Helal Olsun size
- Prof. Dr. Ahmet TALİMCİLER

- 26 Tem
- 2 dakikada okunur

Voleybol kadın milli takımımız üç yıl aranın ardından bir kez daha Voleybol milletler liginde şampiyon olmayı başardı. Takımımızla ne kadar gurur duysak ve övünsek az kalır çünkü onlar gerçekten çok ama çok büyük iş başarmayı sürdürüyorlar. Futbolda olduğu kadar desteğin verilmediği ve kendilerinin görülmez kılındığı medya ortamına karşın varız demeye devam ediyorlar. Üstelik tüm bunları yaparken de ortada ne prim tartışması ne de villa armağanları gibi tuhaflıklar söz konusu bile edilmiyor. Öncelikle karşımızda uzun zamandır bu alanda varlığını üzerine koyarak sürdürmekte olan bir milli takımımız olduğu gerçeği bizi karşılıyor. İkinci olarak yine aynı çizgi üzerinde kulüp takımları düzeyinde de son derece başarılı bir ülke olduğumuz gerçeğini hatırlamamız gerekiyor. Bir başka ifadeyle başarı denilen şey kısa süreli ve saman alevi gibi ortaya çıkan gelişmelerden ibaret değil burada. Tam aksine dünyanın üç numaralı takımı pozisyonunda olmanın tesadüfen gerçekleşmediğinin net bir göstergesi.
Milli takımımız dünya sıralamasında kendisinin bir üstünde yer alan Brezilya’yı 3-1’lik skorla geride bırakmak suretiyle çok önemli bir başarıya imza attı. Voleybol federasyonunun diğer federasyonların aksine tartışmaların çok uzağında bir şekilde bir pozisyon üzerinden uzun bir zamandır varlığını sürdürmekte olduğunu da bu vesileyle bir kez daha hatırlatmış olalım. Dikkat çekmek istediğim husus öncelikle hangi alanda olursa olsun başarı denilen kavramın bir inşa süreci olduğu meselesini idrak etmekle başlanmasıdır. Kadın voleybolunda uzun bir zamandır gerek kulüp takımları düzeyinde gerekse de milli takım düzeyinde her yıl üzerine koyarak devam eden bir ülkeyiz. Kulüp takımları düzeyinde takımlarımızın dünyanın önde gelen voleybolcularına ev sahipliği yapıyor olması da son derece önemli bir katkıyı sağlıyor ve oyuncularımız, dünyanın parlayan yıldızlarıyla birlikte antrenmanlarda ve maçlarda karşı karşıya geliyorlar. Daha fazla uluslararası karşılaşma oynayıp çok daha fazla tecrübe elde ediyorlar. Bu seviyelerde oynadıkça rakiplerini de daha iyi tanımaya ve daha fazla sakin kalabilmeyi öğrenmeye başlıyorlar.
Aslında voleybol alanında yaşanan gelişmelerden futbol alanında olanların ders çıkarması gereken bir hayli önemli örnek olduğunu belirtmek durumundayız. Öncelikle ne kadar fazla yıldızınız olursa olsun takım haline dönüşemediğiniz sürece başarı denilen kavramı yakalayabilmeniz o kadar da kolay olmuyor. Yenile yenile yenmesini ve yenilgilerinizden ders çıkarma gereğini hissetmeniz gerekiyor. Belki de hepsinden önemlisi sporun mücadele ruhunun yansıması olduğunun bilincinde olarak son ana kadar pes etmemeyi öğrenmek durumundasınız. Kadın voleybol milli takımımız uzun bir zamandır bu ülkenin insanlarına adeta ders vermeyi sürdürüyorlar. Ne kadar görmezden gelirsek gelelim onlar biz buradayız ve bu ülkenin formasını, bayrağını, marşını en üst seviyelere çıkarmaya kararlıyız mesajını her turnuvada gözümüzün içerisine sokmaya devam ediyorlar. Üstelik futboldaki başarısızlıkların aksine burada her turnuvada ellerinden geleni sonuna kadar yapan bir milli takım bulunuyor. Sokaktaki insanların bu takımı gerçekten bağrına basma nedeni de yapmacıklığın yerine sahiciliğin doruklarında dolaşıyor olmaları. Voleybol milli takımının içerisine takım tartışmalarını sokmaya çalışanlar başarılı olamıyorlar. Onları farklı ideolojik angajmanlar üzerinden ayrıştırmak isteyenler de emellerine ulaşamıyorlar çünkü karşılarında gerçekten son derece tutarlı ve bir o kadar da ne yapmak istediğinden emin bir takım yer alıyor. Maçın son sayısı ile birlikte uzun bir zamandır futbolda hissetmediğimiz birlik ve beraberliği bizlere yaşattığınız için üstelik bu tatil gününde tüm ülkeyi ekranları başına kilitlemeyi başardığınız için hepinize binlerce kere teşekkür. Helal olsun size, bizlere bu mutluluğu bir kez daha yaşattığınız için.























Yorumlar