top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Ukrayna'da Ofsaytı Demirören ve Lucescu Bozdu!

Geçmişte kulüp takımlarında olduğu gibi yönetimsel becerisizlerini gizlemek ve sorun çözmek için sorumluluk almak yerine yıllardır, Türk futbolunda hep “Gelip işleri düzelteceği beklenen kişi” olarak medya da yer alan Lucescu’yu “bir kör” zorunluluktan  milli takımın başına getirerek devrim yaptık!

 

Türk  antrenörler, milli takım düzeyine ulaşmadığı(!) için Lucescu’lu Milli takımımız, Dünya Kupası elemelerinde Ukranya’ya 2-0 yenildi. Yine “hüsran”, yine kaos”, yine “suçlu arama sevdasına” başladık. 

Buna gerek yok!

Biz futbolu “duygularımızla”, onlar “akıllarıyla” oynadı. 

Biz “savunduk”, onlar “hücum” etti.

Biz “dağıldık”, onlar “konsantre” oldular. 

Biz “formalite”, onlar “organize”idiler.

Biz “bağırdık” onlar ”iletişim” kurdu. 

Biz “gaz verdik”, onlar “stratejik plan” yaptı. 

Biz “macera”, onlar “saygınlık” peşindeydi.

Biz “kendimizi” kaybettik, onlar “maç” kazandı. 

Hepsi bu…

***

Hepsi bu olmaz/olamaz/olmalı derseniz, maçı İzahı yapılmayıp, mizahı yapılan olaylar” üzerinden analiz edelim:

- Milli takımda Teknik direktör değişikliğini nasıl yorumlamak gerek?

“Gitti tatarı geldi beteri” 

- Yıldırım Demirören: Hakemleri, özellikle karşıdaki yardımcı hakemi 'Collina'ya şikayet edeceğiz'…

“Biz, kendisini kime şikayet edelim?” 

- Federasyon başkanı Yıldırım Demirören’den bir gaz alıp medyaya versek 'Fatih Terim dönsün' diye kampanya başlatırmıyız?

“Fatih Terim'i yeniden çağırmak için yollamadık mı?

- Lucescu lig takımlarında oynayan Türk futbolcu yok…

“Federasyonun Lucescu’yu, Türk vatandaşı yapması çok güzel oldu!”

- Beşiktaşlı Oguzhan’ı önce formsuz diye Milli takıma almayan, baskılar artınca tekrar almak zorunda kalan Lucescu’nun “Sadece aptallar fikirlerini değiştirmezler” sözüne ne denir?

“Akıllı insanlarda, düşünmeden fikirlerini beyan etmezler” 

-A Milli Takım, Ukrayna karşısında sahada tel tel dökülürken, yedek kulübesinde Arda, Burak, Caner ve Selçuk’un cep telefonlarıyla sörf yapmasına ne demeli?

“Hoşgörülü olmak gerek, Fatih Hocalarına mesaj atıyorlardır.”

Niye?

Bir grup, Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel bölümü öğrencisi, Fatih Terim ve damatlarıyla tartışan (Kebapçı Celal) Selahattin Aydoğdu'nun birebir heykelini yaptı ya…

- Emre’nin dediği gibi halkımıza kurban bayramında güzel bir mesaj versek...

“Müslümanlar domuz eti yemez, Sihler sığır eti yemez; Hindular ise hiç etyemez. Müslümanlar içki içmez, Sihler sigara içmez, ama içki içebilirler. 

Dur! Kafam karıştı… 

Yani hepsi aynı şey sadece biraz farklı değil mi?” 

Evet.

- Bu cevaba sinirlenen, Emre Belözoğlu, Şener'e patladı 'Senin oynayacağın topu...' dedi. Emre’nin yerinde siz olsaydınız ne derdiniz?

“Seni bu takımda oynatanın….”  Demezdim!

- Arda Turan ve Şener Özbayraklı'nın aynı anda taç kullanmasını nasıl değerlendiyorsun?

“Aynı anda taç attılar ama aynı sahada oynayamadılar.”

- Ukranya'ya karşı sergileyeceğimiz oyunu çok iyi planlamamız gerekirdi, olmadı.. Milli Takımımız'da Volkan Babacan ve Emre dışında iyi oynayan yoktu, tel tel dökülen (Lucescu dahil) çok olunca “ilk golde ofsayt, ikinci golde top dışarıdan çevrildiği zaman aut, Cengiz’in pozisyonuna penaltı” verilseydi skor ne olurdu?

Erman Toroğlu: “Ukrayna golü ofsayt, bizim takımın tümü ofsayttı, hiçbir şey olmazdı” diyor. 

“Erman Toroğlu doğru, fakat eksik söylüyor: Uydudan bakınca Türkiye’den net görülüyor, Cengiz’in pozisyonu net penaltı, ancak ofsayt’ı Demirören ve Lucescu bozuyor.”

 
 
 

Yorumlar


bottom of page