top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Fair Play ve Etik


 En genel tanımı ile eğitim, istendik davranışların kazandırılma sürecidir. Eğitimin temel amacı erdemli insan yaratmaktadır.

Erdemlilik ise, insanını kendi varlığına karşı gösterdiği sorumluluktur. Erdem, her organizmanın sahip olduğu özel imkânların açılıp gelişmesidir. İnsan için erdemli olmak demek, en çok insan olduğu insanı niteliklerini en fazla geliştirdiği bir duruma ulaşmış olmak demektir1.

Faır play yapılması ve yapılmaması gereken davranışların oyun kuralları içerisinde yer bulmuş şeklidir. Bu anlamda spor müsabakasında yapılmaması istenen davranışlar da liste; branş, federasyon, kulüp, antrenör, sporcu veya seyirci anlayışına göre değişse de, sakatlık anında oyunun durdurulması gibi "somut" ve "evrensel" denebilecek faır play ilkesinden söz edilebilir. 

“Bir şeyi bilmek için tersini bilmelisiniz” Henry Mooje

Yapılması beklenen (istenen), sporcuların saha da görevlerini yerine getirmesi, verilen sözlere uyulması; başarısızlık ve istenmedik sportmenlik dışı davranışlara karşı güçlü ve kararlı bir duruş sergilemesidir. Ancak, söylem ve demeçlerde sportif gerçekliği çarpıtmamak; oyunda hakemi ve seyirciyi aldatmamak (tartışmalı bir pozisyonla ilgili yalan söylemek veya zaman geçirmek için sakatlık numarası yapmamak), rakiplere karşı saygılı ve centilmen olmanın kültürel bir nitelik kazanmadığını görüyoruz. 

Bir davranış analizi yaparken “bu iyidir, bu kötüdür” diye kestirip atmadan, iğneyi kendimize batıralım:

Yanlışlık nerede, kuralda mı, uygulamada mı? 

Öğretende mi öğrenende mi?

Uygulayanda mı uygulatanda mı?

Uygulayanı alkışlayanda mı protesto edende mi?

Genel olarak kulüp bina girişlerine yazılan özlü sözler ve sözleşme maddeleri arasına sıkıştırılmış  "yapmamalısın" sözleri, "yapmalısın" sözlerinden fazladır2. Bu süreçte “mutlak kazanma” beklentisine uygun davranma zorunluluğunun baskıya dönüştüğü durumlarda oransızlık görülür. Bunun nedeni, endüstriyel bakışla sporun bir ürün sporcunun araç olarak görülmesi, sözleşme arasına sıkıştırılmış etik ilke ve prensiplerin gerektiği zaman kullanılacak imzalatılmış bir metin olmasıdır. Genel anlamda bir başka neden, sporda faır play davranışlarının geliştirilmesinde, gösterilmemesi gereken bazı davranışların "koruyucu etik" ve gösterilmesi gereken "kurucu etik" düzeyine yeterince ulaşılamamış olmasıdır1.

Yukarıda sözü edilen "evrensel" olması beklenen faır play, etik ve ahlaki değerlerin "göreli" olmaktan kurtarılması, tercih olmaktan çıkarılması ve sıfır toleransla uygulanması gerekir. Bu anlayışı özümse(t)mek, iradeyi göster(t)mek,  toplumsal yaşamda görevi, yetkisi ve sorumluluğu olan insanların tercihi değil, ahlaki anlayışlarının gereği ve yaşam felsefelerinin doğal bir sonucu olmalıdır. Aksi takdirde, öğreteceğimiz yerde öğüt vermeyi, inandırıp ikna edeceğimize susturmayı geçerli bir yöntem olarak kabul edeceğiz. Çünkü bu fiiller emredilmiştir, iyidir!

 

Kaynak:

 

1. Fromm, E., Erdem ve Mutluluk . (Çev:Ayda Yörükan), T.İş Bankası Kültür Yayınları No:325, Ankara: Doğuş Matbaacılık ve Ticaret Ltd.Şti. s. 21, 22, 31, 38, 261, 284, 1947

 

2. Şenel, A. (2014), Din-Ahlak ve Saygı-Biat Üzerine Aykırı Yazılar, Bilim ve Gelecek Kitaplığı,  İstanbul S.110

 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page