x
25 Şubat 2020- UEFA, Finansal Fair Play kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle Manchester City'e 2 yıl, kupalara katılmaktan men cezası verdi. 25 Şubat 2020- Galatasaray, 20 yıldır deplasmanda yenemediği Fenerbahçe'yi 3-1 yenerek seriyi bitirdi. 17 Şubat 2020- Beşiktaş başkanı Çebi: "Şu anda Beşiktaş'ın tek bir çıkış yolu var; Bağış kampanyası! Herkesten destek bekliyoruz, 1 lira da değerli, 10 bin lira da değerli. Beşiktaş'ı Beşiktaş'tan başka kimse kurtaramaz." 16 Şubat 2020- Premier Lig 2023'ten itibaren PremFlix isimli dijital platform aracılığıyla yayın haklarını satacak bir planlama içinde. Bu proje gerçekleşirse, Premier Ligin beklenen yayın geliri yıllık 24 Milyar Sterlin'e ulaşacak. 4 Ocak 2020- Türkiye Futbol Federasyonu 2019-20 sezonuna ilişkin takım harcama limitlerini belirledi. 2.4 Milyar TL'na yaklaşan harcama limitlerinin yüzde kırkı Beşiktaş Fenerbahçe ve Galatasaray'a ait.  26 Kasım 2019- Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın “Kimsenin borcunu silmedik, piyasa koşulları neyi gerektiriyorsa onu yaptık. Kulüplere nefes aldırdık” dedi. 4 Şubat 2019- Deloitte Para Ligi'nin 2017-18 Lideri 750 Milyon Euro'luk geliriyle Real Madrid oldu. İkinci sırada ise  690 Milyon Euro'luk geliriyle Barcelona yer alıyor. Türkiye'den tek takım Beşiktaş ise 167 Milyon Euro geliriyle 26.s... 27 Kasım 2018 - Futbol Ekonomisi raporu- Eko lig'in üçüncüsü yayınlandı. Rapora göre, Süper Lig 2017-18 sezonunda Türk Futbol gelirleri 3.2 Milyar TL'na ulaştı.  13 Kasım 2018- Alman basını tarafından 70 milyon elektronik belgenin incelenmesi ile ortaya çıkarılan skandalda UEFA’nın kirli sırları, ve kulüplerin menejerler ile olan uygunsuz ilişkileri belgelendi. 29 Ekim 2018-  10 Maçta 2 Galibiyet, 3 beraberlik, 5 mağlubiyet alan Fenerbahçe'de yönetim teknik direktör Philip Cocu'yu görevinden aldı. 
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Meğer Tamamen Duygusalmış

Meğer Tamamen Duygusalmış

a-milli-takim-kampini-sarsan-tartisma-53226

Ahmet Talimciler- 23 Haziran 2016  Biz bitti demeden bitmez diyerek geldiğimiz şampiyona finallerinde milli takım kampında prim tartışmaları yaşandığını ve futbolcular arasında bir ayrışma olduğunu bugünkü gazetelerden öğrendik.

 

 

Turnuvaya katılım için 500’er bin Euro primi az bulan milli futbolcuların kendi aralarında da anlaşamadığını ve hak ettikleri paraları almak için Fatih Terim’le görüştüklerini görünce, işin tamamen duygusal olduğunu bir kez daha anlamış olduk.

 

Katıldığımız ya da katılamadığımız bütün turnuvalarda prim şampiyonluğunu hiç kimseye bırakmayan bir milli takımımız var. 2008 yılındaki Avrupa şampiyonasını kazanan İspanyol futbolcular ya da finalde kaybeden Alman futbolcular, yarı finalde turnuvaya veda eden futbolcularımızdan çok daha az prim kazanmışlardı. Bu prim meselesini milli formanın her şeyin üzerinde olduğu ve ona göre davranılması gerektiği anlayışından ayırmayı çok iyi becerdiğimiz için nedense işin sadece milliyetçi boyutu bizi ilgilendiriyor. Buna karşın abartılı primler üzerinden durumu kurtarma çabalarımız ise her defasında duvara toslamayı sürdürüyor.

 

Benzer durumun ülke sporcularına vermeyi sürdürdüğümüz ödül yönetmeliğimiz çerçevesinde doping sorunu ile yakından ilgili oluşturduğu ayıpları hala kapatamadığımızı da belirtmeliyiz. Milyon Euro’luk transfer ücretlerinin konuşulduğu, süper lig futbolcularımızın ve eşlerinin milyon liralık arabalara bindiği görüntüler sık sık gazetelere konu oluyor. Futbolcuların ücretlerindeki vergilendirme oranlarının ülkenin çalışanlarına uyguladığı oranlardan daha düşük olması, kulüplerin yıllar içerisinde sık sık vergi indirimleri peşinde Meclis’te kamp kurmaları, işin sadece bir oyun olmanın ötesinde işlevleri de olduğunu ve bu durumun kamu vicdanında yankı bulduğunu ortaya koyuyor. Hatta ülkemizin önde gelen kulüplerimizin mali tablolarına yakından bakıldığında önümüzdeki dönem için yeni bir mali af paketi isteğinin kaçınılmaz olacağını bile söyleyebiliriz. Peki bu kadar allanıp pullanan ve üzerine titrenen, devletin tüm imkanlarıyla desteklediği futbol alanında elimizde ne var? Son anda katılmayı başardığımız ancak katılmanın ötesinde şu ana kadar herhangi bir varlık gösteremediğimiz bir turnuvanın içinde yer alıyoruz.

 

Gerek kulüp takımları, gerekse de milli takımlar düzeyinde 78 milyonluk bir ülke olmamıza karşın yeşil sahalara yansıttığımız performansımız son derece kötü. Futbol bizim ülke içindeki milli hassasiyetlerimiz ve oyalanmamız açısından bir hayli önemli bir enstrüman olarak varlığını sürdürüyor. Balon gibi şişirilen naklen yayın ihaleleri, milyon Euro’luk transfer bedelleri, yabancı teknik direktör ve futbolcuların mahkemelerden kazandıkları ekstradan paralar, hepsi birlikte ülke sporunun üzerini örten kocaman bir futbol örtüsünü oluşturuyor. Bu durum öylesine verimli bir öykü sunuyor ki başta siyasetçiler olmak üzere, toplumsal hayat içerisindeki pek çok kesim açısından vazgeçilmez bir alan olma vasfının korunmasına olanak sağlıyor. Tüm bu olup bitenleri saatlerce konuşarak futbol gevezeliğini hayata geçiren bir futbol medyamız ve oradan nemalanan onlarca insan var. Buradaki kanaat önderlerinin her fırsatta ülke futbolunun ne kadar etkili ve önemli olduğunu açıklayan yorumlarını, yazdıkları yazılara tanık oluyoruz. İstenilen sonuçlar kazanılmadığı takdirde ise aynı isimlerin durumu kurtaracak hazır reçeteler ya da klişeler üzerinden yorumlarını/yazılarını sürdürmekte olduklarını da biliyoruz. Aynı medya mensupları, maç bitimindeki basın toplantısında yaşanan kötü sonuca rağmen milli takım sorumlusuna durumun nedenlerini bile soramıyorlar! Herkes gibi onlar da evirip çeviriyorlar, kral çıplak diyemiyorlar!

 

Var olan düzenin aynen sürmesini ve bulundukları pozisyonlarda herhangi bir sakınca yaşanmaması için suskunluk yasasına biat etmeyi tercih ediyorlar. Ama bir taraftan da diğer maçlarla kıyaslandığında durumun ne kadar kötü olduğunun da farkındalar. Bu turnuvada yaşadıklarımız üzerinden hesabın Arda Turan’a kesileceği gibi bir durum var ortada. Zaten İspanya maçının ikinci yarısı boyunca da tribünlerin takımın kaptanını ıslıkladığını ve onun da bu duruma sinirlenip defansa geri geldiği bir maç yaşadık. Maçın bitiminde futbolcuların, teknik heyetin ve medya mensuplarının bu ıslıklama hadisesine vurgu yapmaları şaşırtıcı olmadı. Ancak şurasını unutmamak gerekiyor ki bu toprakların insanı için kahramanlaştırma süreci çok hızlı gerçekleştirilebildiği gibi yerden yere vurma süreci de bir o kadar hızlı olabilmekte.

 

Sosyal medyadaki eleştirilerin sahadakilerden çok daha ağır olduğunu çünkü insanların reklamda oynayan kaptanlarının sahada da oynamasını istediği gerçeğini de es geçmemeliyiz. Tabii burada milli takımımızın sorumlusu olan Fatih Terim’e yönelik eleştirilerin dozajının hakaret sınırlarını kat be kat aştığı gerçeğini de vurgulamalıyız. Hocaya sinirlenip onun hamile olan kızına yönelik ağza alınmayacak hakaretler yağdırmak, doğmamış çocuğa yönelik beddualar da bulunmak ne akla ne de vicdana sığar. Bu ülke insanın çok ciddi bir vicdan sorunu var ve güçlüden yana olma sevdası nedeniyle kendisi gibi olmayan, düşünmeyen, giyinmeyen, inanmayan, cinsel tercihi benzer olmayan her türlü kesime karşı hoşgörüyü tercih etmiyor. Bu ikiyüzlü yapıdan en çok da ülke gündeminden inmeyen isimlerin ders alması gerekiyor, çünkü insanımızın uçlarda gidip gelme duyguları en tepedeyken bile tepe taklak olmanıza yol açabilir. Daha altı ay öncesine kadar Bayrampaşalı Arda Turan’ın ıslıklanacağını kim düşünebilirdi.

 

Milli formanın 78 milyonun ruhunu temsil ettiğini reklamlarda dile getiren Fatih Terim’in, oynanan iki karşılaşmada bırakın bu ruhu, takım ruhunu bile veremediğini gördük. Bu ülkede gerçekten milli formanın ağırlığını hisseden, hocanın göreve geldiği gün kullandığı ‘gönüllerin milli takımını’ oluşturabilmek için aslında en az futbolu konuşmamız gerekiyor. Ülke içindeki yaşanan ayrışma, hoşgörüsüzlük, vicdansızlık hali futbola da yansıyor, milli formayı gerçekten ıslatacak, canını başını ortaya koyacak futbolculara ihtiyacımız var. Ancak bu durumun yaratılabilmesi için futbolumuzun içinde bulunduğu bu hayalet alemden ve devlet sponsorluğundan da kurtarılmasına ihtiyacımız bulunmakta. Oyunun içinde ve dışındaki her türlü farklılığı konuşamadığımız ve bunları sahaya yansıtamadığımız sürece, seyrettiğimiz milli takımın forması bile bize tanıdık gelmeyecektir. Duygusallığı sadece maddiyata indirgeyen bir futbol mantalitesi sayesinde futbolumuzun ne kadar kısır, anlaşılmaz ve sevimsiz olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz. Bu ülke insanı için futbol önemli bir alandır ve bu alan hakkını verecek şerefiyle oynayacak insanlar tarafından idare edilmelidir. {jcomments on}

   

Bu İçerik  1786  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

21.02.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

116.979

1,16

 bjk BJKAS

2,95

-0,03

 fb FENER

16,28

0,03

 gs GSRAY

2,97

-0,15

 trabzon TSPOR

5,94

-0,29

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 24199593

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 23   13   7   3    43   23  20  46
2 Trabzonspor
 22  13  6  3  49  23  26  45
3 Galatasaray

 23

 13  6 4 39  18  21  45
4

Sivasspor

 23  13  6 4  42

 26

 16  45
5 Alanyaspor 
 23  11  6 6  41  22  19

 39

6

Fenerbahçe

 23

 11

 5 7  42  29

 13

 38
7

Beşiktaş

 23

 11

 4 8  36  30  6  37
8

Göztepe

 22  9  7 6  29

 24

 5  34
9

Gaziantep

 23  8

 7

8  34  36  -2  31
10

Gençlerbirliği

 23  7  6 10  32  39   -7  27
11 Antalyaspor
 23

 6

 7 10  25  40  -15  25
12 Malatyaspor
 22  6  6 10  35  32   3

  24 

13 Denizlispor
 23  6  6 11  21  32  -11  24
14 Rizespor
 22  7  3 12  22  34  -12  24
15 Konyaspor

 23

 4  9  10  19  32

 -13

 21
16

Ankaragücü

 23

 4  8  11  20  39  -19  20
17 Kasımpaşa
 23  5  4  14  31  49  -18  19
18 Kayserispor
 23  3  7  13  24  56  -32  16

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.