Naklen Yayın Karmaşası Devam Ediyor!
- Hüseyin ÖZKÖK

- 21 Ağu 2019
- 3 dakikada okunur
Milliyet Gazetesi yazarı sevgili ağabeyimiz Atilla Gökçe bugün “Özetler dekoder bekliyor” başlığıyla bir yazı yayınladı.
Atilla Abi, yazısında bu sezon yeniden hortlayan Süper Lig’in özet yayın hakları konusunu ele almış. Ben de bu konuda kendisine katkı yapmak istedim. Yazının tamamını bu linkten okuyabilirsiniz. http://www.milliyet.com.tr/skorer/attila-gokce/ozetler-dekoder-bekliyor-6019903
Hepinizin bildiği gibi 2019/20 sezonunun start aldığı ilk hafta maçlarının ardından hiçbir televizyon kuruluşu özet görüntüleri yayınlayamadı. Çünkü yayıncı beIN Sports, uğradığı zararları mümkün olduğunca azaltmak amacında ve bu bağlamda özetler için fahiş fiyatlar talep ediyor. Hatta radyo canlı yayın hakları da şu anda boşta. Çünkü o yayın hakları için de bir radyo bütçesinin karşılamasının mümkün olamayacağı fiyatlar istiyorlar. Ancak bu işin sorumlularını ben size söyleyeyim. TFF ve kulüpler. Peki neden bunu söylüyorum anlatayım. Sorun ihale yapıldığında belirlenen A-B-C-D paketlerinden D paketinde. Paket içeriklerini okuduğunuzda sorunun ne olduğunu anlayacaksınız.
A Paketi: Süper Lig maçlarının tamamını canlı olarak yayınlamak ve yayınları uluslararası kuruluşlara pazarlama hakkına sahip olmak.
B Paketi: TFF 1. Lig’in yayın ve isim hakkını kapsıyor. Süper Lig’deki 9 maçın geniş özeti de paketin içinde.
C Paketi: Görüntülerin cep telefonu ve internet gibi mobil yayın hakları.
D Paketi: A, B ve C paketlerindeki tüm yayın haklarını içinde barındırıyor.
Görüldüğü gibi A-B-C paketleri yayın haklarını ayrıştırıyor. Oysa D paketi tüm yayın haklarını kapsıyor. Şimdi normal bir televizyon kanalının D paketini alma imkanı var mı? Tabii ki yok. O zaman ne oluyor SADECE canlı yayın haklarını alması gereken şifreli bir platform giriyor ve parayı bastırıp D paketini alıyor. Çok büyük bir haksız rekabet. TFF ile kulüpler de resmen bu şekilde tekelciliğe çanak tutuyorlar.
Yani aslında ihale sadece D paketi için yapılıyor A-B-C paketleri göstermelik olarak ihaleye konuluyor. Tabii ki başta kağıt üzerinde 500 Milyon Dolar gibi ütopik bir rakam taahhüt eden yayıncı da istediği gibi at oynatmaya kalkıyor. Ama inanın şu anda şikayet eden diğer televizyonlara D paketini verin onlar da eminim aynısını yapar. Çünkü baştaki kurgu yayıncıları buna zorluyor. Oysa bu ürünün çok sayıda mecrada görünmesi ve değerinin giderek artması gerek. Peki yurt dışında bu ihaleler nasıl yapılıyor. En iyi bildiğim yer olan Bundesliga’dan size örnek vereceğim. Bir kere canlı yayın ve özet hakları ihalede birbirinden ayrılıyor. Her ikisi de kendi içlerinde ayrı paketler haline getiriliyor. Bundesliga 1 ve 2’yi kapsayan canlı yayın ihalesine şifreli platformlar, özet yayın hakları ihalesine ise açık kanallar giriyor. Bundesliga’da geleneksel olarak ligin açılış maçı, ikinci yarının ilk maçı açık kanaldan verilir. İsteyen açık kanallar da bu maçları almak için canlı yayın ihalesine katılıyor. Bundesliga’da 2017/18 ile 2020/21 sezonlarını kapsayan 4 sezonluk son ihalede ilk kez Milyar Euro barajı aşıldı ve 4 Milyar 640 Milyon Euro gelir elde edildi. Yani yıllık 1 Milyar 160 Milyon Euro. Son ihalede ilk kez canlı yayın hakları iki pakete ayrıldı. Cuma, Pazar öğlen ve pazartesi maçlarını kapsayan 40 maçlık bir paket ayrı olarak satıldı. Bu pakete Bundeliga 1 ve 2 play-off maçları ile Süper Kupa da dahil edildi. Küçük paketi Eurosport alırken ana yayıncı kuruluş Sky, Bundesliga 1’deki geri kalan maçlar ile Bundesliga 2’deki maçların tamamının tek tek ve konferans canlı yayın hakkı paketlerine sahip oldu. Son iki sezonda küçük paketi alan Discovery Media’ya bağlı Eurosport Almanya, bu sezon başında yayın haklarını şu anda dünyanın en çok spor yayınına sahip olan DAZN platformuna devretti. Açık kanalda yayınlanması zorunlu olan özet yayın haklarına gelince. Tabloda da görüleceği gibi yayınlar çok sayıda yayıncıya dağıtılmış durumda. Cuma maçı ile cumartesi gündüz oynanan 5 maçın ilk gösterim yayın hakları ARD’de. Cumartesi akşam oynanan karşılaşmanın ilk gösterim hakları ile öncesinde oynanan diğer maçların ikinci özet gösterim hakları ise ZDF’de. Bu tüm maçları Pazar günü Sport 1 kanalı üçüncü TV olarak gösterim hakkına sahip. Pazar maçlarının ilk özet gösterim hakkı ise yine ARD’de.
Pazartesi günü ise devreye bir yayıncı daha giriyor. RTL. Onlar da pazartesi günü tüm özetleri gösterebileceği bir pakete sahip. Perform Grup da internet üzerinden lige ait her türlü görüntüyü aldığı paketle elde etmiş durumda. Görüldüğü gibi bizde GÖSTERMELİK 4 pakete bölünen lig yayın ihalesi Almanya’da 17 parçaya ayrılmış durumda. Ne kadar çok yayıncı işin içine girerse o kadar fazla gelir ve o kadar fazla ligin reklamı demek. Ligi parasını ödeyen halktan kaçırdığınız sürece ürünün fiyatı da geriler. TFF ve kulüpler bundan sonraki ihalede mutlaka Bundesliga’yı model olarak almalılar ve Süper Lig ürününün değerini arttıracak bu modele geçmeliler. Herkes ne yayınlayacağını bilir ve her sezon başında yayın krizi yaşanmaz. Gelelim işin Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi boyutuna. Hatırlayacağınız gibi geçen yıl beIN Sports’un bu iki organizasyondaki maçları yayınlama konusu da krize dönüşmüştü. Çünkü beIN Sports UEFA ile bir türlü anlaşma sağlayamamıştı. Sonunda iki kurum anlaştılar ancak beIN’in UEFA’ya ödediği para diğer ülkelerle karşılaştırıldığında çok düşük kalıyor. Bunun yanında UEFA’nın yayın havuzu gelirlerini % 43 oranında azalttığı düşünülürse, Türk ekipleri yayın havuzundan çok düşük bir rakam alabilecekler. Almanya bunu yine bölüşerek çözdü. Sky ve DAZN Şampiyonlar Ligi yayınlarını paylaştı. Avrupa Ligi’ni ise RTL Grubu aldı. Böylece UEFA yayın havuzuna Almanya adına oldukça ciddi bir meblağ aktarmış oldu.





















Yorumlar