top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Türk Futbolu Prangalarından Nasıl Kurtulur?

Futbol konusuna  bilimsel yanaşmak isteyenler, sportif başarıları özleyenler, şu andaki  durumuzu, hem Milli takım ve hem de kulüp takımlarımızdaki felaketleri  tartışmak için, önce “Kafamızı kaldırıp dünyayı incelememiz gerek, sonra da Türkiye’yi tartışalım!” demek zorundadır! 

 

 Futbolda ülke çapında  atılım  gerçekleşmesi için  5 temel ön şart vardır. Birincisi ülkenin futbolunun genç oyuncu altyapısı olması gerek. İkincisi ülkenin altyapısından gelen gençleri eğitmek için antrenörler gerekli. Üçüncüsü kulüplerde kısa vadeci para babası Başkan olmaması, yani profesyonel yönetim ile profesyonelce yönetilmek çok önemli. Dördüncüsü ülke takımları yaşlı veya defteri kapatmış yabancı futbolcuları transfer ederek kısa vadecilikten ve gereksiz şekilde dışa servetler ödemekten vazgeçmeli ki, gençler takımlarda yer bulabilsin ve gelişsin. Beşincisi  ise kUlüp mali yapıları da sağlam olmalı! 

 

İngilizler kendilerini sorguluyor

 

 Dürüst bir değerlendirme yapıldığı taktirde bizim takımlarımızın hiçbiri ve dolayısıyla da ülke futbolu bu şartların hiç birini yerine getirmiyor. Kafayı kaldıralım ve bir de dışa bakalım. 

 

 Almanya (ve Bundesliga) futbol devrimini başlatmış ve sabrederek zaman içinde sonuç almış bir ülke. İngiltere ise futbolu icat eden ülke olmasına rağmen ve “Premier” lig ile en güçlü lige ve en iyi yabancılara sahip olmasına  rağmen, birçok açıdan çökmüş durumda. Bu iki ülkeyi karşılaştıralım! 

 

 Futbol devrimi nasıl başlar? Önce ülke çapında bir iş planı ile, uzun süre sabır da gerekiyor. Hiç bir Alman takımı 2003-2008 arasında Şampiyonlar Ligi’nin son dört takımı arasına kalamamıştı. Alman Ligi Bundesliga da iyice geride kalmıştı. Alman Milli takımı da zaten 2000 yılındaki Avrupa Şampiyonası’nda felaket bir performans sergilemişti. Bundesliga’nın başı Christian Seifert’in Nisan 2013 tarihindeki açıklamasına göre, Alman takımları 2001 yılından bu yana,  Alman Futbol Federasyonu’nun önderliğinde  altyapıya tam 930 milyon dolar harcadılar. 2012-2013 sezonunda Alman futbol liginin toplam geliri 2.44 milyar dolar idi ve Alman takımları bu fonun yüzde 4.4 kadarını yani, kabaca 100 milyon doları genç sporcu geliştirilmesi için altyapıya harcanmıştı. Bu yatırımların sonucu yıllar yani çok uzun bir süre sonra gerçekleşti. 2013 yılında Bayern’in  Ş.Ligi Şampiyonluğu ve sonra da 2014 yılında Alman Milli takımının Dünya Kupası birinciliği sürpriz değildi. Tam 13 yıllık bir yatırımdan sonra başarılar ve şampiyonluklar geldi. 

 

 İngilizler ise bugün, nasıl olup da uzun zamandır kendi icat ettikleri sporda geri kaldıklarını sorguluyorlar . Aslında gerçekler ortada. Almanya’da bugün 2013 verileri ile UEFA’nın  B lisansına sahip 28400 antrenör var, İngiltere’de ise sadece 1759. Almanya’da UEFA’nın A lisansı ile çalışan 5500 teknik adam varken İngiltere’de sadece  895 adet bulunuyor. Ve profesyonel takım lisansı sahibi Alman teknik adam sayısı 1070 iken İngiltere’de  sadece 115.  

 

 Futbolun ekonomisi de bozuk

 

 Alman kulüpleri gelirlerinin sadece yüzde 34 kadarını oyuncu ücretlerine harcıyorlar. Bu oran diğer transfer temelli İngiliz, İspanyol ve İtalyan liglerinde  ise yüzde 50 ile 70 arasında. Dolayısıyla bizde ve genelde futbolun ekonomisi de bozuk. 

 

 Ülkemizde beş ilkenin anlaşılması ve sabırla futbol devrimi kovalamak gerekiyor! Futbol devrimi kısa vadecilik ile gerçekleşemez!

 
 
 

Yorumlar


bottom of page