Futbol Ekonomisi Genel Haber & makaleler
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel


Galatasaray'da Umudun Adı: Victor Osimhen

yazı kapakcengiz1604

 

Doç. Dr. Recep Cengiz - 16 Nisan 2026 Futbolun psikolojik dinamikleri, özellikle kriz anlarında çok daha görünür hale gelir. Bir takım kötü sonuçlar aldığında, oyun kimliği zayıfladığında ya da sahadaki üretkenlik düştüğünde, taraftarın zihninde hızla bir “kurtarıcı” figürü belirir. Victor Osimhen’in Galatasaray formasıyla sakatlanması sonrası etrafında oluşan beklenti, Erich Fromm’un “büyülü yardımcı” kavramının futbol sahasındaki karşılığıdır.

Takımın yaşadığı sorunlar; oyun planındaki aksaklıklar, kolektif üretim eksikliği ya da savunma zaafları gibi çok katmanlı nedenlere dayanırken, bu karmaşık tablo çoğu zaman tek bir figür üzerinden basitleştirilir. 

Osimhen’in yokluğunda alınan olumsuz sonuçlar, onun sahaya dönüşüyle her şeyin düzeleceği inancını besliyor. Bu, rasyonel bir analizden çok, belirsizlikle baş etme ihtiyacının yarattığı psikolojik bir sığınaktır. Çünkü karmaşık sorunlarla yüzleşmek yerine çözümü tek bir kişiye indirgemek daha kolaydır.

Taraftar açısından bu durum, yalnızca sportif bir beklenti değil, aynı zamanda duygusal bir bağlanma biçimidir. Takım kötü oynarken duyulan hayal kırıklığı ve öfke, “Osimhen gelsin, her şey düzelir” düşüncesiyle dengeleniyor. Bu beklenti, kısa vadede bir umut ve dayanma gücü sağlıyor. Ancak Fromm’un vurguladığı gibi, bu tür “kurtarıcı” beklentileri çoğu zaman hayal kırıklığı üretir. Çünkü hiçbir oyuncu, ne kadar yetenekli ve profesyonel olursa olsun, yapısal sorunları tek başına ortadan kaldıramaz.

Bu noktada ilginç bir çelişki ortaya çıkar: Taraftar bir yandan takımı ve oyuncuları eleştirir, protesto eder; diğer yandan aynı yapının içindeki bir figürü neredeyse mutlak çözüm olarak yüceltir. Bu, bireyin bir bütün içinde erime ihtiyacının futbol sahasındaki yansımasıdır. Victor Osimhen yalnızca bir futbolcu değil, o bütünün gücünü ve yeniden ayağa kalkma ihtimalini temsil eden bir sembole dönüşmüş gözüküyor.

Oyuncu açısından bakıldığında ise bu durum farklı bir baskı yaratır. Sakatlıktan dönecek bir oyuncunun üzerine yüklenen “kurtarıcı” rolü, performansın ötesinde bir anlam taşır. Artık ondan beklenen sadece iyi oynaması değil, takımın kaderini değiştirmesidir. Bu da Erich Fromm’un tarif ettiği döngüyü yeniden üretir: Ortada gerçek bir ihtiyaç vardır “başarı, istikrar, güven” ancak bu ihtiyaca ulaşmak için seçilen yol riskli ve çoğu zaman sürdürülebilir değildir.

Sonuç olarak; Galatasaray’da Victor Osimhen umudu yükselirken, asıl mesele değişmez: Kalıcı çözüm “kurtarıcı” beklemek değil, sorunu bireysel figürlere indirgemeden yapısal gerçeklerle yüzleşebilmektir. Çünkü hiçbir oyuncu, hiçbir isim ve hiçbir sembol, tek başına bütün bir sistemin eksiklerini telafi edemez; gerçek dönüşüm, beklentiyi değil düşünme biçimini değiştirmekle mümkündür. Futbolda stratejik plan ve kriz yönetimi bunun için önemlidir. 

 

 
Sonuçlarını düşünmeden yapılanlar yüzünden…

talimciler150426

 

Prof. Dr. Ahmet Talimciler - 15 Nisan 2026 Ülke olarak olumlu örnekleri el birliği ile çürütüp, vasatlığı ve kötülüğü yaygın davranış kalıbı haline dönüştürdük. Önümüzdeki hafta Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanacak olan karşılaşmanın bir karşılaşma olmanın çok ötesine geçirilmesi ne yazık ki en çok futbola zarar verecektir ve haftaya olumlulukları değil etrafa saçılan kötülük tohumlarını ve yansımalarını konuşmak durumunda kalacağız.

 

Türkiye’de futbolun kimsenin memnun olmadığı bir alana dönüştürülmesinin ardından yaşananlar her geçen gün biraz daha fazla garipleşiyor. Söyleyecek çok fazla şey olmasına karşın sadece son on gün içerisinde olup bitenler üzerinden bile bir sezonun röntgeni çekilebilir. Trabzonspor ile Galatasaray arasında yaşanan karşılaşma öncesinde başlayan ve maç boyunca süren gerilimin ‘şinanay’ bestesi üzerinden tüm tribünlerin eşlik ettiği küfürlü tezahürata dönüşmesi rezaletini, yayıncı kuruluşun çanak tutması ile hep birlikte idrak etmiş olduk. Ardından profesyonel disiplin kurulu tarafından verilen cezada ise 41 bin kapasiteli stadyumun 34 bin 718 kişilik kısmının bir maçlık bloke edilmesi yani Trabzonspor kulübünün Başakşehir kulübü ile oynayacağı karşılaşmada bu taraftarlarının desteğinden yoksun kalacağı belirtiliyordu. İşin asıl tuhaf kısmı ise bundan sonra başladı ve kulüp başkanı sayın Ertuğrul Doğan-kendisi aynı zamanda kulüpler birliğinin de başkanlığını yürütmekte-açıklamasında verilen cezanın kabul edilemez olduğunu belirtmek suretiyle kararın futbol vicdanında karşılık bulmadığını söyledi. ‘Eskiden saha kapatma vardı. 34 bin küsur taraftara yanılmıyorsam ceza verildi. Bunun aklı başında olan birinin bu durumu hoş karşılaması mümkün değil. Bu ayıp…Bu adaletsizliğin giderilmesi için tahkime gideceğiz. Ama ne olursa olsun o stat o gün dolacak. Nasıl olacak diye soranlara o gün o stat dolacak. Başvurumuzu yaptık, sonucumuzu bekleyeceğiz. Bir statta 35 bin kişinin tespit edilip cezalandırılmasının bir örneği yok. Ama Başakşehir maçı öncesi bu sorunun ortadan kalkacağını düşünüyorum. Ama gerekirse bedava yaparım o stat dolar’ ifadelerini kullandı.

Filmi biraz geriye saralım ve sezonun ilk yarısında Kocaelispor ile Galatasaray arasında oynanan karşılaşma sonrasında Kocaelispor tribünlerinin toplu küfürler sonrasında benzer bir cezai işlem ile karşı karşıya kaldığını ve bu uygulamanın hayata geçirildiğini ekleyelim. Bir başka ifadeyle Trabzonspor ve Kulüpler Birliği başkanlığı görevlerini ifa eden sayın Ertuğrul Doğan’ın açıklamaları kendi kamuoyuna mesaj vermenin ötesine geçebilecek bir görünüm arz etmemektedir. Ancak bu söylemin bundan sonra ortaya çıkabilecek olan uygulamalar açısından da dikkat çekici bir noktaya karşılık geldiği gerçeğini tarihe not düşmek durumundayız. Çünkü futbol sahalarında yaşananların arka planında sürekli olarak taraftarların yapıp ettikleri üzerinden gerçekleştirilen değerlendirmelerin havada kaldığı gerçeğini, bu ve benzeri söylemler net bir biçimde çürütmektedir. Rüzgâr ekenlerin fırtına biçecekleri ifadesinin yüzyıllar öncesinden bu topraklarda söylendiğini hatırladığımızda bu ve benzeri ifadelerin yarar getirmediği gibi var olan olumlu işleri de tersine çevirdiğini unutmamak durumundayız. Yani bu yaşadıklarımıza durduk yerde gelmedik ve yapıp ettiklerimizin karşılığını kurallar neticesinde göze almak zorunda olduğumuzu bilmeliyiz. Kuralların herkesi bağlamadığı ve herkesin istediğini yapmaya muktedir olduğu bir yerde hiç kimse güven içerisinde olamaz! Birileri kendi güçlerinin test edilemeyeceği iddiası üzerinden hareket etmek suretiyle olup bitenleri eğip bükmeye başladığında bu işin sonu gelmez ve güçlünün de daha güçlüsü ortaya çıkma suretiyle her şeyin daha tuhaf haline geldiği bir dönemin yaşanmasına yol açar. Kulüpler Birliği başkanlığı görevini yürüten bir kişinin üzerinde birden fazla sorumluluk olduğu gerçeği ile hareket etmesi ve bu doğrultuda söylemlerini şekillendirmesi beklenir. Biz yaptık oldu mantığı üzerinden gidecek olursak o zaman bir başka stadyumda da benzer hareketler ortaya çıktığında ve bu durum sizin aleyhinize olduğunda ne yapacaksınız?

Gerilimden beslenme ve sürekli olarak etrafa gerilim saçan demeçlerle varlığını sürdürme anlayışının spor denilen alanın özü ile uyuşmadığı gerçeğini en başta yöneticilerin kabul etmediğini son dönemde yaşanan örnekler fazlasıyla göstermektedir. Kocaelispor başkanı sayın Recep Durul’un ilk yarıdaki Galatasaray maçı sonrasında hem para cezasına çarptırılmış olması hem de hak mahrumiyeti ile cezalandırılmasının ardından geçtiğimiz hafta sonu yaptığı açıklamaların yine benzer bir sonuçla karşı karşıya kalma ihtimali son derece güçlüdür. Ama asıl üzerinde durmamız gereken kulüp başkanlarının ve yöneticilerinin bu söylemler ile kendi pozisyonlarını temize çekme anlayışlarını her daim sürdürmedeki ısrarları olmalıdır. Küfürlü tezahürat üzerinden normalleştirilen gerilimin hiç kimseye yararı olmadığı gerçeğini ısrarla kabul etmek istemiyoruz. Öteki olarak adlandırılan aynadaki aksinizi yok etmenin şehveti üzerinden ağız dolusu küfürlerle yola çıkan ve bütün bunların olmasına çanak tutan yöneticilerin hepsinin rüzgâr ektiklerini unutmamaları gerekiyor.

Kulüp başkanlarının rol modeli olduğu dönemleri çoktan geride bıraktık ve uzun bir zamandır bu topraklarda kulüp yönetimlerinin masaya yumruğunu vurması, hakemlere düdük astırması ve her daim takımlarının haklarını ne pahasına olursa olsun koruması bekleniyor. Hatta bu doğrultuda geçmişte Adana Demirspor başkanlığını yapan sayın Murat Sancak örneğinde olduğu gibi ceza aldığında vinç kiralamak suretiyle tepeden maç seyretmesi gibi örnekler ballandıra ballandıra kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Olumlu ve güzel örneklerin her geçen gün biraz daha fazla kaybolduğu buna karşın olumsuzluğun ve çirkinliğin rol model haline dönüştürüldüğü bir dönemden geçiyoruz. Bu durumun futboldan ibaret olmadığını ve futbol alanında olup bitenlerin de içinde yaşadığımız toplumsal vasatlaşmanın bir yansıması olduğu gerçeğini göz ardı etmeden olup bitenleri masaya yatırmak durumundayız. Kocaelispor ile Galatasaray arasında oynanan karşılaşmada yaşananlar bahane edilerek geçen hafta sonu oynanan karşılaşmada ev sahibi takımın astronomik bilet fiyatı uygulamasını devreye sokması etik olmayan bir yaklaşım biçimidir. Bunun yanı sıra misafir takım taraftarlarının kantinlerinin kapatılması ve tuvaletlerinin kitlenmesi ise hiçbir biçimde kabul edilebilir bir yaklaşım tarzı değildir. Ülke olarak olumlu örnekleri el birliği ile çürütüp, vasatlığı ve kötülüğü yaygın davranış kalıbı haline dönüştürdük. Önümüzdeki hafta Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanacak olan karşılaşmanın bir karşılaşma olmanın çok ötesine geçirilmesi ne yazık ki en çok futbola zarar verecektir ve haftaya olumlulukları değil etrafa saçılan kötülük tohumlarını ve yansımalarını konuşmak durumunda kalacağız.

Dünyanın aktif olarak en yaşlı teknik direktörlerinden birisi olan ve son karşılaşmasına İstanbul’da Romanya ile yaptığımız milli maçta çıkan Mircea Lucescu hayatını kaybetti. Yolu ülkemizden de geçen ve iz bırakan bir isim olarak Lucescu’yu minnetle anıyorum. Işıklar içinde yatsın.

 

 
Yeşil Sahalarda Çip Savaşı Başlıyor: Nike, UEFA ve Akıllı Top Devrimi

50c3110730b5

Hüseyin Özkök 13 Nisan 2026 Modern futbolun endüstriyel dönüşümü, sadece saha içindeki taktiklerle değil, oyunun her zerresine nüfuz eden teknolojik yatırımlarla da şekillenmektedir.

Devamını oku...
 
Rekabet+Sportif Yapılanma = Başarı+Gelir

3c5-4b55956ff2fa

Av.Mustafa Batmaz- 13 Nisan 2026  Dün akşam Galatasaray’ın kendi evinde Kocaelispor’a puan kaybı ile birlikte ligde şampiyonluk yarışı iyice heyecanlandı desek yanlış olmaz.

Devamını oku...
 
FIFA'dan Bilet Skandalı: “Kategori 1 Bilet Aldık, Kale Arkası Çıktı. FIFA’nın Güven Krizi”

12Nisan26 FIFA Bilet

FutbolEkonomi- 12 Nisan 2026 Sonbahar ve kış boyunca FIFA, 2026 Dünya Kupası için 3 milyondan fazla bilet sattı.

Devamını oku...
 
Sahada Bir Futbolcu İki Kişi

781ee24fa8e

Recep Cengiz- 12 Nisan 2025  Sezon sonuna yaklaşıldıkça futbolun temposu sadece sahada değil, zihinlerde de artıyor.

Devamını oku...
 
Inter Miami: Önce Stadyumunu, Şimdi Geleceğini İnşa Ediyor

9b18f65bcc6ab9eadb6-480x268

FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Miami Freedom Park, kulübün bugüne kadar katettiği mesafeyi simgelerken, bir sonraki aşama tamamen uzun vadeli sürdürülebilirliğe odaklanacak.

Devamını oku...
 
Coca-Cola Duyguları mı Satıyor, Yoksa Dünya Kupası’nı mı Ele Geçiriyor?

11Nisan 26 CocaCola

Tuğrul AKŞAR- 11 Nisan 2026  Coca-Cola, 2026 FIFA Dünya Kupası için ikinci küresel marka filmi “Uncanned Emotions”ı (Konserve Dışına Çıkarılan Duygular) tanıttı.

Devamını oku...
 
São Paulo 2032'ye Kadar New Balance İle Devam Ediyor!

11NisaN-2026 Saupolo

FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Campeonato Brasileiro Série A ekiplerinden São Paulo, New Balance ile olan iş birliğini 2032 yılına kadar uzattı. Bu anlaşma, markanın Brezilya’daki rakip kulüp portföyünün giderek büyüdüğünü yansıtıyor.

Devamını oku...
 
Amed ve Çarşı Üzerinden Taraftarlığın Sosyopolitik Tavrı

11.04.2026 1A

Müslüm Gülhan- 10 Nisan 2026 Kültür, insana dair işlevleri bütünüyle yorumlayan ve buna uygun tavır almayı örgütleyen bütüncül davranış şeklidir. Aslında temelde yerelliği sürdürme alanıdır. 

Devamını oku...
 
Sayfa 1 / 116

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1092 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58020707

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1