Omerta Pandora
- Ömer GÜRSOY

- 11 Haz 2012
- 2 dakikada okunur
En son Fenerbahçe’nin, adeta savaş ilanı niteliğindeki açıklamasına varan Temmuz 2011 tarihinde şike ve teşvik iddialarıyla sarsılan, daha sonra Beşiktaş başta olmak üzere üç kulübümüzün UEFA’dan men cezası alması ile iyice içinden çıkılmaz bir noktaya giden Türk futbolunun bu süreçten kurtulmayacağını iddia eden 3 Aralık 2009 tarihli yazımı bir kez daha köşeme taşıyorum.
Bugün yaşananlara bakarak o gün yazılanlara daha başka anlamlar yükleyebiliriz belki de.
“Başlık İtalyan bir sanatçının veya bir futbolcunun ismi değil. Omerta “mafyanın suskunluk yasası”dır. Ne olursa olsun bildiklerini söylemezsin. Bu yasayı çiğneyen bedelini canıyla öder. Mario Puzo, Baba adlı kitabında Omerta’nın nasıl ortaya çıktığını çarpıcı şekilde anlatır.
Pandora ise malum; kutusu açıldığında içindeki tüm kötülükler ortaya saçılır.
Bu iki kelimeyi futbolumuza dair güncel ve çok önemli bir konu münasebetiyle bir araya getirdim.
Malumunuz, geçtiğimiz günlerde İlhan Cavcav şike açıklamaları yaptı. Cavcav öyle söyledikleri yaşına verilip tebessümle karşılanacak, öyle “köyün delisi” muamelesi yapılacak sıradan biri değil. 30 yılı aşkın süredir Gençlerbirliği Kulübü’nün Başkanı, “transfer dehası”. Kulübü düştü, kalktı, birçok badireler atlattı; yine de bugün borcu olmayan, hatta kasasında para olan tek kulüp.
Cavcav şike hakkında konuşarak adeta Omerta’yı bozdu, Pandora’nın Kutusunun kapağını açtı ve kartopu yuvarlandı:
Cavcav’ın açıklamalarında şikeyle suçlanan futbolcu Halil İbrahim Eren’den bir savunma ve bir de yeni bir iddia geldi. Bir maçtan önce İlhan Cavcav’ın “ben hakemi satın aldım, siz kendinizi yere atın” diyerek maçın hakemi (şu an TFF Gözlemcisi) Yavuz Karaozan’ı ve Cavcav’ı da çığın altına almaya çalıştı. Bir diğer muhatap Cavit Çağlar ise iddialara bir kulüp yöneticisi gibi değil Demirel’in talebesi bir politikacı gibi cevap verdi: “Ben dün yediğimi bile hatırlamıyorum ki nereden bileyim 20 yıl öncesini.”
Cavcav’ın ikinci iddiası daha da ilginç.. 2 sezon önce Antalya maçında kendisine 400 bin dolar teklif edildiğini açıklayan Cavcav’ı Antalya’lı yöneticiler mahkeme de hesaplaşmak yerine yaşı ve hastalığına bağladılar. Cavcav’ın yaşına bir şey diyemem ama Cavcav’ın bel fıtığı ameliyatının hafızasını etkilediğini(!) de böylece öğrenmiş olduk..
Derin futbol
Sonuçta Türkiye Futbol Federasyonu konuyla ilgili soruşturma başlattı.
Fikrimi açıkça söyleyim; Cavcav’ın açıkladıkları açıklamadıklarının zekâtıdır.
Türk futbolu son 25 yılının bağırsaklarını temizlemeden önümüzdeki dönemlere sağlıklı ilerleyemez.
Bugünlerde ülkemizde Ergenekon soruşturmaları çerçevesinde “derin devlet”le hesaplaşırken “derin futbol” bu süreçten kendisini soyutlayamaz.
Yıllardır “ben konuşursam, neler olur neler” diyenler, “bugün hakemler maç satmıyor ama eskiden…” deyip devamını getirmeyenler, “çanta içerisinde para taşıyanlar veya taşındığını iddia edenler” bugün hala futbolun içerisinde değiller mi?
Bunları futbol âleminde herkes bilir ama kimse açıkla(ya)mazdı.
Görünen o ki yurt dışından gelen rüzgarların etkisiyle de çileden ilk ipliği çeken Cavcav’ın Türk futbolunun selameti için hafızasını biraz daha zorlaması gerekiyor.
Artık 21. Yüzyıl’dayız. “Omerta’yı ihlal edip Pandora’nın Kutusunu” açtı diye Cavcav’ı civciv gibi ezmezler herhalde! Ancak Halil İbrahim’in söyledikleri doğruysa o zaman vay Cavcav’ın haline.
Umalım ki, bu süreçte sadece şike, bahis değil, vergi kaçırmalar, düşük bedelli transfer sözleşmeleri, hatır transferleri de gündeme gelir.
Türk futbolunda sessizlik yemini bozuldu.
Bakalım Cavcav’ın açtığı pandora kutusunun içerisine daha kimler düşecek?”
Son söz; 3 yıl önce yazımıza konu olan olaylar ciddiye alınsaydı, 3 Temmuz da yaşananlar olu muydu?





















Yorumlar