Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
17 Eylül 2020- Süper Lig'de 11 Eylül'de maçlar başlamasına karşın hala yayın bedellerinin kulüplere ödenmesi konusunda belirsizlik devam ediyor. 15 Eylül 2020- Avrupa futbolunun ekonomik, mali ve yönetsel yönden yapılanması ile Merkez Ligler lehine rekabetin yeniden nasıl düzenlendiğinin analizini yapan Finansal Futbol- Tuğrul Akşar kitabı yayımlandı.   26 Ağustos 2020-  Türkiye Futbol Federasyonu 2020-21 sezonunda maçların, stat kapasitesinin yüzde 30'u kadar seyirci alınarak oynanabileceğini açıkladı.  24 Ağustos 2020- 201920 Sezonu Şampiyonlar Ligi şampiyonu, finalde Paris Saint Germain'i 1-0 yenen bayern Münih oldu. Kazandığı bu kupayla Bayern Münih. altıncı kez kupayı müzesine götürdü. 6 Ağustos 2020- 2019/20 sezonunu  33.600 UEFA ülke puanıyla, 11. sırada kapatan Türkiye, Şampiyonlar Ligi'nin 2021-22 sezonuna direkt takım gönderemeyecek. Bu durumda 2020/21  Süper Lig Şampiyonu Şampiyonlar Ligi gruplarına... 31 Temmuz 2020- Türkiye Futbol Federasyonu'nun aldığı karara göre 2020-21 Sezonunda Süper Lig'de düşme olmayacak ve Süper Lig 21 takımla oynanacak. 20 Temmuz 2020- 2019-2020 Süper Lig Cemil Usta Sezonunun şampiyonu Medipol Başakşehir oldu. 10 Temmuz 2020- Federasyonun açıklamasına göre, Süper Lig'de 2020-2021 sezonu 11 Eylül 2020 Cuma günü başlayıp, 16 Mayıs 2021 Pazar günü tamamlanacak. 19 Haziran 2020- Covid-19'un neden olduğu olumsuzluklar nedeniyle UEFA Geçici Acil Önlemler başlıklı bir bildiri yayınlayarak, Finansal Fair Play konusunda kulüplere bazı esneklikler sağladı. Bu kapsamda en önemli karar: 2020 mali yılın... 19 Haziran 2020- UEFA, 2020 sezonu Şampiyonlar Ligi'nde sezonun kalan maçlarının Portekiz'in başkenti Lizbon'da oynanacağını; 2020 finaline ev sahipliği yapmayı bekleyen İstanbul'un ise 2021 finaline ev sahipliği yapacağını duyurd...
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Tuğrul AKŞAR Avrupa Futbolunun Olağan Şüpheli Kulüplerinden Manchester City

Avrupa Futbolunun Olağan Şüpheli Kulüplerinden Manchester City

mONEY t

 

Tuğrul Akşar- 20 Temmuz 2020 Anımsanacağı üzere, 2012-2016 yılları arasında Finansal Fair Play (FFP) kurallarına uymadığı, belgeleri farklı gösterdiği ve kulübe ortak tarafından çeşitli yollarla para aktarıldığına ilişkin bazı tespitlerden hareketle, Manchester City 14 Şubat 2020’de UEFA kulüp yarışmalarından 2 yıl süreyle men edilmiş ve ayrıca 30 Milyon Euro da para cezasına çarptırılmıştı.

 

Bu ceza üzerine Manchester City, merkezi İsviçre'nin Lozan kentinde bulunan Spor Tahkim Mahkemesi’ne (CAS- Court of Arbitration for Sport) temyize gitmişti.

 

Manchester City’nin temyiz başvurusunu kabul eden CAS, 12 Temmuz 2020’de verdiği kararla, UEFA tarafından 2012-2016 FFP'yi ihlal etmesi nedeniyle, 2 yıl Avrupa'dan men edilen Manchester City’nin bu cezasını haklı kılacak yeterli delile ulaşıl amadığı, suçlamaya konu fiillerin ise beş yıllık zaman aşımına uğradığı gerekçeleriyle, Manchester City’nin UEFA Kulüp Organizasyonlarından men cezasını kaldırdığını ve para cezasını da 10 Milyon Euro’ya indirdiğini açıkladı.

 

Bu kapsamda Manchester City, CAS davasını kazandı.

 

cas

 

 

CAS: ''Kanıtlar Yetersiz, Zaman Aşımı” Var, Manchester City Gelirlerini Şişirmedi!

CAS tarafından yapılan açıklamada: “UEFA Finansal Kontrol Kurulu'nun (CFCB) bu özel davada ortaya koyduğu kanıtların yetersiz olduğu ve ihlal iddialarının 5 yıllık zaman aşımına uğradığı, Manchester City'nin sermaye fonlarına katkı sağlayan sponsorluk gelirlerini şişirmediği, ancak bu konuda UEFA yetkilileriyle de işbirliği yapılmadığı” ifade edildi.

 

Football Leaks Belgeleri UEFA Soruşturması Başlatılmasına Neden Oldu 

UEFA'nın konuyla ilgili soruşturması, Alman dergisi Der Spiegel tarafından 2018 yılında muhbirlerin Manchester City’nin Futbol wikileaks belgelerine dayanan bir dizi iddiaların yayınlanmasıyla başlatıldı. 

 

Football Leaks’i Anımsayalım

14 Şubat 2020’de UEFA’nın Manchester City’e Avrupa Kulüp yarışmalarından 2 yıl süre ile men cezası vermiş; Manchester City de UEFA’nın bu kararını cezanın hukuksuz olduğu gerekçesiyle CAS’a götüreceklerini ifade etmişlerdi.

 

2015’te Football Leaks isimli sitede Rui Pinto isimli kişi tarafından, UEFA’nın ve futbol kulüplerinin gizli belgeleri yayınlanmaya başlandı. Bir süre sonra site faaliyetlerini durdurup elindeki belgeleri 2016’nın Şubat’ında Alman Der Spiegel’e devretti.

 

Football Leaks belgeleri kapsamında 70 milyon adet belge ortalığa saçıldı. O belgelerde ortaya çıkan ilk skandal UEFA’nın zengin kulüplerin Finansal Fair Play düzenlemelerini delmelerine göz yumduğu şeklindeydi. Nitekim Manchester City ve Paris Saint-Germain başta olmak üzere merkez liglerin zengin kulüpleri, kendilerine futbol dışından enjekte edilen fonlar sayesinde bir tür finansal doping uygulayarak, uygun muhasebe tekniklerini kullanmak suretiyle kendilerine haksız rekabet üstünlüğü sağladıkları ortaya çıkmıştı.

 

FootballLeaks LOGO trans

 

Bu belgelerde e-mail aracılığıyla yapılan iç ve dış yazışmalarda, açıktan veya dolaylı bir şekilde merkez liglere ait bazı zengin kulüplerin, UEFA’nın Finansal Fair Play (FFP) kurallarını çiğnediği, bunu da daha çok Manchester City örneğinde olduğu gibi, bu kulüplerin değerinin çok üzerindeki sponsorluk sözleşmeleriyle kendilerine yüksek nakit akışı sağlayarak, özellikle transferler başta olmak üzere mali konularda kendilerine ciddi rekabet üstünlükleri sağladıkları iddia edilmekteydi. “Finansal Doping” olarak Avrupa futbol literatürüne geçen uygulamalarıyla, bu kulüpler FFP kurallarına göre başa baş noktasını yakalayabiliyor ve FFP’nin öngördüğü bütçe açıklarını tolere edilebilir duruma geliyorlardı. Ne var ki, yazışmalardan sızan bilgilere göre, bu kulüplerin bütçe açıklarının UEFA’ya iletilen finansal verilerin kat be kat üzerinde olduğu da kurum içi yazışmalardaki ifadelerden anlaşılmaktaydı.

 

UEFA’nın FFP kapsamında kulüplere 10 Milyon Euro’ya kadar nakit aktarımına izin veriyor olması, uygulamada bu kulüplerde bazı sıkıntılara yol açmaktaydı. Bunu aşabilmenin yolu ise yüksek tutarlı ve daha çok sayıda sponsorluk sözleşmeleri imzalamaktan geçmekteydi. Tam da bu kapsamda Dubaili Mansur El Şeyh’in sponsorluk sözleşmeleri adı altında kendi grup şirketleri başta olmak üzere çok sayıda kurum ve kuruluş ile Manchester City’e para aktarımı hızlanmaya başlamıştı. Bu sayede kulübe akmaya başlayan yüksek tutarlı fonlar Manchester City’i, Paris Saint Germain ile birlikte Avrupa’da transfere en fazla para harcayan iki kulüp haline getirmişti.

 

Manchester City’e Finansal Doping

 

Manchester City taraftarının bir tezahüratını yeri gelmişken burada sizlerle paylaşmak isterim [1]

And then there suddenly appeared before me, (Sonra aniden önümde belirdi)

The only one my arms would ever hold, (kollarımın tutacağı tek kişi)

And somebody said please adore me, (Ve birisi bana tapın dedi)

And when I looked, the moon had turned to gold. (Ve baktığımda ay altına döndü)

 

DEtkYg2XUAAT0 A

 

Yukarıdaki taraftar tezahüratını görünce ‘’aniden kulübün önüne çıkan, kulübün kollarından tutunacağı ve onca paraya tapınacağı kişinin’’ Şeyh Mansour olduğunu söylemek hiçte yanlış olmayacak. Şeyh Mansour’un kulübe aktardığı paralar sonrasında kulübün armasındaki mavi ayın nasıl da altına dönüştüğünü ironik de olsa görmüş oluyoruz.

 

Şeyh Mansour’un amaçlarına ulaşmak için Manchester City’e sağladığı finansal doping kulübü ekonomik, finansal ve sportif zirveye taşıdı. Bu kapsamda özellikle transfer harcamalarını kullanıp 2011-12 arası kulübe toplam 1.1 Milyar Sterlin aktaran Şeyh Mansour, Manchester City’i içinde bulunduğu finansal darboğazdan ve sportif kuraklıktan kurtardı. Nitekim Premier Lig’de transfere 2003-04/2009-10 sezonları arasında toplam 250 Milyon Sterlin para harcayan vasat bir kulüp görünümünde olan Manchester City, 2010-11/2017-18 sezonları arası net transfer harcamalarını astronomik seviyede artırarak 1 Milyar Sterlin’e yükseltti.[2]

 

VTHDYBRU

 

Astronomik tutarlı transfer harcamalarıyla kulübün takım değeri 2009/10 sezonunda 382,5 Milyon Euro’dan, 2020-21 sezonunda % 156’lık artışla 982 Milyon Euro’ya yükseldi.[3]Avrupa’nın ve dünyanın en iyi oyuncularını ve teknik adamlarını kadrosuna dahil eden kulüp sonuçta elli yıldır şampiyon olamadığı Premier Lig’de şampiyonluğa ulaştı ve Premier Lig’de 4 kez Şampiyonluk kupasını müzesine götürdü.[4]

 

2009/10 sezonunu 152,8 Milyon Euro gelirle kapatan Manchester City, Deloitte Para Ligi’nde 11.sıradayken, 2019-20 sezonunda 610,6 Milyon Euro’luk gelire ulaşarak, Para Ligini 6.sırada tamamladı.[5]

 

2009/10 sezonunu 197 Milyon Sterlin gibi tarihinin en yüksek zararıyla [6]kapatan, 2014’te FFP’ye göre 45 milyon Euro’nun üzerinde 180 Milyon Euro açık veren Manchester City’nin başı UEFA ile fena halde dertte iken, bugün kulüp 1.3 Milyar Sterlin piyasa değeriyle dünyanın en zengin altıncı kulübü konumunda.[7]

 

UEFA’nın Haberi Olmadan Asla!

 

Football Leaks belgelerinden anlaşıldığı üzere UEFA yetkilileri, bu konularda harekete geçmiyorlardı. Hatta bu iddialara muhatap kulüp yöneticileriyle gizli görüşmeler yapan UEFA yetkilileri (ki bu görüşmelerden bazılarına dönemin UEFA Genel Sekreteri, şimdinin ise FIFA başkanı Gianni Infantino’nun bizatihi katıldığı football Leaks belgelerinden görülebilir) bu iddialara ilişkin bazen göstermelik incelemeler başlatıyorlar, ama bu incelemeler soruşturmaya dönmüyor, zamanla unutulup gidiyordu. Nitekim, bu kapsamda en çarpıcı örneklerden birisi Neymar’ın Barcelona’dan, PSG’ye 222 Milyon Euro’ya ulaşan rekor fiyatla transferi [8]iken, bir diğer göz yumulan konu da UEFA Finansal Kontrol Organı (CFCB)’nın Manchester City’nin Emirates ile yaptığı 233 Milyon €’ değerindeki sponsorluk anlaşmasının kural ihlali olduğuna karar vermesinin ardından karşılıklı gizli görüşmeler ile UEFA’nın bu ihlale sessiz kalmasıydı.

 

https   d1e00ek4ebabms.cloudfront.net production c64bba09-c5a6-481a-bab3-0e86c751bb95

 

Bu ilk belgelerde bizim kulüplerimizde mağdur olarak Avrupa futbol gündemine geldi. Belgelerde “UEFA, Manchester City ve Paris Saint-Germain ile gizli anlaşmalar imzalayarak ceza almalarını engellerken Romanya ve Türkiye gibi ülkelerin takımlarına ise hiç tolerans göstermiyor.” İfadeleri yer alıyordu. Bahsedilen dönemde ülkemizden Bursaspor, Beşiktaş, Trabzonspor, Karabükspor ve Galatasaray’a bütçe açığının 5 Milyon €’dan fazla olması sebebiyle ceza verilmişti. Ancak görüldü ki, UEFA bu kulüplere gözünün yaşına bakmadan cezalar verilirken, zengin kulüplerin çok daha büyük bütçe açıklarına göz yumuluyordu.

 

Alman dergisi Der Spiegel, Man City'nin UEFA'yı FFP kurallarını aşmak için UEFA’yı yanıltıcı muhasebe kayıtları oluşturduğunu (evrakta sahtekarlık yapıldığını) gösteren sızdırılmış belgelerin içeriğini açıkladı. Der Spiegel iddialarını kulübün iç mail yazışmalarına dayandırıyordu. Bu iç yazışmalarda Manchester City’nin “geri ödemeli sözleşmeler”, “yanıltıcı sponsorluk sözleşmeleri” gibi tamamen UEFA’yı yanıltıcı nitelikte ve evrakta sahtekarlıklar içeren, gerçek dışı uygulamaları bizatihi yönetsel olarak uygulayarak, “Biz istediğimiz yaparız” mantığıyla hareket etme cesareti gösterdiğini anlatıyordu.[9]

 

Manchester City Aşağıdaki İddialarla Suçlanıyor

Man City'nin sahibi Şeyh Mansour’un şirketi Etihad ile Manchester City toplam 67.5 Milyon Sterlin tutarında sponsor sözleşmesi imzalamasına karşın, bu tutarın sadece 8 Milyon Sterlinlik kısmı Etihad tarafından kulübe ödendi. Kalan 59,5 Milyon Sterlinlik tutar ise Abu Dhabi United Group tarafından kulüp hesaplarına transfer edildi. 

Etihad Manchester City’e sadece 8 Milyon Sterlin ödemesine karşın, kulüp resmi sponsorluk sözleşmesini şişirerek 67,5 Milyon Sterlin olarak gelir kaydedip muhasebeleştirdi. Manchester City bunu yaparken, tamamen Şeyh Mansour ile aynı irade ve istekle bu işlemi gerçekleştirdi. Kulüp Abu Dabi'deki sahiplerinin çıkarları doğrultusunda bu sponsorluk anlaşmalarını destekledi.

 

Der Spiegel’e göre, Manchester City’nin Abu Dabi şeyhi tarafından satın alınmasından sonra, kulüp büyük bir cesaretle “kuralları göz ardı ederek”, “yalan bilgi ve belgeleri kullanmaktan kaçınmayarak”, “kulübe gizli para aktarımları” sağladı. Bu sayede Premier Lig’in ve Avrupa futbolunun zirvesine doğru yol almayı sürdürdü. Kuralları aşarak, aldatıcı bilgiler temelinde son derece karlı, küresel bir futbol imparatorluğa dönüşen City’nin, yalana dayalı bu ihtişamlı gelişiminin temelinde ise UEFA’nın bu kulübe karşı “gözyummaları” ve sebebi bilinmeyen (!) ”etkisizliği yatıyordu. 

 

İç yazışmalardan yer alan tabloya göre Şeyh Mansour’un 2011-12 arası kulübe muhtelif yollardan aktardığı para 1.1 Milyar Sterlin’e ulaşırken, 2014-15 sezonu sonuna kadar aktarılması öngörülen tutar ise 1.5 Milyar Sterlin’e ulaşmış olacaktı.[10]

 

3000

 

UEFA’nın “göz yummasından” pervasızca cesaret bulup haksız rekabet üstünlüğüne ulaşan Manchester City, Şeyh’in kulübe aktardığı paralar sonrası Avrupa’da normalin dışına çıkan birkaç kulüpten birisi oldu. Çünkü, kulübün mevcut maliyetleri ve borçları sıradan bir kulübün altından kalkabileceği finansal büyüklüklerin çok ötesine geçmişti. Kulüp için paranın bir önemi yoktu. Çünkü petrol milyarderi sahibi, ihtiyaç duyulduğunda kulübün “her zaman emrindeydi.”[11] Patron gereksinim duyulan parayı yeni sponsorluk sözleşmeleriyle, transfer harcamalarıyla ya da başka bir yolunu bularak kulübe fazlasıyla aktarmaktaydı. Bu süreçte kulüp yöneticileri, “UEFA Finansal Fair Play kuralları aşılıyormuş, varsın aşılsın!”, “cezalar sadece yakalananlar içindir” anlayışı içindeydi. Hatta, UEFA ile sağlanacak olumlu ilişkilerle, onlardan ilave destek bile alınabileceğini düşünmekteydiler. Nitekim, belgelerden anlaşıldığı üzere, kulüp üst yönetiminde etkili ve yetkili olan bazı yöneticiler, UEFA yaptırımlarından kaçınmak için Manchester City yönetimine birkaç yaratıcı öneride bulundu. Bu yöntemlerden birisi de (Kulüp yöneticisi Simon Pearce’in iç yazışmalarına göre), “Kulübün önündeki iki yıl için geriye dönük, ön ödemeli bir anlaşma yapılarak, yeni sponsorluk sözleşmeleri imzalanabilineceği” idi. İşte tam da bu anlamda kulüp CEO’su Ferran Soriano’nun önerisiyle, Manchester City FA Cup finalinde kaybettikleri Wigan finali sonrası “geçmişe yönelik”, “prim ödemesi” adı altında kulübe 5.5 Milyon Sterlin daha para enjekte edildi. Bu işlem, sezon başında kabul edilmiş bir anlaşma gibi kayıtlara geçirildi. Buradan görüldüğü üzere, Manchester City ve sponsorları sözleşmelerin tarihlerini, tutarlarını istedikleri gibi değiştiriyorlardı. Buna ilişkin bir anekdotu da yine Footballeaks belgelerine dayanarak, sizinle paylaşayım. City'nin o zamanki finans müdürü Jorge Chumillas'ın “Cashflow” başlıklı e-postalarından birinde Jorge Chumillas, meslektaşı Simon Pearce'a sponsorların ödeme tarihini Abu Dabi'den değiştirip değiştiremeyeceklerini sorduğunda; Pearce, Manchester City yöneticilerinin pervasız cesaretini ortaya koyan yanıtı verdi: "Elbette istediğimizi yapabiliriz."

 

Buradan da anlaşılacağı üzere, kulüp parasal açıklarını kapatabilmek için, “Abu Dabi ortaklık anlaşmalarına ek" ismiyle oluşturulan bir havuz aracılığıyla (geçmişe de yönelik kullanılabilecek şekilde), FFP başa baş noktasını yakalamak için belge düzenleyip muhasebeleştirebilmektedir.[12] Bu dahili belge (havuz) ile kulüp sahibinin Mayıs 2012'ye kadar olan dönemde City'ye ne kadar para aktardığını ortaya koyması bakımından ilginçtir.

 

adug 995694c

 

UEFA’nın Finansal Fair Play kurallarını sürekli ihlal eden Manchester City, bu aşımlara ilişkin o zamanki UEFA Genel Sekreteri, şimdinin FIFA başkanı Gianni Infantino ile birkaç kez gizli görüşmeler yaptı. Bu görüşmelerin sonucunda Manchester City, UEFA’nın bazı para cezalarını ödeyerek, Şampiyonlar Ligi’ne katılım hakkı elde etti. Nitekim bu kapsamda ManCity, 2014 yılında FFP kurallarını ihlal ettiği için 20 milyon Euro para cezası ödedi.

 

Sponsorluk Sözleşme Tutarları Yüksek Gösterildi!

 

UEFA 2014’te yaptığı bir denetimde, Manchester City'nin yılda 140 milyon Euro olan dört Abu Dabi sponsoru ile yaptığı sözleşmenin gerçek değerinin, piyasa değerine göre yarı değerinde olduğu sonucuna vardı. Ne var ki, bunu sponsorlar çok da önemsememekteydi. Çünkü, bu sponsorların imzalamış oldukları bedellerin reel kısmının dışındaki tutarlar, gizlice Şeyh Mansour tarafından finanse edilmekteydi. Örneğin, 2010’da Pearce Aabar’ın kulüp ile yaptığı sponsorluk sözleşmesi 15 milyon sterlin olarak belirlenmişti. Football Leaks belgelerine göre gerçekte, “Pearce Aabar'ın bu sözleşme ile kulübe ödeyeceği tutar yıllık 3 milyon Sterlin olacaktı. Geriye kalan 12 milyon Sterlin ise, “Ekselansları tarafından” başka bir kaynaktan sağlanacaktı. İç yazışmalardaki saptamalara göre, kulüp sponsorlarının ödemesi tasarlanan tutarların % 80'i Şeyh Mansour tarafından ödenmekteydi. Bu konu gazeteciler tarafından kulübe sorulduğunda, kulüp yetkilileri bunu şiddetle ret ediyorlardı. Football Leaks belgelerine göre bu kapsamda, Şeyh Mansour Mayıs 2012'de 127.5 milyon Sterlin tutarında Manchester City sponsorlarını finanse etti. Şeyh Mansour’un kardeşi tarafından yönetilen havayolu şirketi Ethiad’ın da aynı şekilde hareket ettiği belgelerden anlaşılıyordu. Aralık 2013'te Pearce şöyle yazıyordu: “Etihad'ın doğrudan katkısı 8 milyon pound olarak sabit kaldı.” Ancak, sözleşme 35 milyon sterlin tutarında bir ödeme öngörüyordu. Bir başka sponsor olan telekomünikasyon şirketi ‘’Etisalat da, 15 milyon sterlin tutarında görünen sözleşmenin sadece 1.5 milyon Sterlinlik kısmını” ödemişti[13]

 

GettyImages-491620669

 

Bu uygulamalar sponsorluk sözleşmeleriyle ilgili faaliyetlere konu Abu Dabi merkezli şirketlerin, ManCity temsilcilerinin sürekli olarak iddia ettikleri gibi “bağımsız sponsorlar” olmadığını bize gösteriyor.

 

O halde ortada açıkça bir aldatmaca, hile ve sahtekarlık mevcut…

 

UEFA’ya Tehdit!

 

Manchester City başkanı Khaldoon al-Mubarak hiçbir zaman FFP'nin büyük bir destekçisi olmadı. Çünkü, Şeyh Mansour kulübe sürekli para dökerek Manchester City’i yeniden inşa etme etmek ve küresel bir güce dönüştürmek istiyordu. Manchester City sayesinde ‘’futbolu yumuşak bir güç olarak kullanıp kendi ülkesinde başta insan hakları olmak üzere çeşitli toplumsal konularda eleştiri ve muhalefete karşı, işe yarar bir dikkat dağıtma aracı’’ yapmayı hedeflemekteydi.[14] Bu bağlamda UEFA’nın FFP’i hep Şeyh Mansour için bir ayak bağı oldu. Buna rağmen Şeyh Mounsur’un UEFA’nın Finansal Fair Play kurallarını hiçe sayarak, 2011-12 arası kulübe değişik ve gizli yollardan aktardığı Milyar Sterlin’e ulaşan paraya hem UEFA, hem de İngiliz Futbol Federasyonu sessiz kaldı. Dudak uçuklatacak bir büyüklüğe ulaşan bu örtülü sermaye, kulübün devasa bir kadroya ve sıradışı başarılara ulaşmasını da beraberinde getirdi. Şeyh için kritik öneme sahip bu hamleler sonucunda Manchester City ciddi büyüklükte ortak fonlarına sahip oldu. 2019-20 finansal verilerine göre Manchester City’nin özkaynakları içindeki ortak sermaye fonu 752 Milyon Sterlin’e ulaştı.[15] 

 

bd00d439f6674699983157d0ec76ca3e

FFP kurallarına uyum konusunda kendi bildiğini okuyan Manchester City Football Leaks belgelerine göre UEFA’yı sürekli yasal olarak tehdit etti. Kulübün iç avukatı Simon Cliff, yayınlanan e-postalardan birinde, Kulüp başkanı Mübarek'in UEFA’nın genel sekreteri Gianni Infantino'ya ‘’2012 ve 2013'te izin verilen 45 milyon avro zararı aştıkları için mali bir yaptırımı kabul etmeyeceklerini; UEFA’nın bir yaptırım uygulamaya yönelmesi halinde, önlerindeki 10 yıl boyunca [Uefa’ya] dava açmak için dünyanın en iyi 50 avukatına 30 milyon harcama yapmayı bütçelediklerini’’ belirterek, UEFA’yı tehdit etmekten de geri durmuyordu.

 

Açık Artınca, UEFA Soruşturma Açmak Zorunda Kaldı

 

2014’te Manchester City’nin FFP kuralları kapsamında maksimum 45 milyon Euro tutarında açık verebileceği, UEFA tarafından kulübe iletilmesine karşın, kulübün açık tutarı 180 milyon Euro’ya ulaşınca, ‘’mızrak çuvala sığmadı’’ ve UEFA, Manchester City hakkında soruşturma açmak zorunda kaldı. Açılan soruşturma ve yürütülen görüşmeler sonucunda kulübe 60 Milyon Euro para cezası ve transfer yasağı getirildi. Cezaya göre Manchester City söz konusu cezalara ek olarak, mevcut bütçesi dahilinde futbolcularına ödediği maaş tutarında da bir değişikliğe gidemeyecek ve 2015-16 sezonu için 2013-2014 sezonunda ayırdığı bütçe ile aynı rakamı korumak durumunda kalacaktı. Özel başarı bonuslarının bu cezanın dışında tutulacağı belirtilirken, kulübün transfer harcamaları çerçevesinde yalnızca 60 milyon Euro’luk bir bütçe kullanılabileceği; Manchester City’nin 2015-16 sezonunda FFP’ye gerekli uyumu sağlaması durumunda bu cezanın kalkacağı, UEFA tarafından kulübe tebliğ edilmişti.

 

UEFA’nın Endişeleri!

 

Çevre ülke takımları için endişelenmeyip hemen FFP silahını çeken UEFA bu liglerin takımlarına ceza yağdırırken, konu Manchester City, PSG veya Merkez Ligler olunca bir hayli anlayışlı ve hoşgörülü olabiliyor. Yani, Çevre Liglere ceza, merkez liglere ise endişelenmek UEFA için geçerli bir politika.

 

UEFA, 2011-12 sezonu için Etihad ile 350 milyon Sterlinlik sponsorluk bedelleri ile 2012-13 yıllarına ait 47 Milyon Sterlinlik imaj hakları ve fikri mülkiyet hakları satış bedellerine yönelik toplam anlaşmaların değerleri konusunda endişelerin de bulunduğunu kulübe iletti.[16]

 

city-fans-money-008

Yukarıdan da görüldüğü üzere Manchester City’e son derece müşfik davranan ve bazı endişeleri olduğunu ifade eden UEFA verdiği adil olmayan cezalar ile de merkez lig kulüplerini kollamaya devam etti.

 

Yine Football Leaks’ten sızan belgelere göre, Manchester City ile uzlaşılan 2014 anlaşmasının gereklerini yerine getirirken, UEFA’nın soruşturmasına konu harcamalara ilişkin Manchester City UEFA’yı ikna etmeye yönelik yeni önerilerde bulundu. UEFA sessiz kalınca da kulüp yaratıcı muhasebe tekniklerini kullanarak, öngörülen yeni “başa baş” noktasını yakaladı. Bir süre sonra bu muhasebe teknikleri UEFA Finansal Soruşturma Odası ve kulüp danışmanı PwC tarafından tespit edildi ve bu işlemler iptal ettirildi ama kulüp bundan herhangi bir ceza almadı.

 

UEFA’nın Finansal Fair Play konusunda Manchester City denetimlerinde başarısız olduğu, bu son CAS kararıyla ortaya çıktı. Bir yandan Manchester City özelinde saptanan konularda etkili aksiyon alınamamasının yanısıra, UEFA müfettişlerinin saptadıkları açık kuraldışı uygulamalara ilişkin, UEFA’nın bir yaptırım uygulamadan, bu eylemlerin beş yıllık zaman aşımına uğramasına seyirci kalması, kulüp yöneticilerinin UEFA yöneticileriyle olan sıra dışı ilişkileri dikkate alındığında, bir yönetsel zafiyet olarak değerlendirilemez.

 

Manchester City’e UEFA tarafından verilmesi gereken cezaların, zamanında verilmemesi, kulübe uygulanan cezalarda CAS’ın (usul yönünden) dramatik indirime gitmesine neden oldu. Manchester City’nin cezasının ciddi şekilde aşağıya çekilmesinde UEFA Finansal Kontrol Kurulu (CFCB)’nun çok ciddi kusuru ve ihmali bulunuyor.

 

Paris Saint Germain’de de Zaman Aşımı

 

Neymar’ın 222 milyon Euro'luk Barcelona’dan Paris Saint Germain’e (PSG) transferi ve Kylian Mbappé için PSG’nin 180 milyon € 'luk kredi alım anlaşmasına yönelik, FFP kurallarına uygun hareket etmediğinden hareketle UEFA PSG hakkında 2018’de bir soruşturma açmıştı. UEFA Kulüp Finansal Kontrol Kurulu (CFCB), PSG'nin FFP kurallarına uyduğuna karar verdikten sonra soruşturmayı 13 Haziran 2018’de kapatmıştı. Ancak UEFA bir incelemeden sonra bu soruşturmayı yeniden açmış ve 19 Eylül 2018’de de PSG’ye ceza vermişti. Bunun üzerine PSG, CFCB'nin gözden geçirme talebinin öngörülen 10 günlük süre sınırı dışında yapıldığını iddia ederek, zaman aşımı nedeniyle CAS’a gitmişti. CAS ta bu başvuruyu kabul etmiş ve ‘’davayı kapatma kararının "nihai ve bağlayıcı" olduğuna karar vererek, PSG aleyhine verilen 60 Milyon Euroluk cezanın uygulanamayacağına hükmetmişti.[17]  Bu sayede Körfez fonlarının oluk oluk aktığı, bir başka olağan şüpheli kulüp PSG önemli bir yaptırımdan kurtulmuştu.

 

manchester united psg1-1435933170-800

 

 

Hata Değil, Kasıt!

 

UEFA CFCB teknik bir hata yaparak (!), bu iki kulübün ciddi bir cezai yaptırımdan kurtulmalarına neden oldu. Zaman aşımı, delil yetersizliği gibi teknik ve usul yönünden yetersizliklerle dolu, ciddi ihmal ve kusur içinde olan UEFA’nın bu konularda hata yapma lüksü bulunmamaktadır. CAS’ın her iki kulübe ilişkin UEFA’nın vermiş olduğu cezaları, ‘’zaman aşımı ve yetersiz delil kapsamında’’ esastan bozup cezaları iptal etmesi, UEFA’nın hata ve ihmalinden daha çok, bu konularda kasıtlı davrandığını akla getiriyor. Avrupa’nın iki önemli ve olağan şüpheli kulübünün, UEFA’nın hata ve kusurlarından dolayı cezadan kurtulmaları, Merkez Lig kulüplerinin UEFA tarafından korunup kollandığının yönetsel ve hukuksal olarak ispatı niteliğindedir. Asıl işi inceleme, soruşturma ve kontrol olan bir birimin, en temel konularda hukuksal hata yapması, iyi niyetten uzak bilinçli bir UEFA politikası olarak karşımıza çıkıyor. Çevre Lig takımlarına karşı aynı ihmal, hata ve kusuru sergilemeyen UEFA’nın, Merkez Lig kulüplerine karşı böylesi bir politika içinde olması, UEFA'nın çifte standart uygulamasına yönelik ortaya koyduğumuz tezlerimizi destekleyici mahiyettedir. Tekrarlamak gerekirse: İki kulübün UEFA’nın ihmal ve kusurlarından dolayı önemli yaptırımlardan kurtulması, bir tesadüf ve hatadan daha çok Merkez Ligler lehine izlemiş olduğu bilinçli finansal futbol politikasının eseridir. CAS’ın verdiği bu kararlar UEFA adına bir utanç kaynağıdır.

 

UEFA’nın eksik soruşturma nedeniyle yeterli ve gerekli delilleri CAS’a sunmaması, zaman aşımına uğrayacak şekilde soruşturma ve incelemeleri başlatıp ceza vermesi doğal olarak, UEFA’nın bu konularda hukuken soruşturulmasını beraberinde getirir. Bu kasıtlı uygulamaların sportif, iktisadi ve mali sonuçları bulunmaktadır. UEFA bu sayede ‘’gizi faul’’ yaparak Avrupa futbolunda rekabeti Merkez Lig kulüpleri lehine yeniden düzenlemektedir. Manchester City gibi bir kulübün bir sezon Şampiyonlar Ligi’ne gidememesinin mali faturası en az 93.3 Milyon Euro’luk Şampiyonlar Ligi gelirinden mahrum kalmaktır.[18]

 

0 Manchester-City-v-Liverpool-UEFA-Champions-League-Quarter-Final-Leg-Two

Her hal ve koşulda Çevre Liglerin aleyhine bu gelişmeler nedeniyle, Çevre Lig takımları UEFA’ya karşı ortak bir platform temelinde mücadele etmeliler ve UEFA’nın FFP aleyhine bu kasıtlı ve hatalı uygulamaları nedeniyle soruşturulmasını sağlamalılar.

 

UEFA’nın Kasıt İçeren Hata, Kusur ve İhmalleri

 

UEFA’nın Manchester City’e ilişkin Football Leaks’te yayınlanan belgeler üzerinden 2012-16 arası FFP’e karşı yapılan usulsüzlüklere yönelik 2014’te açtığı soruşturma haklı ve yerinde bir soruşturmaydı. 

 

Ne var ki, UEFA bu soruşturma sürecinde çok önemli hukuksal hatalar yaparak, Manchester City’nin olası bir cezadan kurtulmasına olanak sağladı. 

 

Neydi UEFA’nın hataları? 

 

UEFA her şeyden önce ortaya saçılan Football Leaks belgelerinden hareketle Manchester City hakkında bir soruşturma açmak zorunda kaldı. Her ne kadar CAS’ın gerekçeli kararını henüz daha görmediysek te, bu konuya ilişkin değerlendirmelerimiz:

 

Zoraki(!) soruşturmaya temel oluşturan konulara ilişkin başlangıçta UEFA’nın, belgeleri yayınlayan Der Spiegel’den gönülsüzce de olsa, bilgi ve belge isteme yoluna gitmesi makul bir hareket olarak görülebilir. Der Spigel UEFA’nın bu talebini ret etti. İşte olay, buradan sonra başlıyor. UEFA ortaya yayılan kötü kokuların kaynağına gidebilmek için soruşturmayı genişletip binlerce belgeyi hackleyen ve daha elinde açıklanmamış binlerce belge olduğunu belirten Rui Pinto ile temasa geçme gereksinimi duymadan[19]

 108877433 pinto getty

 

Soruşturmaya medyada çıkan yayınlar üzerinden devam etti. Doğal olarak suçlamaları somutlaştıracak içerikten yoksun bir dosya ile Manchester City’e ceza verilmesi, akla muvazaa da getirmektedir. 

 

Der Spiegel’den ret yanıtı alan UEFA, soruşturmayı genişletip derinleştirerek, iddialarına dayanak oluşturacak ve cezayı haklı kılacak aykırılıklara ilişkin sağlam delillere ulaşabilirdi. Zaten UEFA yetkilileri ile Manchester City yöneticileri arasındaki mecburi ve sürekli ‘’dirsek teması’’, UEFA’nın bilgi ve bulguya ulaşmasına ortam ve olanak sağlamaktaydı. Dolayısıyla, FFP’e aykırı uygulamalar içindeki M.City’e yönelik, UEFA’nın elinde çok önemli bilgi ve belgelerin olmaması mümkün değildi. Bu kapsamda açılacak bir soruşturmada UEFA daha sağlam deliller ile bu davayı destekleyebilirdi. 

 

CAS’a gelen davada Manchester City’e verilen cezayı destekler maddi delillerin olmaması, verilen cezanın iptaline neden oldu. 

 

Bir başka önemli konu da 2012-16 arasında gerçekleşen işlemler için UEFA’nın zaman aşımını kesecek şekilde soruşturma açmaması konusu…UEFA’nın da saptamış olduğu usulsüzlüklere ilişkin zamanında gerekli soruşturmayı açmaması, akla bu işte bir kasıt olduğunu getiriyor. Asli görevi inceleme, denetleme ve soruşturma olan UEFA CFCB’nin bu konuyu atlaması zaten, City’e verilen cezanın şekil şartları bakımından uygun olmadığını ortaya koyuyor ki, bu durumda her hal ve koşulda zaten City CAS’a temyize gittiğinde, verilen cezanın bozulacağı açıkça bellidir. 

 

Manchester City’nin hesap hareketleri ortada ve sürekli UEFA tarafından denetleniyor iken, UEFA’nın gelirlerde oluşan aşırı şişkinliğe ilişkin yeterli kanıtı CAS’a sunamaması da bir başka ilginç olaydır. City’nin sponsorluk sözleşmeleri resmi rakamlarının, gerçek değerlerinin çok altında olduğu UEFA tarafından çok rahatlıkla, saptanabilirdi. Bu konuda ilgili taraflardan gerekli belge ve bilgi hukuken temin edilebilir ve buradan sağlanacak kanıtlar, dava dosyasına konulabilirdi. 

Zamanın UEFA başkanı Infantino bile City yetkilileri ile görüşmüş olmasına karşın, CAS’ın ‘’kulüp yetkililerinin UEFA ile işbirliği içinde olmadıkları’’ tespiti de hayli enteresan…CAS’ın kararında belirtilen, Manchester City’nin UEFA ile gerekli işbirliği içinde olmadığı” konusuna gelince, zamanın UEFA Başkanı Infantino ve diğer UEFA yetkililerinin Manchester City ile yaptıkları görüşmeleri nasıl yorumlamalıyız?

 

37698526 303

 

UEFA’nın sadece söylentilere dayalı, maddi delillerden uzak, içi boş ve üstelik te zaman aşımına neden olacak şekilde ceza verme yoluna gitmesi, bir çok soruyu da beraberinde getiriyor. Böylesi bir dosyaya dayalı olarak Manchester City’e verilen cezanın CAS’tan döneceğini UEFA’nın bilmiyor olması mümkün olmadığına göre, bu konuda UEFA’nın kasıt içeren hata, ihmal ve kusurlar içerisinde hareket ettiğine ilişkin düşünceler akla geliyor. Zoraki yürütülen, eksik ve yetersiz bir soruşturmaya bağlı verilen ceza sonuç itibariyle Manchester City’e bir ödül oldu. 

 

Man City and UEFA Logo 563f319b0974eb15ec22dfd61f722fef 1

 

Sonuçta

 

Buraya kadar yaptığımız açıklamalar, Footbaall Leaks’te bahsedilen konular, UEFA ve City yetkililerinin gizli görüşmeleri, benzer kasıtlı hataların PSG dosyasında da yaşandığı dikkate alındığında, UEFA’dan fena kokuların geldiğini söylemek çok da yanlış olmayacaktır. 

 

Bu soruşturma göstermiştir ki, UEFA FFP uygulaması ve denetimlerinde Çevre Lig takımlarına aslan kesilirken, Merkez Lig kulüplerine karşı kuzu görünümündedir. Aynı eyleme ya da aykırılığa, ligine göre karar veren UEFA, ısrarla çifte standartını Çevre Ligler aleyhine devam ettirmektedir. Bu bağlamda, güvenilirliğini yitiren bir futbol üst örgütlenmesiyle karşı karşıyayız. Kendi koymuş olduğu kurallara kendisi uymayan bir yönetsel yapıdan dengede ve adil bir rekabeti beklemek iflah olmaz bir iyimserlik olur. 

 

Finansal Fair Play kurallarını sürekli ihlal eden, benzer eylemleri nedeniyle bir çok kez soruşturma geçirmiş, ceza almış Avrupa’nın en zengin ve olağan şüpheli kulübüne ceza gelmemesi için, CAS’tan dönecek şekilde ceza veren bir futbol yapılanması, Avrupa futbolunun değil, olsa olsa futbolu zehirleyen aç gözlü ve pervasız zenginlerin olacağı bir futbol yarınını düşünmektedir. Bu yapı Platinin 2009’da yaşama geçirdiği ’’futbolun geleceğini garanti altına alan ve haksız rekabeti azaltacak, uzun vadede futbolun ölümünün önüne geçecek’’ Finansal Fair Play’in artık çöktüğünü bize gösteriyor. Finansal Fair Play’in ilk uygulamaya alındığı yıllardaki en önemli kurallardan birisi: ‘’Futbol dışı fonların futbola girmesine izin verilmeyeceği’’ idi. Bu kapsamda ‘’kulüp bünyesindeki ortak ya da başkan veya yöneticilerin kulübe borç olarak verdikleri paraların kaynaklarına iade edilmesinin sağlanacağı’’ UEFA tarafından Finansal Fair Play kurallar setinde karar altına alınmıştı. Oysa, bugün gelinen noktada, bu kural UEFA tarafından rafa kaldırılmış durumda. Finansal Fair Play sadece çevre liglere çalışan bir kural haline gelmiş durumda. Görünen o ki, ‘’Finansal Fair Play’’ PSG’nin Neymar transferinde zaten bizlere ömür olmuştu, ama artık Manchester City olayı ile tabutuna son çivi de çakılmış oldu. 

 

uefa-1

 

UEFA güvenilirliğini sağlamlaştırmak ve gerçekten de Avrupa’da futbolun geleceğini güvenceye almak istiyorsa, mutlaka çifte standart uygulamasına son vermelidir. Rekabeti bozan olumsuzlukları ortadan kaldırmalı, dengede rekabeti sağlamalıdır. Büyük kulüplerin lehine haksız rekabete izin vermemelidir. Beş büyük ligin dışındaki liglere de Avrupa futbolunun ihtiyacı olduğunu görmelidir. Sadece reyting uğruna, futbolun geleceği feda edilmemelidir. 

 

Ve buradan Çevre Liglere de tarihsel bir görev ve sorumluluk düşüyor. UEFA’nın bu haksız ve çifte standart içeren uygulamalarına karşı, ortak bir mücadele platformunda haklarını savunmalılar, sahip oldukları güçlerinin farkına varıp bunu harekete geçirmeliler.

 

Çevre Ligler bu işin sonunun gerekirse başka bir futbol örgütlenmesine evrilebileceğini, futbolun sadece merkez liglerden ibaret olmadığını, UEFA’ya ortak örgütlülük temelinde tek bir yumruk ve tek bir yürek olarak gösterebilirler. UEFA üzerinde bir kamuoyu baskısı yaratıp UEFA’nın kendisine çeki düzen vermesini sağlayabilirler. 

 

Bu nedenle diyorum ki: Çevre Ligler, UEFA’nın bu haksız ve adaletsiz uygulamalarına karşı birleşiniz ve güç birliği oluşturunuz. Kazanacağınız şeylerin toplamının, kaybedeceğiniz şeylerden daha fazla olduğunu biliniz. Adil, dengeli ve dürüst bir futbol ikliminin yaratılabilmesi sizlerin ellerinizde… 

 

Dipnotlar


 [1] David Conn, Richer Than God, Manchester City Modern Football and Growing Up, Published 2012 by Quercus in England, sh. 113. 

[2] https://i.redd.it/mt332b3ht2701.png 

[3] https://www.transfermarkt.com/premier-league/startseite/wettbewerb/GB1/plus/?saison_id=2010
 

https://www.transfermarkt.com/premier-league/startseite/wettbewerb/GB1

[4]https://tr.wikipedia.org/wiki/Manchester_City_FC

[5]https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/uk/Documents/sports-business-group/deloitte-uk-deloitte-football-money-league-2011.pdf
 https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/uk/Documents/sports-business-group/deloitte-uk-deloitte-football-money-league-2020.pdf

[6] Manchester City Annual Report 200/11, www. City football Group, sh. 31. 

[7]https://www.mancity.com/annualreport2019/downloads/mcfc_annual_report.pdf

[8]Bu konuda detaylı bilgi ve değerlendirmeler için bkz. Tuğrul Akşar, 21 Ağustos 2017, “Neymar Transferi ile Finansal Fair Play Sizlere Ömür!”  http://www.futbolekonomi.com/index.php/vizyon-misyon/4186-ffp-f inansal- fair-play-neymar-neymar-transferpsg.html 

[9] Manchester City Exposed, https://www.spiegel.de/international/ manchester- city-exposed- bending-the-rules-to -the-tune-of-millions-a- 1236346.html 

[10] https://www.spiegel.de/consent-a-?targetUrl=https%3A%2F%2Fwww.spiegel.de%2Finternational%2Fmanchester-city-exposed-bending-the-rules-to-the-tune-of-millions-a-1236346.html%23bild-1684c469-5674-4f72-a742-8942f129c320&ref=http%3A%2F%2Fwww.futbolekonomi.com%2Findex.php%2Fhaberler-makaleler%2Fgenel%2F122-tugrul-aksar%2F4912-manchester-city-mancity-fair-play-ffp-uefa-infantino-tugrul-aksar.html

[11] Bu konuda ayrı bir yazı ile şeyh’in ya da petrol milyarderlerinin, oligarkların futbol kulüplerine devasa paralar aktardığını sizlere anlatacağım. 

[12]"”Supplement to Abu Dhabi partnership deals", 
https://www.spiegel.de/consent-a-?targetUrl=https%3A%2F%2Fwww.spiegel.de%2Finternational%2Fmanchester-city-exposed-bending-the-rules-to-the-tune-of-millions-a-1236346.html%23bild-1684c469-5674-4f72-a742-8942f129c320&ref=http%3A%2F%2Fwww.futbolekonomi.com%2Findex.php%2Fhaberler-makaleler%2Fgenel%2F122-tugrul-aksar%2F4912-manchester-city-mancity-fair-play-ffp-uefa-infantino-tugrul-aksar.html

[13] https://www.getfootballnewsfrance.com/2018/at-manchester- city-the-owner -pays-sponsors-so-they-can-pay-the-club-mediapart/ 

[14] James Montague, Oyunun Efendileri, Futbolun Süper Zenginlerinin Önlenemez Yükselişi, İthaki yayınları, 1.Baskı, Haziran 2018, İstanbul, sh. 278. 

[15] https://www.mancity.com/annualreport2019/downloads/ mcfc_annual_r eport.pdf. 

[16] https://www.theguardian.com/football/2014/may/16/ manchester -city-fine- transfer-cap-uefa-ffp 

[17]]PSG appeal against reopened FFP case upheld
https://en.as.com/en/2019/03/19/football/1553011492_489823.html

[18] Manchester City’nin 2018/19 sezonunda Şampiyonlar Ligi gelirleri toplamı93.3 Milyon Euro’dur.
PSG’nin Şampiyonlar Ligi geliriyse 87.8 Milyon Euro olarak gerçekleşmiştir. https://www.uefa.com/MultimediaFiles/Download/competitions/ General/ 02/63/74/65/2637465_DOWNLOAD.pdf 

[19]Hüseyin Özkök, ‘’UEFA Hata Yaptı, City 2 Yıllık Cezadan Kurtuldu’’, 14 Temmuz 2020,
https://ajansspor.com/haber/mert-hakanin-yeni-takimini-canli-yayinda -acikladi-379964

Bu İçerik  689  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

24.09.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

1.118,38

1,43

 bjk BJKAS

3.69

-1,07

 fb FENER

29.58

-3,08

 gs GSRAY

4.90

-1,80

 trabzon TSPOR

5.13

-2,10

   SPOR ENDEKSİ 1.018,05 -2,14

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 26174165

SÜPER LİG 2020-21 SEZONU

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Galatasaray 

 2 2 0  0 5

1

4  6
2  Alanyaspor  2  2  0  0 4 0  4   6
3  Göztepe

 2

 1  1  0 6 2 4  4
4

 Karagümrük

 2  1  1  0 5

2

3  4
5  Beşiktaş  2  1  1  0 4  2  2 

 4

6

Antalyaspor

 2

1

1  0 3  1

2

 4
7

 Hatayspor

 2

 1 

1  0 2  0 2  4
8

 Fenerbahçe

 2  1 1  0 2

 1

1  4
9

 Kasımpaşa

 2  1

0

 1 2  1 1  3
10

 Erzurumspor

 2  1 0  1 3  3 0  3
11 Sivasspor  2

 1

0  1  2  3 -1  3
12  Kayserispor  2  1 0  1  1  2 -1

 3

13  Konyaspor  1  0 1  0  0  0  0  1
14 Gaziantep  2  0 1  1  3  5 -2  1
15  Trabzonspor

 2

 0 1  1  1  3

-2

 1
16

Gençlerbirliği

 2

 0 1  1  0  2 -2  1
17  Malatyaspor  2  0 1  1  1  4 -3  1
18  Denizlispor  2  0 1  1  1  5 -4  1
19  Ankaragücü  1  0 0  1  1  2 -1  0
20  Rizespor  2  0 0  2  1  4 -3  0
21  Başakşehir  2  0 0  2  0  4 -4  0

 

            

 

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.