top of page
FutbolEkonomi, 2010 yılından bu yana futbolun ekonomik, finansal ve yönetsel boyutlarını mercek altına alan bağımsız bir bilgi ve analiz platformudur. Hakkımızda daha fazlası için tıklayınız.


2026 Dünya Kupası’nın Psikolojik Analizinden Psikolojik Bir Kehanete
Futbolun büyüsü tüm dünyayı sarmış durumda. Bu büyünün kaynağı ise oyunun her anında saklı olan belirsizliktir. Kazanmayı belirleyen şey yetenektir. Ancak o yeteneğin hayata geçmesi, sahada gerçek bir farka dönüşmesi bambaşka faktörlere bağlıdır. İşte asıl belirleyici olan da tam olarak budur: oyuncuların ve teknik direktörün zihinlerinde olup bitenler. Ve o zihinleri şekillendiren o kadar çok faktör vardır ki, çoğu zaman görünmeyen bu etkenler, görünen her şeyden daha güçlüd

Prof. Dr. Fuat TANHAN
11 Haz9 dakikada okunur


Fenerbahçe'de Başkanlık Yarışının Psikolojik Anatomisi
George Orwell, “1984”'te günün mevcut verilerinden hareketle geleceğe dair bir öngörü sunar. Gabriel García Márquez ise Kırmızı Pazartesi'nde herkesin kaçınılmaz sonucu bildiği halde göz göre göre beklediği, gerçekleşecek olan bir yakımı anlatır. Fenerbahçe’deki başkanlık yarışını psikolojik açıdan ele aldığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşırız: Geleceğe dair bazı öngörülerde bulunmak mümkündür ve bu öngörüler hiç de iç açıcı değildir. Her iki başkan adayı da Fenerbahçe’

Prof. Dr. Fuat TANHAN
6 Haz7 dakikada okunur


Futbolda Şampiyonluğun Psikososyal Dinamikleri
Başarı, özellikle uzun yıllara yayılan kolektif başarı, yalnızca teknik beceriyle açıklanamaz. Futbolda bunun en somut göstergesi şampiyonluktur. Çünkü şampiyon olmak; rakiplerinizden daha az hata yapmak, kriz anlarında daha dayanıklı kalabilmek, korku ve kaygıyı daha iyi yönetebilmek, daha fazla sorumluluk almak, daha güçlü kenetlenmek ve sezon boyunca takım olma duygusunu koruyabilmek demektir. Bu yüzden şampiyonluk yalnızca iyi futbol oynamanın, güçlü bir kadroya sahip o

Prof. Dr. Fuat TANHAN
10 May9 dakikada okunur


Futbol, Aşk ve Hakikat
Felsefe ile futbolu yan yana koymak, ilk bakışta birbiriyle hiç karşılaşmayacak iki dünyayı buluşturmak gibi görünebilir. Biri binlerce yıllık birikimin sessiz tanığı, öteki milyonların nefesini aynı anda duyuran bir çağrı. Oysa her ikisi de aynı sorunun peşindedir: İnsan neden arzular? Neden bir şeyin peşinden koşar, ona ulaştığında ise neden yeni bir şeyin özlemiyle yanıp tutuşur? Nietzsche, hakikatin peşinde koşanların onu asla tam anlamıyla ellerinde tutamayacaklarını söy

Prof. Dr. Fuat TANHAN
13 Mar6 dakikada okunur
bottom of page


