top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Türk Futbolunu Kim Bitirdi? (1)

Bulabilmek için çok neden çoklu sonuç

prensibi bakış açısıyla bakabilmek önemlidir. 

 

1. Futbolu, futbol yönetenler bitirdi.

• Planlama sorunu bitirdi. 

Türk futbolunda; kısa, orta ve uzun vadede, takvimi önceden belirlenmiş organizasyonlar dışında ne olacağı belli değil. Tarlamız sırtımızda, yağmur nereye yağıyorsa toprağı oraya seriyoruz. 

• İletişim sorunu bitirdi.  

Yöneticilersürekli birbirini suçluyor;ya bir araya gelmiyor, ya selamlaşmıyor, ya konuşmuyor veya dinlemiyor. 

• Koordinasyon ve işbirliğisorunu bitirdi. 

Federasyon, kulüpler ve futbolun sivil toplum örgütleri arasında birliktelik yok.

• Tesissorunu bitirdi. 

Maç oynanacak statların dışında (birçoğunun zemini içler acısı), çocukların oyun oynayacakları alan yok. Çocuklar;  testle-tostla, beton duvarlar arasında veya bilgisayar başında büyüyor.

• Federasyonun otorite olarak kabul edilmeme sorunu bitirdi. 

• Federasyon ve kulüpler arasında bir çatışmasorunu bitirdi. 

• Federasyonda, futbol direktörlüğüsorunu bitirdi. Unutulmamalıdır ki; bir insan bir şeyin âlimi, bin şeyin cahilidir. 

• Çağdaş yönetim, bilimsel eğitim, modern futbol anlayışı yerine; imparator, kahraman, kral ve askerler ironisi yaratma sorunu bitirdi.

• Paso lig uygulaması ile taraftarı disipline etme sorunu bitirdi.  

• Avrupa’da yaşam biçim haline getirilmiş, “beden eğitimi ve futbol”, “futbol okulları”, “sokak futbolu” gibi sosyal sorumluluk projelerinin, bizde sanki “Amerika’yı yeniden keşfediyormuşçasına” çok fazla abartılarak “devrim”diye sunma sorunu bitirdi.  

• Kaynakların israf edilme sorunu bitirdi.

• Hakem kurulu ile kulüpler arasında bir güven sorunu bitirdi. 

Kulüp yönetim ve yöneticilerine bakıldığında:

• Yöneticilerin futbolu algılamasının, futbolun değeri ve çağdaş yönetim anlayışının üstünde olma sorunu bitirdi. 

• Bilgi, deneyim ve bakış açıları sınırlı, futbol anlayışları sorunlu kişiliklerinyönetimlerde görev alma sorunu bitirdi.

• Yöneticilerin, benmerkezci bir görüntü ile kendilerini mükemmel ve kusursuz görme sorunu bitirdi.  

• Yöneticilerin, eleştiriye tahammül edememe sorunu bitirdi. 

• Kulüplerde; teknik direktör, futbolcu ve çalışanlara aidiyet duygusu kazandıramama sorunu bitirdi. 

• Altyapılar gereken özen göstermeme sorunu bitirdi.

• Transferlerin bilinçsiz ve özensiz yapılmasısorunu bitirdi.

• Kulüplerde, kurumsallaşma az, kaynak yaratma orta, borç çok olma sorunu bitirdi. 

• Gerçekçi beklentiler geliştirememe sorunu bitirdi. 

• Müsabaka öncesi demeçler, taraftarların şiddete karşı koşullandırılma sorunu bitirdi.

Bu listeyi uzatabiliriz. Uzun lafın kısası; futbolu yönetenler; gaf üstüne gaf yapan kötü politikacılara benziyor. Yönetimle-tüketimi, nezaketle-kabalığı, rekabetle-rezaleti, profesyonellikle-amatörlüğü, kurumsallaşmayla-sıradanlaşmayı,konuşmayla-bağırmayı, karla-zararı… Birbirine karıştırıyorlar. 

Bu kavramları birbirinden ayırt edemeyenlerin unuttukları şey, futbolda yönetim sorunu; her şeyden önce bir felsefe, algı ve ahlak sorunudur. Yönetsel açıdan sorunsallığı sonradan gelir. Bu nedenle; futbola hizmet eden saygın yöneticilerle, futbolun hizmet ettiği yöneticileri birbirinden ayırmamız gerekiyor.)

 
 
 

Yorumlar


bottom of page