Yeni Türkiye'nin Takımı Hangisi Olacak?
- Prof. Dr. Ahmet TALİMCİLER

- 29 Eyl 2014
- 2 dakikada okunur
Türkiye’de spor/futbol-siyaset ilişkisi her dönem ilgi çekici bir şekilde gerçekleşmiş olup bu ilişkiden her iki kesim de büyük çıkarlar elde etmişlerdir.
Son dönemin moda söylemi olan ‘Yeni Türkiye’ ifadesini, spora özellikle de futbola uyarladığımızda karşımıza çıkan tablonun ‘Eski Türkiye’nin bu alandaki politikalarından pek de farklı bir olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Son on yıl içerisinde spor/futbol alanında siyasal iktidarın etkinliğinin arttığı ve spor kulüplerinin ekonomik anlamda giderek daha fazla devletin eline baktığı bir dönemin içerisine girdik. İktidar partisine mensup bakan ve milletvekillerinin kendi seçim bölgelerinin takımlarının haklarının gözetilmesinde etkili olduğu bir dönemi geride bıraktık. Bu tip müdahalelerin, ülkemizin spor/futbol tarihini her dönem işgal ettiğini belirtmeliyiz. Yaşananlar bu güne özgü bir durum değil ancak oyunun çok daha fazla kontrol edilir bir hale getirildiğini de belirtmeliyiz.
Bir diğer ilgi çekici nokta ise hiç kuşkusuz stadyum yapımlarına tüm ülkede hız verilmesi ve bu stadyumlara seçilen isimlerin tıpkı geçmişte olduğu gibi ideolojik bir temel üzerinden yürütülmesidir. Türkiye’nin en büyük iki kentinin takımları olarak liglerde mücadele eden İstanbul Büyükşehir Belediyespor ve Ankaraspor kulüpleri bu yılın başında isim değişikliğine gittiler. Onursal başkanının Ankara büyükşehir belediye başkanı Melih Gökçek olduğu Ankaraspor kulübü yeni sezonda Osmanlıspor ismini alarak lige hızlı bir giriş yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyespor ise İstanbul Başakşehir futbol kulübü olarak kendi adını taşıyan stadyumu ile süper lige merhaba dedi. Başakşehir Fatih Terim Stadyumunun açılışında başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın attığı goller ve maçta yer alan ünlü isimler çok ama çok konuşuldu. Bir tarafta Türkiye futbol direktörünün adının verildiği bir stadyum öte tarafta ise ülke futbolunun milli takım düzeyindeki en çok gol atan oyuncusu olan Hakan Şükür’ün adının söküldüğü stadyum yer alıyor.
‘Yeni Türkiye’de siyasal iktidar için futbol çok önemli bir kitlelere ulaşım aracı ve bu alanın kontrolünü arttırmayı amaçlıyor. Peki acaba kendisi için bütün takımlar eşit mesafede mi yer alıyor yoksa kendisine daha yakın bulduğu bir takım var mı? Cumhuriyet rejimi kurulur kurulmaz Fenerbahçe’nin ülke içerisinde maçlar yapmak için gönderildiğini biliyoruz. Şike süreci boyunca ülkenin en büyük kulübü olduğunu gösteren ve kendisini ‘Cumhuriyetin Yıkılmayan Son Kalesi’ olarak niteleyen Fenerbahçe’nin, bu yeni dönemin takımı olarak gösterilmesi kolay değil.
Gezi olayları sırasında hükümete karşı darbe yapmakla suçlanan Çarşı grubunun takımı olana Beşiktaş kulübü de bu yeni yapı ile örtüşür gibi bir nitelik arz etmiyor. Geriye ülke futbolunun önde gelen iki kulübü Galatasaray ve Trabzonspor kalıyor. Taraftar grupları içerisinde Gezi olaylarına karşı arasında en fazla mesafe barındıran Ultraaslan kanalıyla yeni dönemde kulüp ile hükümet arasında yakın ilişkiler bulunsa bile Galatasaray kulübünün kendisini konumlamış olduğu yapı da, bu dönemle örtüşmüyor. AKP iktidarı açısından Trabzon kentinin ne kadar önemli olduğu her dönem çıkarttığı bakanlar ile ortadadır.
Şike süreci boyunca hükümetin ve dönemin başbakanının takındığı tavırların Trabzonspor taraftarlarında yarattığı sıkıntı, Akyazı’da yapılan yeni stadyuma Recep Tayyip Erdoğan adının verilmesine yönelik protestoda görülmüştür. Kulüp başkanının Kazlıçeşme’de yapılan mitinge gitmesi, kulübün karşı karşıya kaldığı problemleri halledebilmek için doğrudan en tepeye ulaşma arzusu ve yaşanan gelişmeler Trabzonspor kulübünün yeni dönemde dikkatle izlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.






















Yorumlar