Üç Büyüklere İnovasyon Önerisi
- Prof. Dr. Sebahattin DEVECİOĞLU

- 18 Kas 2010
- 2 dakikada okunur
Fatihin 1453 yılında İstanbul’u almasıyla birlikte başlayan yeni bir çağ, daha sonra İngiltere’deki “Sanayi Devrimi (1758-1791)” ve “Fransız Devrimi (1789-1799)” gibi siyasal ve ekonomik gelişmeler yenidünya düzenin ilk habercileri olmuştur.
Dünyadaki ekonominin ve ticaretin yeni uygulamaları ile birlikte, futbol kendine her zaman yön çizebilmiş ve kaybolmadan varlığını sürdürerek, yeni sayıla bilecek tüm gelişmeleri karşısında ayak ta kalabilen nadir motiflerden biri olmuştur.
Son yüzyılda dünyada yaşanan siyasal ve ekonomik gelişmeler birçok kurum ve kuruluşu etkilediği gibi futbolda da gözle görülür değişim ve dönüşümler yaşanmıştır… Türk futbol tarihi yakından incelendiğinde, kulüplere dayalı lig organizasyonlarının ( Cuma Ligi, Pazar Ligi) daha sonra bir üst kurulun oluşturulması ile birlikte kurumsal bir yapıya kavuşturulmuş, Türk futbolu tarihi serüvenine FiFA, UEFA organizasyonlarına dâhil olarak, Profesyonelleşme, Özerkleşme ve Ticarileşme kavramları ile dünya futbolu ile birlikte eş zamanlı sayılabilecek dönemlerde tanışma şansına sahip olabilmiştir. Türkiye modern futbolla, Osmanlının son döneminde, Tanzimat döneminde (1839) başlayan batılılaşma hareketleri ile birlikte tanışmaya başlamış ve Cumhuriyetin kurulmasıyla (1923) varlığını sürdürmeye devam ettirmiştir. Bu süreç içerisinde yüz yılı aşkın tarihsel süreçlere sahip olan üç büyük kulübümüz ( BJL,FB,GS) Türk futbol tarihine örnek teşkil eden bir çok uygulamaya imza atmış ve Türkiye’ de model olabilecek gelişmeler kaydetmişlerdir….Fakat bu gelişmeler, Avrupa’daki birkaç sportif başarının dışında, Türkiye ile sınırlı kalmıştır. Türk futbolunda bu gün içinde bulunduğu idari, mali ve teknik yapısal özelliği, geçmişte çıkarılan birçok yasal düzenlemeler ve uygulamalar ile birlikte alınan tedbirler ve önlemlere rağmen arzu edilen seviye yakalanamamıştır. Avrupa Birliği sürecindeki gelişmeler ve uygulamalar, Türk futbolu adına algılanamamış ve “UEFA kriterleri”, “Kulüp Lisans Sistemleri” gibi uygulamalar da yetersiz kalınmış veya sürdürebilirlik sağlanamamıştır. Dolayısıyla Türk futbolu yeni siyasal-ekonomik düzen içerisinde Avrupa’daki rakipleri ile ekonomik ve sportif anlamda düzenli rekabet edebilecek bir yapıya henüz kavuşamamıştır.
Türkiye de ki, üç büyüklerin Avrupa’ ya yakınlığı ile yeni gelişmeleri takip etmesi avantajından yararlanarak, Anadolu kulüplerinden bir adım önde olarak, kurumsal, ekonomik ve sportif anlamda üstünlüklerini uzun yıllar devam ettirebilmişlerdir, Bu ezberi Trabzonspor, İstanbul merkezli yaklaşımlarla bozmayı başarmış, son olarak, Bursasporun modern futbol denemeleri, Türk futbolunda, İstanbul hâkimiyetine son vererek, rekabet kurallarının yeniden belirlenmesine neden olmuştur.
Son dönemlerde Türk futbolunda Anadolu’daki kulüplerin üç büyüklere karşı almış oldukları sportif başarıların, yönetim uygulamalarının, teknik, transfer uygulamalarındaki farklılıkların değerlendirmesinin yapılması ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte TFF nin yayın gelirlerini artırması, şans oyunlarının etkisi, rekabetçi denge uygulamaları Anadolu devrimini en önemli uygulamalar olduğu bilinmelidir. Yeni futbol düzenine göre, üç büyüklerin şapkalarını önlerine koyarak; nerede, ne zaman, nasıl hata yaptıklarını sorgulamaları gerekmektedir.
Yönetimsel olarak kendi içerisinde İstanbul merkezli dışa kapalı bir yapı oluşturan üç büyüklerin, Dünyadaki ve Türkiye’deki siyasal ve ekonomik sistemlerdeki değişimi algılayarak, Türkiye’de oluşturulan futbolun ekonomik pastasına, Anadolu’daki kulüplerin de ortak olduğunu unutmadan, bilgi çağının gereği olan değişim kurallarına uygun hareket etmeleri gerekmektedir. Üç büyüklerin özlenen örnek ve model ve başarılı olma özelliklerine bir an önce kavuşması için, yönetimde, ekonomide, işletme teknoloji gibi birçok alanda uygulama örneği olan inovasyon yönetimi kurallarından yararlanarak, futbolla özgü uygulamaları bu yönetim yaklaşımı çerçevesinde değerlendirmeleri gerekmektedir. Modern yönetim yaklaşımları içerisinde önemli bir yere sahip olan İnovasyon yönetimi uygulamaları, Türk futbolunda son yıllarda yaşanan idari, mali ve sportif anlamdaki değişim ve dönüşümü algılayarak sürdürülebilir bir başarı yakalanmasının ipuçlarını bizlere vermektedir.
Üç büyüklerin Anadolu kulüpleri karşısında yaşamış oldukları bu krizden yönetimlerini, kadrolarını, stadyumlarını, taraftarlarını, ürünlerini ve hizmetlerini, inovasyon teknikleri ile yenileyerek hızlı bir şekilde çıkmaları, Türk futboluna ayrı bir değer kazandıracaktır.





















Yorumlar