x
19 Haziran 2020- Covid-19'un neden olduğu olumsuzluklar nedeniyle UEFA Geçici Acil Önlemler başlıklı bir bildiri yayınlayarak, Finansal Fair Play konusunda kulüplere bazı esneklikler sağladı. Bu kapsamda en önemli karar: 2020 mali yılın... 19 Haziran 2020- UEFA, 2020 sezonu Şampiyonlar Ligi'nde sezonun kalan maçlarının Portekiz'in başkenti Lizbon'da oynanacağını; 2020 finaline ev sahipliği yapmayı bekleyen İstanbul'un ise 2021 finaline ev sahipliği yapacağını duyurd... 5 Haziran 2020- UEFA Finansal Fair Play kriterlerine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Trabzonspor 1 yıl süreyle Avrupa kupalarından men edildi... 29 Mayıs 2020 -Türkiye Futbol Federasyonu,  Süper Lig'in 12 Haziran 2020'de seyircisiz başlayacağını açıkladı. 20 Nisan 2020- COVID-19 Avrupalı kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden takım değerlerini eritmeye devam ediyor. Premier Lig'de kulüplerin değerleri 2.2 Milyar Euro düştü.  20 Nsan 2020- COVID-19 nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik kayıplar 5 Milyar Euro'ya, Süper Lig'de de 1.5 Milyar TL'na ulaştı. 20 Mart 2020- KPMG'ye göre,  maç günü, yayın ve ticari gelirden mâhrum kalacak olan  Premier Lig, La Liga, Bundesliga, Serie A ve Ligue 1'de yer alan kulüplerin toplam kaybı 4 Milyar Euro'ya kadar çıkıyor. 18 Mart 2020 UEFA, EURO 2020'yi 2021 yılına erteledi. UEFA, 55 üye ile yaptığı toplantıda EURO 2020'yi 1 sene erteleme teklifini sundu. Bu teklif üye ülkeler, Avrupa Kulüpler Birliği ve futbolcuları temsilen katılan FIFPro tarafınd... 8 Mart 2020- Kulüplerbirliği yaptığı toplantıyla kur nedeniyle gelirlerin düşmemesi için gerekli çalışmayı başlatıı.  25 Şubat 2020- UEFA, Finansal Fair Play kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle Manchester City'e 2 yıl, kupalara katılmaktan men cezası verdi.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Futbolu Da Güzellikler Kurtaracak!

Futbolu Da Güzellikler Kurtaracak!

download 1

Ahmet Talimciler- 26 Şubat 2020 Kulüp başkanının kendisine ne söylenirse söylensin aşağıya atladığı bir yerde yarın öbür gün sizin taraftarlarınızın yapacağı eylemlere ilişkin söyleyeceklerinizin inandırıcılığı olmayacaktır.

 

Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan karşılaşma sonrasında maçı değil bu kez Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç’un tribünden atlamasını konuştuk. Eğer futbolu ve futbolun etrafından olan bitenler üzerinden yaşadıklarımızı gerçekten önemsiyorsak, gerek derbi mücadelesinin öncesinde, gerekse de sonrasında yaşanan gelişmeleri iyi analiz etmeliyiz. Bu açıdan ilk olarak maça gidiş veya dönüş yolunda taraftarların ülkenin her yerinde yaptığı ve adeta normal kabul edilen buna karşın son derece sıkıntı verici olan bir davranış şeklini eleştirerek işe başlayabiliriz. Tıpkı bu maça gidişleri sırasında hem Fenerbahçe taraftarları hem de Galatasaray taraftarları toplu ulaşımın kullanıldığı araçlarda kendileri ile birlikte seyahat eden insanları rahatsız edecek bir biçimde slogan atıp şarkılar söylüyorlar. Hatta sosyal medyaya da yansıyan görüntülerde olduğu gibi küfürlü tezahüratlar eşliğinde diğer yolcuları taciz ediyorlar.

Taraftar olmak ve maça gitmek tabii ki en doğal hakkınız buna karşın diğer insanları rahatsız etmemek ve onlara saygısızlık etmemek de yapmanız gereken bir davranış biçimi olmak durumunda. Semti, mahalleyi koruma argümanı üzerinden kendi taraftarlıklarını meşrulaştırma yoluna gidenlerin aynı yerde başkalarının da yaşam hakkı olduğu ve onların da bulunduğu gerçeğini artık öğrenmeleri gerekiyor. Küfürlü tezahüratlarla yolda, otobüste, metroda veya sokakta kendi kendinizi tatmin ederken sizin gibi olmayanları rencide ettiğinizi ve onları incittiğinizi de unutmamalısınız. Böyle yaparak sempati değil nefret duygularını arttırmakta olduğunuzu ve insanların sizlerden illallah ettiklerini görmelisiniz. Lütfen taraftarlıkla ergenlik arasındaki ilişkiyi ömür boyu sürdürme gibi bir hataya düşmekten artık vazgeçin! Taraftarlığın rakibinizi aşağılamaktan, onlara küfür ederek tatmin olmaktan çok daha farklı bir duygu ve ruh durumu olduğunu keşfedin. Futbol, içerisinde farklı duygu durumlarını barındırabilen bir spor dalı olduğu için çok ama çok sevilmektedir. Ve tıpkı hayatı olduğu gibi futbolu da güzellik kurtaracaktır.

Üzerinde durmamız gereken ikinci husus ise bir kulüp başkanının kendisine küfür edildiği gerekçesi ile tribünden aşağıya atlaması sonrasında yaşanan gelişmelere ait. Türkiye’de yıllar içerisinde kulüp yönetimleri ile taraftarlar arasındaki çizgi giderek belirsizleşmeye başladı. Bu durumun bir adım sonrası ise yöneticilik ile taraftarlığın birbirine karıştırılmasını beraberinde getirdi. Kendilerine uzatılan mikrofonların cazibesine kapılıp rakiplerine yönelik ifadeleri ardı ardına sıralayan yöneticilerden tutun da ezeli rakiplerinin bayraklarını yırtan yöneticilere kadar yaşanan örnekleri hep birlikte gördük. Ve bu yaşananlar her defasında rekabetin saha içinde olduğundan çok daha fazla ses getirmesine yol açtı. Koca koca adamların genç delikanlılar gibi kavgayı, küfrü ve şiddeti normalleştirmelerinin önü de bu sayede ardına kadar açılmış oldu. Bu açılan kapıdan sadece yöneticiler geçmediler onlara medya mensupları, teknik direktörler, futbolcular ve tabii ki taraftarlar da eşlik ettiler.

İşte bu her defasında yeni versiyonları sahneye konan filmin başrolünde bu kez Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç yer aldı. Kendisi ülkenin en önde gelen ailelerinden birisine mensup olmanın ötesinde Fenerbahçe Kulübü başkanlığı ile bambaşka bir konumda olduğunu zaten herkese göstermişti. Ancak, kendi şirketlerinde yönetici olan birisinin kulüp yönetiminde taraftar gibi hareket etmesinin getirebileceği sıkıntıları iyi analiz etmesi gerekmektedir. Spor kulüpleri her ne kadar taraftarlarla birlikte var olsalar bile onları ayakta tutan unsur yalnızca taraftarları değildir. İyi bir yönetim becerisine ihtiyaç bulunmaktadır ve burada devreye taraftarlık yapacak yöneticiler değil liderlik yapabilecek yöneticiler girmek zorundadırlar. Kulüp başkanının kendisine ne söylenirse söylensin aşağıya atladığı bir yerde yarın öbür gün sizin taraftarlarınızın yapacağı eylemlere ilişkin söyleyeceklerinizin inandırıcılığı olmayacaktır.

Burada bir parantezi de başkanın atlayışı sonrasında ahkam kesen ve kendileri de tıpkı taraftar yönetici tipolojisinde olduğu gibi formalı yorumculuk kategorisini kutsayan futbol medyası yorumcularına açmak gerekiyor. Ekranlarda yorum yapanların ama, fakat kelimeleri üzerinden şiddeti normalleştirmeleri kabul edilemez! Aynı durumda ben de olsam, bana da küfür etseler, hiç tereddüt etmeden atlarım tarzı ifadeler kullanarak ne kadar delikanlı olduğunuzu gösteremezsiniz? Şiddet fenomeninin sadece fiziksel boyutta olmadığını aynı zamanda dilsel ve psikolojik boyutlarda var olabildiği gerçeğini, kullandıkları erkeksi dil üzerinden her defasında şiddeti özendiren bu yorumcuların da görmeleri gerekiyor. Görmeme durumlarında ise eğer bu ülkede bir şiddet yasası söz konusu ise bu yasanın bu formalı yorumculara da uygulanması icap etmektedir.

Karşılaşmalar öncesinde rakiplerin birbirleri ile atışmasını gösteren koreografilerin yapılması, renkli görüntüler sunulması son derece etkileyici. Buna karşın rakibi aşağılayan, ötekileştiren ifadeler içeren pankartların ön plana çekilmesi veyahut yok sayılması ise tam aksi yönde etkide bulunmak suretiyle karşılıklı husumeti ve nefreti arttırıyor. Kulüp yönetimlerinin stadyumlarda buna dikkat etmeleri ve saygıyı öne çıkartacak bir yönetim anlayışını hayata geçirmeleri gerekmektedir. Kimse sizden rakibinizi sevmenizi isteyemez ancak saygı göstermeniz ve birlikte yola devam edebilmek için asgari müştereklerde buluşabilmeniz için ortak noktalar belirlemeniz gerektiğini söyleyebilir. Hayatlarımızda yeterince kötülük, sıkıntı, güçlük ve sevgisizlik zaten yer alıyor, hiç değilse futbol alanında biraz daha yüzümüzü güldürecek ve bizlere keyifli dakikalar yaşatabilecek güzellikleri de birlikte çoğaltabilelim.

Bir futbol maçı oynanıyor ve maçın bitiminde üzerine hiç vazife olmayanlar Fenerbahçe başkanının görevi bırakmasına ilişkin tweetler atıyorlar. Çok değil geçtiğimiz hafta sayın cumhurbaşkanı futbola ilişkin tarafsızlık vurgusunda bulunmuştu ancak görüldüğü kadarıyla kendisinin danışmanları bitaraf kalamıyorlar. Maçın hemen ertesinde bu ve benzer paylaşımlarla Fenerbahçe Kulübü başkanını hedef almaları aslında pek de şaşırtıcı değil. Ancak bu yaklaşımın siyasetin futbolu dizayn etme çabasının bir ürünü olduğunu görmek için de kahin olmak gerekmiyor. Bırakın futbol kendi akışı içerisinde yolunu bulsun ve siyasetin müdahaleleri ile farklı mecralara akmasın!{jcomments on}

Bu İçerik  294  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

06.07.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

118.050

1,99

 bjk BJKAS

3,58

0,32

 fb FENER

12,98

0,38

 gs GSRAY

2,84

-0,09

 trabzon TSPOR

7,41

0,67

   SPOR ENDEKSİ  77,104 5,06

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 25552045

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 30   18   9  3    57   27  30  63
2 Trabzonspor
 30  17  10 68  33  35  61
3 Sivasspor

 30

 15  9 6 50  33  17  54
4

Galatasaray

 30  14  10 6  49

 29

 20  52
5 Beşiktaş 
 30  15  5 10  50  38  12

 50

6

Fenerbahçe

 30

 14

 7 9  53  40

 13

 49
7

Alanyaspor

 30

 13

 9 8  53  33  20  48
8

Göztepe

 30  10  8 12  37

 40

 -2  38
9

Gaziantep

 30  9

 11

10  42  46  -4  38
10

Antalyaspor

 30  9  10 11  35  48  -13  37
11 Kasımpaşa
 30

 10

 6 14  44  51  -7  36
12 Gençlerbirliği
 30  8  8 14  35  49  -14

  32 

13 Denizlispor
 30  8  8 14  29  43  -14  32
14 Kayserispor
 30  8  7 15  36  65  -29  31
15 Konyaspor

 30

 6  12  12  25  40

 -15

 30
16

Malatyaspor

 30

 7  8  15  43  46  -3  29
17 Rizespor
 30  8  5  17  31  50  -19  29
18 Ankaragücü
 30  5  10  15  27  53  -26  25

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.