top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Futbolda Kadın Olmak…



Futbol oynamak istedim…Sen kızsın oynama dediler…

Hakkım olduğuna inandım…

 

Oynadım…

 

                    ********

 

Futbol Antrenörü olmak istedim…

 

Çevremdekiler nasıl olur dediler…

 

Neden olmasın dedim…

 

Sen kadınsın, kadından antrenör olmaz ki dediler…

 

Neyse ki o dönemin Federasyonu beni kursa aldı …

 

En başarılı ben oldum…

 

Üniversitede; kız öğrencilere futbol bölümü ve antrenörlüğü kapalıydı…

 

Beni gördüler ve kızları da aldılar…

 

                        ***********

 

Hakem oldum, engelleri bilmeden…

 

Maç yönetmek istedim Süper Lig’de…

 

Sen kadınsın yönetemezsin dediler…

 

Dünyada örneği yok dediler…

 

Sanki kötü bir şey yapacakmışım gibi…

 

Yılmadım…

 

Çalıştım… Çalıştım… Çalıştım…

 

FIFA hakemi oldum…

 

Sonunda, Avrupa’da bile birçok ilki gerçekleştirdim…

 

                            **********

 

Çok sevdiğim hakemliği yaştan dolayı bıraktım…

 

Futbolda ilgili yasa maddesine göre de delegelik hakkını elde ettim…

 

Sonra tekrar statüyü değiştirdiler…

 

Olmaaaz…Sen olamazsın dediler…

 

Neden dedim…

 

Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetmen lazım dediler…

 

Ben zaten Şampiyonlar Ligi’nde maç yönettim dedim…

 

Hem de “Has”ını…FİNALİNİ yönettim…

 

Onlar olmaaaz, sayılmaz dediler……

 

Ben kadınlar Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetmişim…

 

Ama benim kadar maç yöneten kimse yok…

 

Fark etmezmiş…

 

Çünkü onlar ERKEKLER Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetmişler…

 

                                    *********

 

KADIN – ERKEK EŞİTLİĞİ HERKES İÇİN TEMEL BİR HAK DEĞİL MİDİR???…

 

Değilmiş…

 

Şampiyonlar Ligi denilince erkek maçları anlaşılırmış!

 

Bu neden içimi acıttı…

 

                                    **********

 

TFF Tahkim Kurulu’na Avukat Sayın Emin Özkurt aracılığıyla itiraz ettim…

 

Bunun düzeltileceğine inanıyordum…

 

İnanmak istiyordum…

 

Ne yazık ki Tahkim Kurulu da itirazı reddetti…

 

 

 

Kadınlar, tarih boyunca cinsiyet ayırımcılığı ve eşitsizliklerle karşılaşmışlar, erkeklere göre daha az hakka sahip olmuşlar ve erkeklerden daha düşük statüde görülmüşlerdir.  Birleşmiş Milletler bünyesinde yer alan temel insan hakları sözleşmelerinden biri olan Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW) 1979 yılında kabul edilmiş ve 1981 yılında yürürlüğe girmiştir.

 

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin ilk maddesinde de; tüm insanların cins farkı gözetilmeksizin eşit olduğu belirtilir. Aynı şekilde 1982 Anayasası da 10. maddesinde herkesin cins farkı olmaksızın yasa önünde eşit olduğunu hükme bağlamıştır.

 

Türkiye’nin 1985 yılından bu yana taraf olduğu CEDAW, ayrımcılığın tanımını yapan ilk uluslararası belge olarak, diğer insan hakları belgelerinde yer alan hakların kadınlar için de gerçekleştirilmesini sağlamayı hedeflemiştir. Birleşmiş Milletlerce 1979’da kabul edilen “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi CEDAW’a göre; kadınlara, spor ve beden eğitimi faaliyetlerine aktif olarak katılmaları için erkeklerle eşit fırsatlar tanınması şeklinde düzenlenmiştir.

 

Birleşmiş Milletler Milenyum Kalkınma Hedefleri içinde de, kadını güçlendirmek ve cinsiyetler arası eşitlikte ilerleme kaydetmek temel hedefleri arasında bulunmaktadır.

 

 Kadın – erkek eşitliği herkes için temel bir hak ve demokrasi için gerekli bir değer niteliğindedir. Bu hakkın hayata geçirilmesi için kanunen tanınmasının yanı sıra yaşamın her alanında – politik, ekonomik, sosyal, kültürel ve sporda - etkili uygulanmasına ihtiyaç vardır.  

 

Avrupa Komisyonu tarafından da fırsat eşitliği konusunda yapılan açıklamada: "Fırsat eşitliği kavramı, kadınların katkılarına da erkeklerinki kadar değer veren ve de mesleki ve ailevi görevler arasındaki dengeyi gözeten bir toplumsal yeniden yapılanmanın anahtarıdır. Fırsat eşitliği, kadınların ve erkeklerin insanlık onuruna saygılı ve her iki cinsin de yönetimde ve karar mekanizmalarında aynı derecede temsil edildiği bir kültürü teşvik etmektedir" denilmektedir.

 

Türkiye Futbol Federasyonu’nun amaçları arasında da, kişiye veya insan topluluğuna karşı türü ne olursa olsun ayrımcılık yapmak kesinlikle yasaktır ve her türlü ayrımcılıkla mücadele etmek vardır. Her türlü kararını “insani değerler ışığında alacağını” statüsünde belirlemiştir (TFF Statüsü Madde 4).

 

Çağdaş yaşamın gereği olarak bilimde, sanatta, eğitimde, sağlıkta, sporda vb. yaşamı kucaklayan her alanda,   toplumu daha bilgili, daha medeni, daha sağlıklı bir şekilde ileriye götürecek olanlar bu ülkenin kadınları ve erkekleridir.

 

Kadınına gerekli ve yeterli önemi vermeyen hiçbir ülke ne yazık ki uygar dünyada yerini alamamıştır…

 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page