Hata Yapmamak İçin İyi Öğrenmek Gerekir!
- Doç. Dr. Recep CENGİZ

- 1 Ağu 2022
- 2 dakikada okunur
UEFA Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turunda, Fenerbahçe-Dinamo Kiev maçı tüm heyecanı oynanıyor.
Türkiye’nin en büyük kulüplerinden biri sahada. Oyuncuların kalitesi oyun kalitesinin çok üstünde gözlerimiz kötü pas, kötü şut ve kötü çalım görüyor.
Fenerbahçe gol yiyor.
Dinamo Kiev’in, Ukraynalı şımarık çocuğu Buyalsky’ın attığı golden sonra kale arkasındaki tribünler önünde abartılı sevinç turu tahrik turuna dönüşüyor.
Kulaklarımız küfür, itiraz ve gereksiz bağrışmaları duyuyor!
Taraftarlar arasında neden-sonuç bağlantısı kuruluyor “Vladimir Putin oley” tezahüratı stadyumda virüs gibi yayılıyor. Üzüntüsü öfkeye dönüşen kale arkasındaki Fenerbahçe taraftarı veryansın ettiği Dinamo Kievli futbolcuyu savaş çığırtkanlığından çok da duygusal bir tepki olarak görülebilecek bir hareketle “Vladimir Putin” tezahüratı ile haşlıyor. Ama sadece Ukraynalılar değil savaş karşıtı her insanın canı yanıyor!
Yer stadyum, kıyafetler futbol kıyafeti, top futbol topu, oyuncular yıldız futbolcu oyun futbol ama yaşananlar etik değil. Bu tepki kulübünün tarihini unutan “Büyük Fenerbahçe” taraftarına yakışmıyor.
Futbolun kazanma tarafını düşünen bir grup fanatik taraftarın başlattığı “Vladimir Putin Oley” söylemi değil tezahürat, zekice yapılmış bir protesto olduğu bile söylenemez sadece üzüntü verici bir olay.
Ancak, bilmeden hata yapmamak için öğrenmek gerekir.
Fenerbahçe’yi (Galatasaray ve Beşiktaş gibi) büyük yapan şey Çanakkale Savaşı’nda verdikleri şehit futbolculardan, Kurtuluş Savaşı’nda işgal kuvvetlerine karşı kazandıkları maçlarla Türk insanına aşıladıkları umuttan, silah ve cephane yokluğunda İstanbul’dan gizlice Anadolu’ya silah kaçırarak Mustafa Kemal ATATÜRK’e verdikleri destekten gelen bir büyüklüktür1. Ayrıca Mustafa Kemal’in kulüpten ayrılırken kayıkla ayrılması, bütün Boğaz kıyılarını tek tek incelemesi, Fenerbahçe’ye verdiği görevi hatırlatırcasına ayrılırken kulüp başkanı Sabri Bey’e “Fenerbahçe’ye ebedi muvaffakiyetler dilerim” demesi boşuna değildir. Çünkü Mustafa Kemal, Fenerbahçe’ye Dereağzı’ndan Anadolu’ya silah kaçırma görevi vermiştir. Fenerbahçe bunu gerçekleştirirken iki futbolcusunu şehit vermiştir. Bu eylemi nedeniyle İşgal kuvvetleri komutanı İngiliz General Harrington “Fenerbahçelileri Anadolu’daki milliyetçilere silah kaçırmakla suçlayarak Kulübü süresiz olarak kapatmıştır2.
Fenerbahçe’yi kapatan İngiliz General Harrington’a da en önemli cevabı Fenerbahçeliler vermişlerdir, Ulusal Kurtuluş Savaşında milletin moralini yükselten eylemlerde bulunmuşlardır.
Bu tarihi gerçekleri yok sayıp, oyunu bu düzeye indirgeyenler bunun hesabını önce vicdanlarına sonra o formada iz bırakanlara, savaşın insanlık suçu olduğuna inananlara veya savaş mağdurlarına verebilecekler mi?
Sonuç olarak, ‘”Büyük Fenerbahçe” taraftarının savaş karşıtı olmak gibi tarihi ve insani bir misyonu varken, sırf bir futbolcuyu incitmek için savaşın bir tarafına tezahüratı gereksiz ve yakışıksız olmuştur.
Fair play, kişinin sorunu akılıyla çözümleyip vicdanına göre değerlendirmesidir. Yani aklı ve vicdanı ile baş başa kaldığında doğru ve özgür kararlar alabilmesidir. Dinamo Kiev’li futbolcuları alkışlamak gibi centilmence protesto etmek varken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tezahüratı yapmak kabul edilebilir değildir.
Kaynaklar:
Meydan, S. Fenerbahçe ve Kurtuluş Savaşı,
Küçük, N. Tarihçi Gözüyle,




















Yorumlar