Premier Lig'de Transfer Suyunu Çekiyor
- Doç. Dr. Deniz GÖKÇE

- 3 Eyl 2010
- 3 dakikada okunur
Bu köşeden seslenip duruyorum. Ülkemizdeki futbol taraftarları öfkeli, çünkü kulüpleri bir türlü transfer yapamıyor, takım arzu edilen yapıya ve sonuçlara ulaşamıyor. Taraftar çok parası olduğunu düşündüğü kulübünü ve yöneticilerini bir türlü anlayamıyor. Halbuki sorun basit, sadece üç sebebi var: para, para ve para! Para yok, borç var!
Yaz transfer dönemi iki gün önce sonuçlandı. Deloitte transferin en babası sayılan İngiliz Premier Ligi'nin bu yazki transfer harcaması rakamlarını yayınladı. Aşağıdaki tablo 2003 yılından bu yana Premier Lig'deki transfer ödemelerini gösteriyor.
Görüldüğü gibi bu yaz 12 haftalık yaz transfer döneminde transfer için harcanan para bir evvelki yıla göre yüzde 22 azalmış durumda, geçen yıl da azalmıştı ve bu yılın para miktarı son dört yılın en düşüğü.Üstelik bu yıl ocak ayındaki transfer ödemesi toplamı olan 30 milyon sterlin de 2003 yılından bu yana en düşük ocak transferi rakamıydı.
Bu yazın en büyük harcaması Abu Dhabi Kraliyet Ailesi tarafından sahip olunan Manchester City tarafından yapıldı. Manchester City tek başına 125 milyon sterlin harcadı. Liderliğe oynayan dörtlü, Manchester United, Chelsea, Arsenal ve Liverpool sadece iki çok paralı oyuncu transfer ettiler. Arsenal, Fransız savunma oyuncusu Laurent Koscielny için 10 milyon sterlin verirken, Chelsea, Brezilyalı orta alan oyuncusu Ramires için 10 milyon sterlin harcadı. Bir yıl evvel bu kulüpler beşer adet onar milyon sterlinlik oyuncu almışlardı. Ligin müsrifi Manchester City ise transferin son gününde Robinho'yu açıklanmayan bir fiyatla dört yıllık bir mukavele sonucu Milan takımına satmıştı, ama kendisi 115-125 milyon sterlin kadar olduğu tahmin edilen bir parayı aşağıdaki listedeki oyuncuları almak için harcamıştı: Yaya Toure, David Silva, Jerome Boateng, Mario Balotelli, Alexander Kolarov, ve James Milner. Bu oyuncuların hepsi dünya çapında üst düzey ama 'Sheik Mansour bin Zayed al-Nahyan'a' da bunları bir 'küfede' almak yakışır. Premier Lig yabancılara harcadığı parayı gelir vergisinin yüzde 50 oranına arttırılmasına rağmen, 154 milyon sterlinden 232 milyon sterline çıkartırken, Premier Lig'den diğer dış liglere giden para 190 milyon sterlin kadardı. Toplam transfer harcamasının da yüzde 40 kadarı tek bir takım yani Manchester City tarafından yapılmıştı. Halbuki birçok da engel vardı. Yukarıda İngiltere'de gelir vergisinin yüzde 50 oranına çıktığını söyledik. Bu da Avrupalı futbolcuların Premier ligi tercih etmemesi için bir neden olarak görülebilirdi.İngiliz Milli Takımı'nın uzun süredir aldığı berbat sonuçlar nedeni ile İngiliz oyunculara, sahada yer bulmak, kulüpleri de altyapıya itmek için İngiltere Futbol Federasyonu takımların sadece 25 oyuncu bulundurabileceklerini, bunun sekiz tanesinin 21 yaş altında ve üç yıl İngiltere liginde oynamış vatandaş veya devşirme olması gerektiğini ve sadece 17 yabancı futbolcunun kadroda olabileceğini emretmişti. Buna rağmen İngiliz oyunculara talep sanıldığı kadar artmadı. Geçen yıl yerli oyunculara transfer harcamasının yüzde 36 kadarı giderken bu yıl sadece yüzde 16 kadarı yerlilere harcanmıştı. Manchester City'nin savurganlığı olmasa da transfer harcaması 2004 yılından buyana en düşük değer olacaktı.Bu arada vurgulayalım ki İngiltere ciddi ekonomik kriz yaşıyor. Ve bankalar kulüplere transfer harcaması için kredi de vermiyor. İngiliz parası da değer kaybetti. Tabii bir önemli engel de kulüplerin önümüzdeki sezondan itibaren UEFA tarafından 'Financial Fair Play' diye adlandırılan kemer sıkma ve sadece kazandığın gelir ile transfer yapma kurallarının uygulamaya geçirileceği gerçeği. Bu kurallar çerçevesi henüz kesinleşmiş değil ama kulüp sahipleri 2015 yılına kadar yılda sadece 15 milyon sterlin fon yeni fon sokabilecek ve transfere harcayabilecekler, daha sonra 2018 yılına kadar ise yılda sadece 10 milyon sterlin transfer fonu ekleyebilecekler. Yani kulüpler artık transfer yapmak istiyorlarsa harcamaları kısıp gelirleri arttırıp kar etmek zorundalar.Bu şartlar altında kulüpler oyuncuları daha çok genç yaşta 'adeta kısa pantolon ile gezerken' transfer etmeye başlıyorlar. Manchester United tarafından transfer edilen Gyliano van Velzen adlı Hollandalı 'çocuk' 16 yaşına yeni girmiş. Manchester United Javier Hernandez'i Dünya Kupası başlamadan evvel transfer etmese kupa sonrası dört misli fiyat ödemek zorunda kalırdı. Şimdi gelelim ülkemize! Dünkü gazetelerde Hiddink beyanat vermiş. 'Dış başarı için yabancı getiriyorsunuz, ama kaliteli yabancı olmayınca başarı olmaz. Burada da sormanız lazım. Benim altyapı eğitimim nasıl, neden oradan bana fayda gelmiyor? Yabancı oyuncuya karşı değilim ama onların ekstra bir şey vermesini beklerim. Futbolda krizden çıkışın en ucuz yolu altyapıdan oyuncu oynatmaktır.'
Ben ekleyeyim: Hiddink kriz derken finansal parasızlık ve başarısızlık demek istiyor, çünkü kulüpler olmayan parayı harcıyor. Başkanların futbol ve yönetim uzmanı olduğu varsayımı da yanlıştır. Biz futboldan anlasaydık Guiza gibi bir kontratak oyuncusu, sürekli kapalı savunmaya karşı oynayan bir kulübe bu paraya transfer edilir miydi? İspanya gol kralı nasıl olmuş da bize kalmıştı ki? Barselona'nın İbrahimoviç'ten kurtuluş hikayesi ve Guiza'nın elde kalması vakası da yakından incelenmeli, onu da üç vakitte anlatacağız!





















Yorumlar