı fazlasıyla hak etti. Ezeli rakibini deplasman yenmesinin yanı sıra ligin güçlü ekiplerinden Başakşehir takımını üstelik deplasman 7-0 gibi bir sonuçla alt etmesi müthiş bir başarıydı. Galatasaray’ın bir önceki sezonu on üçüncü bitirdiğini ve sezonun başında Torreira, Oliveria, İcardi, Abdülkerim Bardakçı gibi isimleri kadrosuna katarak ve kulübün teknik patronluğuna da Galatasaray alt yapısından yetişen Okan Buruk’u getirerek başladığını hatırlatalım. Hafta sonu oynanacak olan Fenerbahçe derbisine Galatasaray şampiyon olarak çıkacak ve şimdiden şampiyon takım alkışlanır mı tartışmalarının başlayacağını söylemeliyim. Bu konuda söz konusu davranışın tartışmaya açılmasının yanlış olduğunu ve bu durumun da ilerleyen zamanlarda bizim futbol kültürümüz içerisinde bir karşılık bulacağını söyleyerek noktayı koyayım.

Son olarak bu gece bütün karşılaşmalar aynı saatte başlatıldı ve devre arasına Galatasaray 5 dakika, Fenerbahçe ise 2 dakikalık uzatma sonrasında gitti. Maçın ikinci yarısı başlarken iki karşılaşmanın da aynı anda başlayacağı belirtilirken bir baktık ki Fenerbahçe maçı başladıktan iki buçuk dakika sonra Galatasaray maçı başladı. Bir organizasyonu yapmak bu kadar mı zor olabilir? Ayrıca sadece lig şampiyonluğu için değil kümede kalma mücadelesini de göz önünde bulundurmak zorunda olduklarını federasyon yetkililerine hatırlatmak durumundayız çünkü oynanan karşılaşmalar sonucunda bütün takımlar için kendilerince hayat memat meselesi söz konusu olabilir. Bu yüzden de Türkiye futbol federasyonunun bundan sonra böylesi durumları hesap etmek suretiyle hareket etmesi önem arz edecektir. Son olarak yüzüncü yılın şampiyonunun kupayı kendi saha ve seyircisi önünde alması gerektiğini bir kez daha tarihe not düşme adına ekleyelim.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page