top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Sizin Müşteri Dediğiniz Benim

Güncelleme tarihi: 29 Nis

Yazar: Burak Yılmazer


Bugün bir futbol kulübünün kapısından içeri girmek, stadyumun koltuğuna oturmak ya da üzerine bir forma geçirmek artık bir sevda meselesi değil, tamamen bir bütçe meselesi haline geldi. Eskiden futbol bu ülkenin en büyük ortak noktasıydı; zengini de fakiri de aynı heyecanla o kapıdan girerdi. Ama bugün yirmi bir yaşında bir üniversite öğrencisi olarak baktığımda, sistemin beni futbolun bir parçası olarak değil, sadece cüzdanı kadar konuşabilen bir "müşteri" olarak gördüğünü çok net anlıyorum. Futbol artık halkın oyunu falan değil. Cebi dolgun olanların canlı izlediği, bizim gibilerin ise telefon ekranından kaydırıp geçtiği elit bir aktiviteye dönüştü.


Dürüst olalım, bugün bir öğrencinin "hadi bu hafta sonu maça gideyim" demesi artık bir lüks tüketim kararı. Passolig ücreti, bilet fiyatı, stada gidiş yolundaki masraflar derken, bir 90 dakika izlemenin bedeli akıl almaz oluyor. Kulüpler sürekli destek bekliyor, aidiyetten bahsediyor ama o desteği verecek olan gençleri tribünden içeri sokmamak için her şeyi yapıyorlar. Stadın en ücra köşesindeki koltuk bile ulaşılmaz olmuşsa, orada hangi aidiyetten bahsedebiliriz?


Üstelik sadece bilet de değil. Eskiden bir forma almak, o takımın bir parçası olduğunu hissetmenin en kolay yoluydu. Şimdi bir formanın fiyatı asgari ücretin dörtte birine yaklaşmış durumda. Biz o formayı terletenleri sevmek istiyoruz ama sistem bize sadece o formayı satın alan birer kredi kartı gözüyle bakıyor.


Bizden önceki kuşaklar futbolu bir halk oyunu olarak yaşadı. Stadın o kalabalık, tozlu ama ruhu olan tribünlerine gitmek doğaldı. Şimdi ise futbol, sadece yüksek ücretler ödeyebilenlerin canlı izleyebildiği, geri kalanımızın ise televizyon başında veya sosyal medyadan özetlerle takip etmek zorunda kaldığı elit bir tiyatroya dönüştü.


Benim sinirimi bozan da tam olarak bu. Sizin her fırsatta müşteri gibi gördüğünüz o kitle, aslında bu oyunun kalbi. Futbolu halkın elinden alıp sadece cebi dolgun olanlara sunduğunuzda, belki kısa vadede kasanız doluyor, ama bir neslin çocukluk aşkını ellerinden alıyorsunuz. Ve unutmayın, bir müşteri her zaman başka bir mağazaya gidebilir ama bir taraftarı kaybederseniz, onu bir daha asla geri getiremezsiniz.

 
 
 
Rakamlar Gol Atar mı? Futbolun Yeni Matematik Problemi

Yazar: Arda Erten Okulda bize her şeyin bir formülü olduğu, verinin asla yalan söylemediği öğretilir. Modern futbol da artık tam olarak bu noktada. Her pasın açısı, her koşunun hızı, her oyuncunun bek

 
 
 

Yorumlar


bottom of page