Trabzon’un Gençleri Kerndisine Benziyor!
- Doç. Dr. Recep CENGİZ

- 6 Nis 2019
- 2 dakikada okunur
Trabzonspor’u skoru önemli olmaksızın hikâyesinden ders çıkarılacak bir takım olarak izleyenlere, Türkiye liglerinde farklı bir takım olduğunu sezinletiyor.
Oyunu belirli bölümlerde o kadar tempolu ve hızlı kioynadılar ki izlerken kendimizi Karadeniz sularında hissettik. İyi futbol oynamak Trabzonsporlu futbolcular için lisanslı olmanın karşılığı değil, Karadeniz karakterinin yansıması gibiydi…
Kimi zaman sakin, kimi zaman hırçın ve dalgalı ama her zaman bereketli…
Emiri, Ekuban, Nwakaeme, Sosa gibi lig seviyesinin altında hiçbir yabancı futbolcusu olmayan Trabzonspor da genç futbolcuların yetenek ve becerilerinin çağdaş futbolun gereklerine göre şekillenmesi Türk futbolu ve Trabzonspor için çok büyük bir kazanımdır.
Takımda oynayan, Trabzonlu her genç futbolcu izleyenlerde bir duyarlılık yaratmış.Tribünde; üstlerinde takım forması, boyunlarında atkı ve ellerinde bayraklarla kadın, erkek, çocuk, yaşlı veya gençler hepsi birbirine benziyor. Çokça tezahürat etmelerine rağmen, aralarında pek konuşken tartışmalı pozisyonlardan çok heyecanla kendi çocuklarından sözler ediyorlar.
Ciddi bir emek ürünü olarak ön plana çıkan bazı genç futbolcuların performans ve özelliklerine baktığımızda:
Abdulkadir Ömür; taraftarın umudunu yitirdiği, takımın direnme gücünün tükendiği zannedilen bir anda insanlara umut veren, oynama arzularını kamçılayan özel futbolculardan…
Abdulkadir Parmak; teknik kapasitesi yüksek, çabuk, süratli, rakip defansın dengesini bozabilen, disiplinli ve sonuç odaklı bir futbolcu…
Artaslan; kendi yeteneklerine güveniyor. Oyunu basit ve verimli oynuyor.Top ayağına yakışıyor...
Hüseyin Türkmen;mücadele gücü yüksek, faul yapmadan sert oynaya biliyor. Dengeli, hamle ve zamanlama hatası yapmayan, defansı ve oyunu yönetme becerisi yüksek bir futbolcu…,
Murat Cem Akpınar; oynadığı zamanlarda yetenek ve becerisi ile neyi, nasıl yapacağını gösteriyor…
Kamil Ahmet; Çabuk ve mücadele gücü yüksekolarak oyunu iki yönlü oynuyor. Her antrenörün aradığı futbolcu tipi….
Ebrar;nüfus cüzdanı ile lisansı aynı anda çıkarılmış gibi taraftarı etkiliyor…
Uğurcan Çakır; pozisyon alması, refleksleri, sakin kalması, özgüveni, isabetli pasları ve etkili iletişim özellikleriyle çok özellikli bir kaleci olduğunu gösteriyor.
Yusuf Yazıcı; üstün sportif yetenekleri, lider davranışları, iletişim becerisi ile her takımda olması gereken, oyunu her pozisyon ve taktikte oynayabilen bir futbolcu.Lessing'in bu konudaki bir sözü kulağa çok hoş gelmektedir: "Kimi insanlar ünlüdür; kimileri de ünlü olmayı hak ederler."
Bu futbolcuların yanı sıra takımda olan Muzaffer, Koray, Berkay, Tunahan, Behül, Kerem, Oğuzhan ve ali gibi diğer genç futbolcuları satranç ustası gibi sabırla yönetip, büyük bir strateji ile oynatan Teknik direktör Ünal Karaman’ın hakkını teslim etmemiz gerekirse…
Ünal Karaman;mizacı sert gibi gözükse de dikkatlice bakıldığında yüzü kararlılık ve sağlam bir iradeyi samimiyetle yansıtıyor.
Kişilikli futbol anlayış ve inancını genç ve dinamik kadrosuna yansıtıyor. Özellikle genç futbolcular ile takım arasında duygusal bir bağ kurma becerisi geliştirmiş, yapılması gerekenin yapılacağından emin gözüküyor.
Başarısızlık halinde sorumluluğunu almaktan korkmuyor. Herkesin dilindendüşürmediğifairplay ilkelerini slogan olarak kullanmıyor, yaşıyor, takımına yaşatıyor.
Hakemleri eleştirerek kendi kusurlarını kapatmak isteyen, teknik direktörmodasına uymuyor.açık, netentelektüel bir kimlikle yanıt veriyor.
Taraftarlara iyi futbol zevkini aşılıyor.
Kulüp ortamı ve taraftarlar tarafından kabul ve saygı görüyor.
Sonuç olarak, Trabzonspor’da birtakım duyarlıkları okşayacak genç futbolcuların forma şansı bulmaları, yönetsel bir gereklilik olarak ortaya çıkmış olabilir. Ancak, futbolun realitesiyle, yönetimin tercihleri birbirine uyuyor. Önemli olan da bu değil mi?





















Yorumlar