Avrupa Futbol Endüstrisinde Rekabetçi Denge
- Tuğrul AKŞAR

- 1 Oca 2006
- 9 dakikada okunur
Avrupa Futbol Endüstrisi
Avrupa Spor Endüstrisine baktığımızda;
Avrupa futbol pastasının yaratılmasına olanak sağlayan yönetsel ve organizasyonel yapılanış aşağıdaki tabloda okurun dikkatlerine sunulmaktadır.
Bu organizasyonel yapılanış içerisinde futbolun yaklaşık 12.5 milyar dolarlık yarattığı gelir, Avrupa Spor Endüstrisi içerisinde de önemli bir yere sahip. Avrupa futbol endüstrisinin yaklaşık 30 milyar dolara yaklaştığı tahmin edilmektedir. Yani Futbol bu büyüklüğün yaklaşık üçte birine karşılık gelmektedir. Buna göre Futbol ve futbol dışı sporlar olarak endüstriyel geliri iki kısma ayırdığımızda; Özellikle Sportif ürün satımından elde olunan gelirler bakımından futbolun branş olarak diğer spor branşlarının önünde geldiği görülmektedir. Sportif ürünlerden elde olunan gelirleri genelde merchandising gelirleri elde etmek amacıyla kurulan mal ve hizmet üretim hizmetleri olarak değerlendirmekteyiz. Sportif ürün dışı gelirler de Spor Endüstrisinin ayrı bir bileşenini oluşturmaktadır. Özellikle Avrupa’da hemen hemen her kulübün kendi üyeleri ve taraftarına yönelik sigorta, kredi kartı, turizm ve seyehat v.b hizmetler sunmakta ve buradan ciddi gelirler elde etmektedirler. Aynı zamanda ülkemizde çok yaygın olmamakla birlikte Sportif Danışmanlık hizmetleri de de hem futbol hem de futbol dışı branşlara önemli gelir katkı sağlamaktadır.
Futbolu takım sporu olarak değerlendirirsek, takım dışı bireysel yeteneğe dayalı sporların da varlığı spor endüstrisinin yaratılmasına büyük bir katkı sağlamaktadır.
Bir takım olan futbolun sevk ve organizasyonu kulüpler tarafından gerçekleştirildiğinden bu organizasyon içinde Futbol Kulüplerinin önemli bir yeri bulunmaktadır. Günümüzde spor kulüpleri bu anlamda birer ekonomik organizasyonlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Futbol Kulüplerinin dışında diğer önemli gelir yaratan başka bir oluşum da Federasyonlardır. Bugün sadece ülkemizde Türkiye Futbol Federasyonu’nun 83 Milyon YTL geliri bulunmaktadır.
Futbol Kulüpleri ve Federasyonlarının sağladıkları gelir kalemleri yine aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere dört ana kalem halinde okura sunulmaktadır. Bu gelirler içinde futbol kulüplerinin Maç Günü gelirlerinin dışında, Sponsorluk, Medya ve Lisans gelirleri önemli gelir kaynaklarını oluşturmaktadır.
Avrupa futbol pastasının büyüklüğü Deloitte’un 2005 tarihli raporuna göre 12.5 Milyar Dolara ulaşmış durumda. Bu gelirin yüzde elli üçü beş büyük lig tarafından üretilir ve paylaşılırken; FIFA ve UEFA’nın gelirler içindeki payı ise %15 civarındadır. Kalan %32’lik pay ise diğer 47 Lig tarafından paylaşılmaktadır.
Kulüplerin futbol gelirlerini daha önceki bölümlerimizde detaylarıyla incelemiştik. Biz sadece gelirlerin bileşimine baktığımızda; İngiliz Premier Ligi’nde gelirlerin %30’unun Maç günü gelirlerinden oluşurken; diğer dört ligde sırasıyla bu oran; İtalya’da %16, Almanya’da %20, İspanya’da %29 ve Fransa’da ise %18 civarındadır.
Medya ve yayın gelirlerinin bileşimi ise İngiltere’de %45’e ulaşırken, bu oran İtalya’da %55, Almanya’da %28, İspanya’da %41 ve Fransa’da %47 civarındadır.
Sponsorluk gelirlerinin toplam gelirler içindeki payı Premiership’te %25 iken; bu oran İtalya’da %14, Almanya’da %31, İspanya’da %21 ve Fransa’da %22 civarındadır.
Ticari gelirlere bakıldığında (Lisans gelirleri dahil) Deloitte tarafından Premiership’te bu tutar ayrıştırılmadığından bir oran verememekle birlikte; İtalya’da bu gelir kaleminin toplam içindeki payı %15, Almanya’da %21, İspanya’da %9 ve Fransa’da %13 civarındadır.
Futbol Endüstrisinde Katmadeğer Nasıl Yaratılıyor?
Futbol endüstrisinde bir değerin yaratılması sürecinde temel dört ana faktör bulunmaktadır. Bunlara sırasıyla baktığımızda; Ligler ve Kulüplerden oluşan ilk ve ana grupla karşılaşıyoruz. Aslında futbol faaliyetinin temel olarak üretime dönüştüğü bu alanda Kulüpler birer ekonomik organizasyonlar olarak, bu üretim ve yaratım sürecini sevk ve idare etmektedirler. Kulüpler futbol işini aynı zamanda pazarlayan ve buradan katmadeğer yaratan platformlar olarak ta karşımıza çıkmaktadır. Kulüpler üretimin temel faktörlerini (oyuncuyu, teknik adamı, taraftar müşteriyi, oyun alanını/stadyumu) bir araya getirerek, futbol pastasının üretimini gerçekleştirmektedirler. Futbol kulüplerinin yarışmacı bir organizasyon içinde birbirleriyle rekabet edebilmeleri ve yarışabilmeleri için ligler oluşturulmaktadır. Aşağıdaki tabloda 2 no.lu ilişki bu durumu ortaya koymaktadır. Özellikle UEFA’nın organize ettiği Şampiyonlar Ligi ve UEFA kupası futbol pastasının büyütülmesi bakımından çok önemli bir işleve sahiptir.
Ligleri organize eden kuruluşlar ise o ülke ve bu ülkelerin bağlı oldukları üst federasyonlarıdır. Endüstriyel futbol aşamasında daha doğrusu ligler futbolun parasallaşmasına olanak sağlayan yarışmacı organizasyonlardır. Ligler lokal anlamda rekabetçi olduğu kadar aynı zamanda uluslararası da rekabete hazır hale getirilerek, futbol pastasının sürekli büyümesi sağlanmıştır. Lokal rekabetten uluslar arası rekabete yönelen kulüpler sayesinde futbola olan ilgi en üst seviyede tutulmaya çalışılmaktadır. Bu durum aslında futbolun küreselleşmesinin pratikteki ifadesinden başka bir şey değildir. Bugün şampiyonlar ligi’nin yıllık geliri 500 Milyon Euro’ya ulaşmış durumdadır. Bu anlamda Şampiyonlar Ligi yarattığı katmadeğer ve sahip olduğu prestij bakımından endüstriyel futbolun ‘’gözbebeği’’’ konumundadır.
Kulüplerin ligler aracılığıyla yarattıkları toplam sinerjiye en büyük katkıyı, faaliyetin finansmanı amacıyla taraftar/müşteri grubu, (aynı zamanda tam anlamıyla taraftar/müşteri olmasa bile genel olarak nüfus), Sponsorlar ve televizyonlar sağlamaktadırlar.
Endüstriyel futbol kendisini üretim aşamasında bu dört ana faktörü bir araya getirmekte ve bu faktörlerin arasındaki üretim ve bölüşüm ilişkilerini düzenleyici olanakları sağlamaktadır. Gelişen ve en ileri teknolojiyi kullanan digital yayın platformları bir yandan futbolu pazarlarken; diğer yandan da futbol aracılığıyla futbol dışı ürünleri de bu dağıtım kanallarını kullanarak, satabilmektedir. Özellikle bu durum futbolun dışsal etkisini daha da arttırıcı bir etkiye sahiptir. Digital yayın platformları bir yandan var olan talebe uygun arz yaratırken; diğer yandan da var olan arza talep yaratmaktadır. Bu anlamda futbolun ana üretim faktörleri arasında simbiyoz bir yaşam sözkonusudur ve tüm faktörler arasında çok sıkı bir kovalent bağı bulunmaktadır.
Futbol Endüstrisinde Katmadeğer Yaratım Tablosu
Yukarıdaki tablodan da görülebileceği üzere, kulüpler bir yandan kendi taraftar gruplarının duygusal, sosyal ve psikolojik gereksinimlerini karşılarken; diğer yandan da ana üretim konusu olan futbolu taraftar müşterisine satmaktadır. Bunu yaparken sadece taraftarına maç bileti değil, aynı zamanda merchandising olarak nitelendirdiğimiz logolu ürünlerin de satışı kulüpler tarafından müşteri taraftara satılmaktadır. Bu ilişki tabloda 1 nolu ilişki olarak gösterilmektedir. Taraftar kendi kulübünün dışında, bugün İddia’da olduğu gibi diğer Ligleri de digital yayın olanakları aracılığıyla takip edebilmekte ve bu konuda da talepte bulunabilmektedir. Bu durum da 3 no.lu ilişki olarak grafikte yer almaktadır.
Bu talep digital yayın olanakları aracılığıyla karşılanırken ‘’A’’ ilişkisinden de görülebileceği gibi, digital yayın platformları bu dağıtım kanalıyla diğer ürünleri de taraftar müşteriye ulaştırmakta/satmaktadır. Digital yayın platformları aynı zamanda endüstriyel futbolun kendisinin yeniden üretimini sağlayan naklen yayın gelirlerini de ‘’D’’ ilişkisinde olduğu gibi Futbol İdaresi, federasyon veya üst yönetim organlarıyla görüşerek satın almakta ve bu naklen yayın hakkını, ‘’A’’ ilişkisinde olduğu gibi tüketici taraftara satmaktadırlar.
Digital yayın platformları naklen yayın ve reklam hakkını satın aldıkları maçları oynayacak kulüplere finansal destek sağlayabilmek açısından Sponsorlarla çift yönlü bir ilişkiye girmektedir. ‘’C’’ ilişkisi. Televizyonlar bir yandan sponsorlardan ‘’C’’ ilişkisi ile reklam ve madya geliri elde ederken, sponsorlar da bu kanal aracılığıyla kendi ürünlerinin reklamını küresel anlamda tüm dünyaya eş zamanlı pazarlayabilmekte, satabilmektedirler. Sponsorlar aynı zamanda doğrudan kulüp ya da taraftara da ulaşabilecek potansiyele sahiptirler. Bu anlamda doğrudan kulüplerle veya futbol otoritesi/idaresi veya federasyonlar ya da üst federasyonlarla görüşerek, doğrudan sponsorluk ilişkisi kurabilmektedirler. (E ilişkisi)
Avrupa’nın Beş Büyük Ligi ve Ülkemizde Rekabetçi Denge Üzerine
Rekabetçi dengenin yüksekliği o ülkenin futbol kalitesini belirleyen temel faktörlerden…rekabetçi dengeyi belirleyen temel gösterge ise o ülke liglerinde şampiyon olan kulüp sayısı…Bu bağlamda bakıldığında aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere rekabetçi dengesi en yüksek lig olarak karşımıza Fransız 1.Ligi çıkmaktadır. Fransız liginde son onbeş yılda dokuz farklı takımı şampiyon olurken; İtalyan, İspanyol, Alman liglerinde bu sayı beşe düşüyor. Reytingi en yüksek ve endüstriyel anlamda en yüksek geliri elde eden Premier Lig ise sadece 4 şampiyon kulüp çıkartabilmiş…Ülkemizde ise son onbeş yılda sadece üç kulübümüzün şampiyon olabildiğini görüyoruz.
Aşağıdaki tablo yukarıda söylediklerimizi analitik olarak somutlamaktadır.
Avrupa’nın 5 Büyük Ligi ve Türkiye Ligi’nde Rekabet Tablosu
Ülke | Lig | Kulüp Sayısı | Ligin İsmi | Özerklik | Dayanışma | Rekabetçi Denge | Son Onbeş Yılda Çıkardığı Şampiyon Sayısı |
İngiltere Futbol Federasyonu (FA)
| FA Premier Lig (1992)
Futbol Ligleri(1888) | 20 PL
24 Div.1
24 Div.2 24 Div.3 | Barclaycard Premiership
Div. 1,2,3 Carling Cup LDV Vans Trophy
| Yüksek
Düşük | Yüksek
Yüksek | Düşük
Orta | 4
|
Fransa Futbol Federasyonu (FFF) | Ligue de Football Professionnel (1932) | 20 Ligue 1 20 Ligue 2 | Ligue1,2, Coupe de La Ligue | Düşük | Yüksek | Yüksek | 9 |
Almanya (DFB) (1992) | Bundesliga | 18 Liga 1 18 Liga 2 | Liga 1,2 | Yüksek | Yüksek | Orta | 5 |
İtalya(FIGC) | Lage Calcio (1946)
Lega Professionisti
Serie C | 18 Serie A 20 Serie B
36 C1
54 C2 | Series A,B Coppa İtalia Super Copa
Serie C1, C2, Coppa İtalia
Serie C, Torneo Berreti | Orta
- | Orta
- | Orta
- | 5 |
İspanya (RFEF) | Liga Futbol Profesional (1983) | 20 Div.1 22 Div.2 | La Liga Div.1,2 | Orta | Düşük | Orta | 5 |
Türkiye (TFF) | 1.Lig (1959) Süper Lig (1998) | 20 Kulüp 18 Kulüp | Türkcell Süper Ligi | Orta | Düşük | Düşük | 3 |
Avrupa’nın beş büyük liginde ve ülkemizde son onbeş yılda şampiyon olan kulüplere ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda verilmektedir.
Son Onbeş Yılda Beş Büyük Ligde ve Türkiye 1.Ligi (Süper Lig’de) Şampiyon Kulüpler
Lig (Şampiyon Olan Farklı Kulüp Sayısı) | Sezon | Kulüp ismi |
Premier Lig (5)
| 1991/1992 | Leeds United |
1992/1993 | Manchester United | |
1993/1994 | Manchester United | |
1994/1995 | Blackburn Rovers | |
1995/1996 | Manchester United | |
1996/1997 | Manchester United | |
1997/1998 | Arsenal | |
1998/1999 | Manchester United | |
1999/2000 | Manchester United | |
2000/2001 | Manchester United | |
2001/2002 | Arsenal | |
2002/2003 | Manchester United | |
2003/2004 | Arsenal | |
2004/2005 | Chelsea
| |
Fransız Ligue 1 (9)
| 1991/1992 | Olympique de Marseille |
1992/1993
| Şampiyon Yok. Olympique de Marseille’un şampiyonluğu şike yaptığı için tescil olunmadı. Küme Düşürüldü. | |
1993/1994 | Paris Saint Germain FC | |
1994/1995 | FC nantes | |
1995/1996 | AJ Auxerre | |
1996/1997 | AS Monaco FC | |
1997/1998 | RC Lens | |
1998/1999 | FC Girondins de Bordeaux | |
1999/2000 | AS Monaco FC | |
2000/2001 | FC Nantes | |
2001/2002 | Olympique Lyonnais | |
2002/2003 | Olympique Lyonnais | |
2003/2004 | Olympique Lyonnais | |
2004/2005 | Olympique Lyonnais
| |
Alman Bundesliga (5) | 1991/1992 | VfB Stuttgart |
1992/1993 | Werder Bremen | |
1993/1994 | FC Bayern München | |
1994/1995 | Borussia Dortmund | |
1995/1996 | Borussia Dortmund | |
1996/1997 | FC Bayern München | |
1997/1998 | 1.FC Kaiserslautern | |
1998/1999 | FC Bayern München | |
1999/2000 | FC Bayern München | |
2000/2001 | FC Bayern München | |
2001/2002 | Borussia Dortmund | |
2002/2003 | FC Bayern München | |
2003/2004 | Werder Bremen | |
2004/2005 | FC Bayern München | |
İtalyan Serie A | 1991/1992 | AC Milan |
1992/1993 | AC Milan | |
1993/1994 | AC Milan | |
1994/1995 | Juventus | |
1995/1996 | AC Milan | |
1996/1997 | Juventus | |
1997/1998 | Juventus | |
1998/1999 | AC Milan | |
1999/2000 | Lazio | |
2000/2001 | AS Roma | |
2001/2002 | Juventus | |
2002/2003 | Juventus | |
2003/2004 | AC Milan | |
2004/2005
| Juventus | |
İspanyol La Liga(5) | 1991/1992 | FC Barcelona |
1992/1993 | FC Barcelona | |
1993/1994 | FC Barcelona | |
1994/1995 | Real Madrid | |
1995/1996 | Atletico de Madrid | |
1996/1997 | Real Madrid | |
1997/1998 | FC Barcelona | |
1998/1999 | FC Barcelona | |
1999/2000 | Deportivo | |
2000/2001 | Real Madrid | |
2001/2002 | Valencia C.F. | |
2002/2003 | Real Madrid | |
2003/2004 | Valencia | |
2004/2005 | Barcelona
| |
Türkiye 1.Ligi(Süper Lig) (3) | 1991/1992 | Beşiktaş |
1992/1993 | Galatasaray | |
1993/1994 | Galatasaray | |
1994/1995 | Beşiktaş | |
1995/1996 | Fenerbahçe | |
1996/1997 | Galatasaray | |
1997/1998 | Galatasaray | |
1998/1999 | Galatasaray | |
1999/2000 | Galatasaray | |
2000/2001 | Fenerbahçe | |
2001/2002 | Galatasaray | |
2002/2003 | Beşiktaş | |
2003/2004 | Fenerbahçe | |
| 2004/2005 | Fenerbahçe |
Yukarıdaki tablodan da görülebileceği üzere;
Son onbeş yılda İngiliz Premier Ligi’ni dört kulüp şampiyon olarak tamamlarken; bu yarışma içinde içerisinde Man.United’ın sekiz kez şampiyonluğu ile Premiership’te ciddi bir rekabet üstünlüğü sağladığını görüyoruz. Son iki yıllık süreyi saymazsak, yani Roman Abromovic’in Chelsea’yi satın alarak Premier lige enjekte ettiği 300 milyon Sterlin’i dikkate almazsak, rekabetçi dengede Man.Utd.’ın açık ara üstünlüğü görülüyor. Ancak son iki yıldır Chelsea’nin Abromovic ile sağladığı finansal üstünlük, Man.Utd.’ı tahtından indirmeye yetmiştir. Bugünkü haliyle İngiliz Premiership’te rekabetçi denge giderek, Chelsea’nin lehine bozulmaya başlamıştır. Zaten rekabetin çok yoğun olmadığı PL’de bundan sonra Chelsea’nın ağırlığını görmeye başlayacağız.
Rekabetçi dengenin en yüksek seyrettiği lig olarak karşımıza Fransız 1.Lig çıkmaktadır. Son onbeş yılda dokuz farklı kulüp, 1.ligi şampiyon olarak bitirmiştir. Son dört yıldır Olympique Lyonnais’in bariz bir üstünlüğü görülüyorsa da, rekabetçi denge dinamizmi açısından Fransız 1.Lig diğer liglere göre büyük bir üstünlük sağlamıştır. Ancak bu rekabetçi dengenin yüksekliğinin Fransız kulüplerinin Avrupa kupalarında üstün başarılara imza atmasına da pek olanak sağladığı söylenemez. Yani rekabetçi dengenin yüksekliğinin teorik olarak, futbol kalitesinin artmasına ve buna bağlı olarak ta sportif ve mali başarının da yükselmesine imkan sağlaması beklenirken; bu teorik beklentinin tam anlamıyla pratikte Fransız 1.ligi kulüplerinde gözlemleyemiyoruz. Ulusal yakımlar bazında Fransız Milli Takımının 1998’te dünya 2000’de de Avrupa Şampiyonu olmasının temelinde bu olgu yatabilir mi bunu ayrıca analiz etmemiz gerekiyor. Ancak yarattığı pasta bakımından Fransız futbolunun son yıllarda ciddi bir atak içinde olduğunu söyleyebiliriz.
İtalyan, İspanyol ve Alman liglerinde son onbeş yılda beşer şampiyon çıktığını görüyoruz. Bu liglerden en büyük ikinci futbol pastasını üreten Serie A’da ise Milan ve Jueventus’un ağırlığını görüyoruz. Son onbeş yılda Milan ve Juventus 6’şar kez şampiyon olurken bu iki kulübün Avrupa Kupalarında da ciddi başarılara ulaştığını görüyoruz. İtalyan Serie A’da rekabetçi denge Milan ve Juventus lehine bozulmuş durumda.
Alman Bundesliga’da ise son onbeş yılda ulaştığı yedi şampiyonlukla Bayern Münih’in ciddi bir egemenliğini görüyoruz. Ligi domine eden kulüp olarak B.Münih Avrupa Kupalarında da bu dönemde üstün başarılara imza atmış durumda. Avrupalı ligler içinde en yüksek seyirci ama en düşük gelir oranına sahip Alman Bundesliga’da rekabetçi denge çok yüksek olmamakla birlikte; orta düzeyde gitmektedir.
İspanyol La Liga’da da son onbeş yılda beş kulüp şampiyon olabilmiştir. Bu ligde de son onbeş yılda Barselona’nın 6; Real Madrid’in de dört şampiyonlukla ligi domine ettikleri görülmektedir. İspanyoıl kulüplerinin Avrupa Kupaları’nda da bu dönemde başarılı olduklarını söyleyebiliriz. Yarattığı katmadeğer bakımından beş büyük lig içinde Fransa’nın önünde dördüncü sırada bulunan La Liga sportif açıdan, mali performansın üzerinde bir başarı sergileyebilmiştir.
Ülkemizde ise son on beş yılda rekabetçi denge tamamen üçbüyüklerin lehine, özellikle de bu dönemde ulaştığı 7 şampiyonlukla Galatasaray’ın lehine bozulmuş durumda. Bu dönemde Fenerbahçe’nin 4, Beşiktaş’ın ise 3 şampiyonluğu bulunuyor. Tamamen üç büyüklerin egemenliğine dayalı Süper Lig performansı doğal olarak, ligimizi yarışmacı bir lig statüsünden uzaklaştırmıştır. Bu dönemde kulüplerimizin Avrupa başarısına baktığımızda ise: Galatasaray’ın Şampiyon Kulüpler Kupası’nda bir kez yarı final, Şampiyon Ligi’nde bir kez çeyrek final oynadığını yine Şampiyonlar Ligi’nde iki kez gruptan çıkabilme başarısını; 2000 yılında da UEFA Kupası ve Süper Kupa’yı kazanma başarısını gösterebildiğini; Beşiktaş’ın da aynı dönemde UEFA’da bir kez çeyrek finale yükselebilme performansını sergilediğini gözlemliyoruz.
Kaynaklar: |
CIES, Centre International D’etude du Sport, ‘’UEFA and Football Governance: A New Model Adaptions fort he challenges of modern football’’, 31.12.2003 . |
MORROW Stephen, The New Business of Football- Accountability and finance in football, MacMillan Busiiness, 1999 |
Deloitte, Annual Review of Football Finance, A Changing Landscape, June 2005 |





















Yorumlar