Türk Futbolunda Yönetici Sorunu
- Doç. Dr. Recep CENGİZ

- 19 Oca 2016
- 2 dakikada okunur
Futbol kulüp yöneticilerilerle ilgili yazılarıma, artık “yeter” dediğimi düşünüyordum. Bu nedenle, “yönetim sorunlarına “bir süre ara vereyim” demiştim.
Ancak, Galatasaray, Gençlerbirliği ve Mersin İdman Yurdu’nun teknik direktörler seçimi ve gönderilmesinde etik dışı tutumu ve bunun uyandırdığı tepki, aynı konuya bir kez daha dönmeme neden oluyor.
Olması gereken ve arzulanan futbol yönetimi kural, yönetim ilke ve prensiplerine uymaya, tarafların söz ve davranışlarına özen göstermesine bağlıdır. Bunlar arasında yöneticilerin kulüplerini kurumsal kimlikle yönetmesi, etik davranması, çalışanlarına vefa göstermesi, bilgi ve birikim sahibi olması özetle “güven vermesi” önemlidir.
Dünyanın her yerinde; yöneticilerin, teknik direktörlerini “tercih etmek” veya “tercih etmemek” yetkileri vardır. Ancak bu yetkiyi “keyfi” olarak kullanmak hakkı, kimseye verilmez. Kurumsallışmış kulüplerde, yöneticiler; makul, mantıklı ve doğru “gerekçe” açıklamak zorunluluğu hissederler. Bizde gibi başkanın, yönetim kurulunun onayını almak gereği hissetmeden “Ben böyle uygun gördüm” veya bir diğer başkanın “Benim haberim yok, yöneticiler karar almış” açıklamasıyla yetinmeleri “kara mizahtan” başka bir şey değildir.
İki süper lig kulübü teknik direktörünü değiştiriyor, birinin başakanının diğerinin yöneticilerinin haberi yok! Yani bir kulübümüzde “başkan”, diğer kulübümüzde “yöneticiler” yetki konusunda istismarda sakınca görmemektedirler. Yöntem konusunda “ben bilirim”,“benim ilke ve prensiplerim”, “benim sistemim” “benim kurallarım” veya “benim sözüm geçerli” gibi saplantılı ve egoları kabarık katı bir görüntü sergiliyorlar. Oysa ki, “ben bilirim” dedikleri konuları onlara öğreten kişi ve kaynakları yok sayıyorlar.
Yasaların, futbol kulüplerinde yetki tanıdığı insanlar, kendilerini “salt yetkili” sayarak bu yetkiyi keyfi kullanmanın sorumluluğundan kaçamazlar. Yönetim bir sanattır, daha da önemlisi felsefi ilkedir. Gerçekçi, tutarlı ve mantıksal olmayı içerir. Bu anlayış içerisinde yetkinin yapısal içeriğinde şu özellikler mevcuttur:
- Yetki örgüt tarafından kişiye verilen bir güçtür.
- Yetki, sınırları önceden belirlenmiş olan görevlerin gerçekleştirilmesine yöneliktir.
- Yetki, örgütsel amaç ve hedeflere verilir.
- Yetki, kişisel duygu ve düşüncelere göre kullanılamaz.
- Yetki, örgütsel sınırlar içinde geçerlidir.
- Yetki, ödüllendirme ve cezalandırmayı da kapsayan bir özelliğe sahiptir2.
Çağdaş kulüp yönetimi açısından bakıldığında ise “görev, yetki ve sorumluluk”karmaşasının yaşandığı bir günümüzde tartışılması gerekn iki husus vardır. Bunlardan birincisi “yetkinin sınırları”, ikincisi yetkiyi kullanırken gösterilmesi gereken “özen” ve “sorumluluktur”.
Öncesinde genel ilkeyi tartışırsak, yönetim biliminin genel ilkelerden birisi yetkinin yasal ve etik sınırlarıdır. İnsanların “kaderleri”, “mesleki kariyerleri” ve “itibarları” ile ilgili konularda, “bireylere” geniş yetki tanınmamasını beklememiz gerekir. Yetki, o konuyla ilgisi olanların katılımıyla” ortaya çıkacak “kararlara” bırakılmalıdır.
İkinci husus ise o yetkiyi kullanım durumunda olanların, yetkiyi kullanırken göstermeleri gereken “özen” ve bu yetkiyi kullanımın doğruracağı sorumlulukla ilgilidir3.
Son teknik direktör kıyımlara bakıldığında, spor medyasında; “bunları denetleyecek bir üst makam yok mu?”, “Futbol Federasyonun, kulüplere sınırlama getirmesi gerekmez mi?, “TÜFAD bu sorunları neden görmezden gelir?” soruları sesli düşünülüyorken; Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, kulüplerin mukaveledeki şartları yerine getirdiği sürece istediği kadar teknik direktör alabileceğini belirterek, "Bugün Avrupa'da 4 antrenörün tazminatını ödeyip 5'inci antrenörü çalıştıran kulüp var" demeci, kulüpler birliği başkanı Göksel Gümüşdağ’ın “Teknik adam değişiklikleri konusunu da gündeme aldık. Orada kulüp başkanlarıyla bir değerlendirme yapacağız.” TÜFAD genel başkanı İsmail Dilber’in “"Kulüplerin iç yapısı ile ilgili açıklama yapmamız doğru olmaz"6 cevabı kurumlar arasında “yaptırım”, “planlama” ve “ortak anlayışın” olmadığı göstergesi çok daha üzücü…
Kaynaklar:
1. Küçük, A. (2015), Siyaset Yazıları(m), Berikan Yayınevi, Ankara, s. 17.
2. Güney, S. (200). Yönetim ve Organizasyonun Bazı Temel Kavramları, Yönetim ve Organizasyon, 2.Baskı, Nobel Yayınları, Ankara. S.36.
3. Ateş, T. (2007). Üniversitelerimiz ve Demokrasi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul. S.141.





















Yorumlar