top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Fair Play Üzerine Karalamalar


 Fair play ahlaki bir idealdir. Fair play davranışı, insanların kaygılarını, korkularını anlamaktır. Çok bilgiliyim demek, ‘dünyada çok şeyin ayrımındayım’  demektir.  

 

***

Fair play adaletten, eşitlikten, emekten, mücadeleden yanadır.

***

Fair-play’in tanımı yapılırken, kişilerden değil ilkelerden bahsetmek gerekir.

***

Fair play dediğimiz zaman “esneklik” ve “estetik” kavramından söz ediyoruz. 

***

Fair play kişisel çıkarın ortak çıkara tercihidir.

***

Sahadaki her fair play davranışı futbola yeni bir anlam yükler.

***

Fair play davranışı, insanların kaygılarını, korkularını anlamaktır.Fair play’i anlamak, fair play felsefesinin temeline inmeyi zorunlu kılar. Felsefi açıdan yorumlarsak, fair play davranışlarını sezonun bütünü ve aynı zamanda toplumsal yaşamda nasıl olması gerektiğini değerlendirmek gerekir.

***

Fair play’in taklitçiliğine sarılıp, felsefesini anlamamaya çalışan bir dönemi yaşıyoruz. Zannediyoruz ki Fair play sadece “sakatlık olunca, topu dışarı atmaktır.”  

Davranışa dönüştürmeden fair play konuşmakla, insanlara bir şeyler öğretilmez.Bu bağlamda, birkaç süslü klişe sözü ve sloganı fair play ilkesi sanmaktan vazgeçip bilimsel analiz yapabilme olgunluğuna erişmeliyiz.

***

Spor eğitiminde az da olsa önem verilen iyi insan iyi sporcu unsurları, en iyi en ideal unsurlar değildir. En çok üzerinde durulan, fair play davranışları bir tercihtir. Bu, belirli bir bölgede yaşayan, eksik eğitim sürecinden geçmiş, prensipli kulüp ve nitelikli antrenörlerle çalışma imkânı bulamamış sporcular için risk demektir.

***

Fair play’i yeterli şekilde inceleyebilmek için, önce fair play davranışlarla neyi başarmamız gerektiğini kararlaştırmalıyız.Kültüre işlemeyen bir fair play eğitiminin hiçbir yararı olacağı kanısında değilim.İçi boşaltılara fair play yüceltilmez, ondan sadece balon olur.

***

Genellikle taraftar beklentileri veya maçın skoruna göre yapılıyor. Ancak fair play davranışları olunca futbolcular, kendilerini daha önemli, daha güvenli, daha değerli hissedeceklerinin farkında değiller.

***

Fair play, insanın  ruhunu rahatlatmak için verdiği birkaç davranıştan ibaret değildir. Bu nedenle,  belli bir zaman ve stadyumlar için geçerli bir eylem olmamalıdır.

***

Futbol, kendisine yüklenen anlamın kurbanıdır.Davranışlarımız dünyayı, çevremizdekileri ve kendimizi nasıl algıladığımızla ilgilidir. Eğer dünyayı temelde kötü olarak görüyorsak, çevremizdekileri de kötü olarak görmemiz içten değil.

***

Kendi iç denetimlerini gerçekleştiremeyen futbolcular; kurallara saygı ile hakeme itaat etme arasındaki farkı anlamazlar.

***

Fair play’in yalnız şiddet ve düzensizlik nedenlerini ortadan kaldırması değil, aynı zamanda nitelikli sporcu yetiştirme amacı düşünülürse, fair eğitimi iyi bireyler mi, yoksa iyi sporcu mu yetiştirmesi gerektiği sorunu ortaya çıkar, bu durumda iyi sporcu ve iyi insan arasında karşıtlık olmadığı söylenebilir.

***

Taraftarlardan, müsabakadan zevk alması, takımlarını izlemesi değil, adeta futbolcu ve hakemleri yargılaması isteniyor. Oysa ki fair play ruhunu özümsemiş kişiler, sadece iyi bir taraftar olmakla kalmaz, aynı zamanda tezahüratların küfür gibi algılanmasından, saldırganlık ve şiddetten, rakiplerinin horlanma biçimlerinden rahatsızlık duyar.Bu nedenle taraftarlar arasında, fair play konusunda ortak bilinç oluşturulmalıdır.

​***

Fair play’i çok istememize rağmen, fair play’in nimetlerinden faydalanamıyoruz.Centilmenlikten, etik değerlerden veya fair play’den söz ederiz ama neden bir şekilde şiddeti sürdürüyoruz.

Oyun kuralları ile sağlanan eşitliğin, saha da somut olarak gerçekleşememesi, sporcuların alışkanlıklarından ve taraftar karşısındaki psikolojik durumlarından kaynaklandığı söylenebilir. 

***

Sporcuların geleneksel olarak taraftardan korkması, antrenörünün fair play sözlerine güvenmemesi; yani taraftar ve antrenör ilişkileri karşılıklı güven ve işbirliği duygusuna dayandırılamıyorsa, sporcunun kendini öteki tüm sporcularla “eşit” olarak algılaması güçleşir.

***

Çiçeklerle hoş geçin, Balı incitme gönül.

Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül.

Konuşmak bize mahsus, olsa da bir güzel süs 

“Ya hayır de ya sus”, Dili incitme gönül. 

Bestani Yazgan

 
 
 

Yorumlar


bottom of page