top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Socrates'ten Arda'ya

Bu aralar sağlık sorunlarıyla uğraşan Socrates’in futbolseverlerin nezdinde topçuluğunun yanı sıra politik duruşundan ötürü de ayrı bir yeri vardır. Taşıdığı ada yaraşır bir şekilde memleket meseleleri üzerine ‘düşünmek’ten geri durmadı.

Bununla da kalmayıp düşündüklerini sahaya da taşıdı. Aynı zamanda tıbbiyeli olan ve felsefe doktorası da yapan Socrates, yeşil saha ile hayat arasındaki bariyerleri kaldırdı.Bizim buralarda ‘Ne sağcı ne solcu, topçuyum topçu’ tekerlemesini kendisine şiar edinen topçu milleti, 12 Eylül’ün eliyle kümeler atlamakta ve diktatörün elinden kupalar almakta beis görmezken Socrates, Brezilya’da diktatörlüğe karşı mücadele etti. Arkadaşlarını da örgütleyip kurduğu Corinthians Demokrasi Hareketi, hem kulüp içinde hem ülkede demokratikleşme için uğraştı. En basitinden futbolcuların sorumsuz insanlar olmadıklarını ve bu yüzden de kampa alınmamaları gerektiğini savundu. Daha da ileri gidip dikta rejimine karşı çıktı. Bunun için de terlettikleri formalarını kullandılar; protesto bayrağı niyetine. Sırtlarına “Vote on the fifteenth” yazarak, 15 Kasım 1982’de yapılan ve diktatörlüğün tasfiyesinin ilk adımı olan seçimde insanları oy vermeye çağırdılar...Socrates bunları yaparken kimse de çıkıp ona parmak sallayarak “Akıllı ol” demedi. Bilakis kendi kulüp başkanı ve federasyondan bile destek gördü.Bu topraklarda ise, bir futbolcu akan kana kimlik ayrımı yapmaksızın isyan ettiğinde ayağını denk alması için uyarılıyor. Oysa Arda, attığı golü bütün halkların ölen çocuklarına armağan ederek zihnimizi açıp içimzi umutla doldururken, ekranlarda, gazetelerde ve 140 karakterli Twitter’da kakofoni yapanlar, 30 yıllık akıl tutulmasını savunuyor hâlâ.“Akıllı ol, bilmediğin konularda konuşma” diye racon kesenler belli ki kendileri çok ‘akıllı’. Galatasaray’ın 18 yıl önce şike yaptığını bilip de bunca sene susmak ‘akıl işi’ olsa gerek! İşte Arda’ya da önerdikleri ‘akıl’ bu. Sen bu ‘akıl oyunları’na kanma Arda. Formasını taşıdığın Metin Oktay da kanmamıştı ki Gezmişler’in idamına “Hayır” demişti. Penaltı kaçırsan da, sözlerine halı sahalarda kurşunlar sıkılsa da sorumluluktan kaçma. Yine penaltı at, yine konuş. ‘Akılsızca’ konuşmaya devam et! Çünkü çeyrek asırdır akan kanı ‘akıl ve mantık’la açıklayanlar, her gün ölmemizi engelleyemiyor.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page