top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Dünya Kupası'ndan Yansımalar

7 Tem 2014
2 dakikada okunur

Futbolseverlerin dört yılda bir yaşadıkları futbol bayramın sonuna doğru yaklaşmaktayız ve son derece gollü bir dünya kupası seyrediyoruz.

Heyecan katsayısının bir hayli yüksek olduğu hiçbir karşılaşmanın beklendiği gibi favoriler tarafından kolay bir şekilde geçmediği maçlar izliyoruz.

  

Dikkat çeken birkaç hususu sizlerle paylaşmak istiyorum; bunların başında endüstriyel futbolla birlikte artan maç sayılarının futbolcuların performansı üzerinde yarattığı etki geliyor. Özellikle Avrupa’dan turnuvaya katılan takım futbolcularında gözle görülür bir düşüş söz konusu ayrıca iklimsel faktörler de devreye girdiğinde işler hiç de beklendiği gibi gitmemekte. Maç saatlerinin Brezilya yerel saatiyle gündüz 13.00’te oynanıyor olması ve aşırı nemin yarattığı etkiler beklenmedik şekilde zorlanmalara yol açıyor.

  

  

Amerika kıtasında oynanan karşılaşmalarda naklen yayın saatlerinin Avrupa kıtasında maç seyredecekler için gündüz saatlerine alınmasını 1986 yılında Meksika’da ve 1994 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde düzenlenen dünya kupalarında da yaşamıştık.

  


  

Naklen yayın için futbolcuları güneşin en tepede olduğu saatlerde sahaya süren FİFA, benzer alışkanlığını bu dünya kupasında da devam ettiriyor. Gerçi 2022 yılında Katar’da düzenlenecek dünya kupası tartışmalarının gölgesinde bütün bunlar pek anılmasa da futbolun geleceğinin Televizyon üzerinden her geçen yıl biraz daha fazla şekillendirilmesini es geçmemeliyiz.

  

Medya üzerinden gözlemlerimizi sürdürecek olursak, dikkat çekici olan noktalardan bir tanesi dev ekranlar aracılığı ile tribünlerde oturan taraftarların kendilerini ekranlarda gördüklerinde vermiş oldukları abartılı tepkidir. Kameraların sürekli olarak kadınlara ve özellikle güzel kadınlara odaklanması da bir diğer önemli noktadır. Futbol tıpkı tüketim endüstrisinin diğer alanlarında olduğu gibi çok daha fazla kadınları işin içerisine çekmek için uğraşıyor. Endüstriyel futbolun yakın dönemdeki geleceğinde kadınların ilgisi belirleyici faktör olacaktır. Türkiye’deki kulüpler de küresel futbol sistemi içerisinde pay sahibi olmak istiyorlarsa mutlak surette kadınları kazanmak zorundadırlar.

  

Medyanın kupayı verme biçimi de üzerinde durulmayı fazlasıyla hak ediyor. Hızlanan ve giderek daha fazla güce eşlik eden taktiklerle sahaya yayılan takımlar karşısında ülke milli takımımız kadar kulüp takımlarımızın da ders alması gereken çok fazla örnekle karşı karşıyayız.

  

Türkiye’deki futbol medyası kulüp takımları ya da milli takım düzeyinde gaz verme anlayışının dışında futbolun yeni yüzü ile yaşanan gelişmeleri irdelemek durumundadır. Aksi takdirde bu kupa katılamadığımız son kupa olmayacaktır, bu durumdan en fazla kaybı hiç kuşkusuz medyanın çektiğini de futbol medyası yöneticileri düşünmelidirler.

  

2002 dünya kupası için Güney Kore ile Japonya’ya giden medya mensubu sayısının diğer turnuvalarda ne kadar aşağılara düştüğünün yanı sıra dünya kupasına gidememenin tiraj ve ratinglere nasıl olumsuz yansıdığına da dikkatle bakmalılar.

  

Kulüp yöneticilerimiz de turnuva boyunca birbirlerinin arasında maç seyreden taraftarlara ve yaşanan güzelliklere odaklanmalılar. Son bir söz de maçları yorumlayan ya da yorumladığını zanneden tarafgir bakış açısına sahip olanlara.

  

Bu turnuva sizin öngörülerinizi de yerle bir etti lütfen sisteme eklemlenmek yerine sistemi tartışmaya açan farklı güzelliklerin üzerini ülkemizde yaptığınız gibi örtmekten vazgeçin! Değişen dünya futbolu ve kupasına hak ettiği değeri küçük/büyük takım ayrımı yapmadan vermeye çalışın.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page