Yabancı Sınırı Kalktı, Menejerlerin Gözü Aydın!
- Doç. Dr. Recep CENGİZ

- 8 Oca 2015
- 2 dakikada okunur
Hafta sonu maç olmasını heyecanla bekleriz; daha önceki başarılarımızı hazla hatırlarız; kötü bir yenilgi ya yapılan yanlış transferi, ya yapılmayan önemli transferi hatırlatır.
Esasen transfer olmaksızın futbol yaşamı bir hayli sıkıcı da olur. Transferler futbola renk katar; onun tuzu biberi olur.
“Sınırlama nedeniyle tribünde oturttuğunuz futbolcular; takımın gereksiz yere eksik oynamasına veya maç kaybetmesine neden oluyor” tartışması yapılırken, Futbol Federasyonu sınırlamayı kaldırdı.
Futbol antrenörleri gelişim seminerinde konuşan Sayın Demirören ve Terim’in ifadelerine göre, bu uygulama ile altyapıdan daha çok futbolcu yetişecek, yeni Arda’lar Avrupa’da boy göstere-cek…
Bu sözleri normal bir futbol adamı söylese anlarız da, icranın başındakilerden duymak biraz garip oluyor.
Hatırlarsak, bu kural getirildiği zamanda; altyapıdan futbolcu yetişmediği, Türk gençlerinin önünü açmak gerektiği anlatılıyordu. Şimdi yabancı sınırlaması kaldırılıyor, aynı şeyler tekrar ediliyor. Anlaşılan ciddi bir hafıza sorunu yaşanıyor.
Üstelik “yabancı sınırlamasının kalması” ile “altyapıdan futbolcu yetiştirmek” ve yetiştirdiğiniz futbolcunun, Avrupa kulüplerine transfer edilmesi aynı şey değildir.
Futbolcu yetiştirmek, yetiştirdiğiniz futbolcuyu yurt dışına transfer etmek veya yurt dışından futbolcu transfer etmek birbirinden farklı ele alınması gereken konudur.
Futbolcu yetiştirmek, ciddi bir politika; çağdaş bir yönetim, güçlü bir ekonomi; modern tesisler; planlı, programlı, bilimsel bir futbol eğitimi; önce insan, sonra futbolcu felsefesi gibi temek unsurları içinde barındırır. Alt yapılarda antrenman yaptırmak, futbolcu yetiştirmek anlamına gelmez.
Yurt dışına transfer için,futbolcumuzun eğitim ve kültür seviyesini yükseltmemiz, Avrupa’da görev yapan teknik direktörlerimizin olması, kulüpler ve Milli takımlar düzeyinde (2000 Galatasaray’ın UEFA Avrupa ve A-Milli takımımızın 2002 Dünya kupası sonrası yurt dışına transfer olan futbolcu sayısını hatırlayalım)başarılar elde etmemiz ve transfer pazarımızı oluşturmamız gerekir.
Yurt dışından futbolcu transfer etmek için, futbolcuların sayı ve niteliklerinin belirlenmesi, adayların araştırılıp izleme komitesi tarafından bulunması, bulunan adaylar arasından en uygun olanın tercih edilmesi transfer sürecini oluşturur.
Her kulübün farklı bir transfer politikası, her teknik direktörün farklı bir oyun anlayışı olsa da transferde temel alınması gereken bazı önemli noktalar vardır.
Bu süreçte transfer edilecek futbolcunun:
Oynadığı lig ve millilik düzeyi,
Performans değerleri; kuvvet, sürat, dayanıklılık, çabukluk vb.Örneğin, Fenerbahçeli Diego Ribas ve Galatasaraylı Goran Pandev, teknik direktörlerinin ifadesine göre kuvvetlenirlerse (bu arada devre bitti!) oynayacaklar.
Sağlık sorunu; kronik sakatlığı, kilo problemi vb.
Saha içi davranışları; sorumluluk almak,problem çözme becerisi, kişiliği, öfke kontrolü, saldırganlık ve şiddet eğilimi, liderlik özelliği vb.
Saha dışı yaşantısı; alkol, kumar veya gece hayatı gibi performansını olumsuz etkileyecek kötü alışkanlıkları vb.
Uyumu; yaşadığı yer ile kendi kültür, inanç, değer ve aile yaşantısının uyuşması gibi ihtiyaçlar belirlendikten sonraki en önemli aşama alternatif sayısının zenginleştirilmesidir. Bu zenginlik, doğru ve sağlıklı bir transfer anlayışının bulunduğunun göstergesidir.
Transfer politikası belirlerken, transferin ilke ve prensipleri dışına çıkmak, yön göstermek, kural koymak doğru değildir. Çünkü transferlerdeki kural, ilke ve prensipler futbolun doğası ve anlayışına dayanmalıdır. Yoksa iş Kayserilinin kısadan hissesine döner;
Kayseriliye sormuşlar:
-2 kere 2 (2x2) kaç eder?
Kayserili düşünmeden, soranın yüzüne uyanık bir şekilde bakarak sormuş:
-Alcezmi, satcez mi?






















Yorumlar