top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Top Sahada, Bomba Yüreğimizde Patlıyor

Yönetici değilim, Antrenörlük yapmıyorum, futbolu bırakalı çook oldu. Ben bir eğitimci, yazarım. Beni herşeyden çok insanlar ilgilendiriyor.

Galatasaray’ın 4.4.2 yerine 4.2.3.1 oynanması gerektiği üzerine hiç de üstüme görev olmayan taktik akılları verecek değilim. Ancak “hergün ülkemin bir bölgesinde kardeşlerimin ölmemesi özlemim var.”

Yine futbol terörü, yine kalleşçe bombalı saldırı, yine şehit, yine yetim çocuklar, yine kan ve gözyaşı.

Bir ülke coğrafyası, tarihi, kültürü, dini, dili, devleti, politikası ve sporundan önce insanlarıyla vardır.

Politikacı, eğitimci, doktor, mühendis, işçi, memur, öğrenci veya spor adamı… Ne olursanız olun, lütfen!

Kininizi, nefretinizi, önyargınızı, yandaşlığınızı, soydaşlığınızı ve husumetinizi bir anlık unutun. Elinizdeki akıllı telefonlarınızı bir kenara bırakın; televizyondaki dizilerinizi, evlendirme ve eğlendirme programlarınızı izlemeyip bir gözlemde bulunmazını öneriyorum.

-Stadyumun çevresinde karşılıklı biriken iki faklı taraftar grubunu lütfen seyredin. Sanki birbirinin gırtlağına sarılacak, birbirlerini boğazlayacak iki düşman grup… Yumruklar sıkılmış, çene kasları gerilmiş, gözlerinden kin ve nefret kıvılcımları saçan iki düşman ordusunun öncüleri

”Burası ……. Buradan çıkış yok”, “Ölmeye ölmeye ölmeye geldik…” Sözde takımlarını destekliyorlar.

-Trafikte karşıdan karşıya geçmek için karşılıklı biriken iki faklı insan grubunu lütfen seyredin. Sanki birbirinin gırtlağına sarılacak, birbirlerini boğazlayacak iki düşman grup… Birbirini süzen, birbirine aşağılayarak bakan, burnundan soluyan, gözlerininin feri sönmüş yurdum insanı…

 “Çekil önümden aptal…”, “Geri zekalı, önüne baksana…” Sözde trafikte karşıdan karşıya geçiyorlar.

-Saha da oynanan futbolu değil, iki faklı taraftar grubunu lütfen seyredin. Sanki birbirinin gırtlağına sarılacak, birbirlerini boğazlayacak iki düşman grup… Yumruklar havada, ağızlarından sadece tükrük salgısı ve galiz küfürler çıkan; boynu atkılı, eli sopalı ölmeye hazır kahraman taraftar birliğinin neferleri…

 “Şehitler ölmez, vatan bölünmez…”, “Çocuklar ölmesin maça gelsin...” Sözde maç yapıyorlar.

-Boşanan çiftlerin karşı karşıya gelmelerini lütfen seyredin. Yumruklar sıkılmış, çene kasları gerilmiş, gözlerinden kin ve nefret kıvılcımları saçan; boşandığı için namusunu yitirmiş azrail kılıklı ve son nefesi için şahadet etme çaresizliğini yaşayan iki insan...

“Hayatımı mahvettin…”, “Şerefimi beş paralık ettin…” Sözde barışıp, yuvalarını kurtarmaya çalışıyorlar.

-Müsabaka sonunda kulüp yöneticisini lütfen seyredin. Sanki kan davalısını görmüş; birbirinin gırtlağına sarılacak, birbirlerini boğazlayacaklar… Zihin açıklığı ve karanlığına mahrum, şuursuz söylemler, almış başını gidiyor.

 “Sabrımızı zorlamasınlar…”, “Herkes haddini bilecek…” Sözde kulüp haklarını koruyorlar.

Politikacıları lütfen seyredin. Meclis kürsüsü, komisyon, grup toplantısı, yurt içi ve yurt dışı fark etmiyor. Sanki birbirinin gırtlağına sarılacak, birbirlerini boğazlayacak dört düşman grup… Her şehit haberinden sonra “Kimse kararlılığımız sınamaya kalkmasın, kimse sabrımızı taşırmasın” gibi muhatabı tam olarak kim belli olmayan mesajlar.

“Vatan haini…”, “Diktatör…”, “Hesap verecekler…”, “Savcılar gereğini yapacaklar…”  Sözde siyaset yapıyorlar:

-Saha da oynanan futbolu değil, hakem ve futbolcuları lütfen seyredin. Sanki birbirinin gırtlağına sarılacak, birbirlerini boğazlayacak iki düşman grup… Yumruklar sıkılmış, çene kasları gerilmiş, gözlerinden kin ve nefret kıvılcımları saçan iki düşman ordusunun öncüleri…

“İşine bak sen…”, “Bu işi yapamıyorsan yapmayacaksın…” Sözde müsabaka ve takımlarını yönetiyorlar.

 -Üniversite çevresinde karşılıklı biriken iki faklı öğrenci grubunu lütfen seyredin. Sanki birbirinin gırtlağına sarılacak, birbirlerini boğazlayacak iki düşman grup… Yumruklar sıkılmış, çene kasları gerilmiş, gözlerinden kin ve nefret kıvılcımları saçan iki düşman ordusunun öncüleri…

“Ya Allah bismillah Allah hu Ekber…”, “Direne direne kazanacağız…” Ülkeyi sloganla koruyor ve kurtarıyorlar

-Okulda öğretmen ve öğrenci grubunu lütfen seyredin. Sanki birbirinin gırtlağına sarılacak, birbirlerini boğazlayacak iki düşman grup… İki ayrı gezegenin insanı…

“Birinin elinde sopa, diğerinin elinde telefon…” Çağdaş eğitimin defolu ürünleri… Uzun lafın kısası, Kültürel kirlilik, Zihinsel körlük içinde olan bu insanlar, geleceğe ilişkin belirsizlikler, sosyal çözülme, toplumsal çelişkiler ve şiddet, Sakin olmayan ülkemde,  sakin kalmaya çalışan insanların “huzur ve güven” arayışı içine girmesine neden oluyor. Sonuç olarak Gazali’nin dediği gibi “Mezardakilerin pişman olduğu şeyler için, dünyadakiler birbirini yiyiyor.”

 
 
 

Yorumlar


bottom of page