top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Ne Olacak Bu Kulüplerin Hali?

Her şeyin başkalarından beklendiği, kimsenin kendi sorumluluğunu bilmediği, bilmek dahi istemediği doğu toplumlarında hep bir kurtarıcı aranır!

İşin ilginç tarafı böyle durumlarda “kurtarıcı” ilk iş olarak kendisini çağıranları kurtarılmaya muhtaç hale getirir!

Aynen 100 yıllık geçmişi olan Ankaragücü kulübünde olduğu gibi!

Peki, ne olmuş Ankaragücü Kulübünde?

Rivayet muhtelif… Kulübün 100.yılında şampiyon yapmak üzere eski yönetim yeni yönetim heveslilerine kulübü özel anlaşmalar ile teslim etmiş. Yıllardır bu asırlık kulübün aşkı ile yatıp kalkanlar hemen işe başlamış. Bir de bakmış ki kulüp borçları söylendiğinden daha fazla! Üstüne üstlük kulübün tamamının tapusunu da vermiyorlar. Hukuk, mukuk hak getire kendi geleneksel yöntemleri ile işi görmüş kulübü ele geçirenler ve yakınları! Bunun üzerine açılan davaların aleyhte bir sonuç çıkarması ihtimaline karşı da hazırlık yapılmış.

Temlik konmuş kulüp gelirlerine! Yok, yok icra getirilmiş! Veya her ikisi birden.

Öyle üç beş kuruş da değil! Anlatılan o ki 70 milyon TL ye gelmiş bu icra ve temliklerin miktarı. Kulüp menajeri bile benim de 1,3 milyon Türk lirası alacağım var demiş ve temlik ile yetinmeyip icra getirmiş kulüp gelirlerine. Tabi ki kulüp yöneticileri ile birlikte. Peki, kulübünü bu kadar çok sevip borç para veren yöneticiler bu paraları nereye harcamış?  Bilmiyoruz!

Ya kasa da ya da harcama yapılan yerde!

Fatura ve ödeme belgesi ile ispata muhtaç!

İcra nasıl konmuş? Nasıl olacak, tabi ki Yönetim eliyle!

Tüzel kişilik olarak Ankaragücü kulübü kendisine gelen icra kararına itiraz edemez ki! Bunu organları, yani yönetimi eliyle yapar! Burada nasıl olmuş? Yöneticiler alacağımız var diye icra yollamış, itiraz etmesi gereken yine aynı yöneticiler masanın öbür tarafına geçerek süresinde itiraz etmeyerek icra işlemini hukuken kesinleştirmiş!

Eğer böyle ise en hafif hali ile kamu yararına bir dernek olan Ankaragücü kulübünün bu işlemi yapan görevlileri “görevi kötüye kullanma” suçunu işlemişlerdir! Bu kulübün hiç mi sorumlu ve kulübünü seven bir üyesi yoktur da bu rezaleti dava etmez? Sorumlularından hesap sormaz. Hiç mi Avrupa’daki taraftar ve üye eylemlerinden örnek almaz?  Eğer bu ülkede hukuk varsa, yasa varsa, maliye bakanlığı varsa, denetim organları ve yetkili makamlar görevlerini yaparlarsa ilk bulacakları “parmak izi” parasal konularda olanlar olacaktır.

Ve istenirse de bu işin hesabı çok kolayca sorulacaktır!

Böyle bir örneği yaratmaya, sadece Türk futbolu adına, spor kulüpleri adına değil, ülkemizdeki bütün sivil toplum kuruluşlarının akçeli işlerini yapıp bunu suiistimal edenleri engellemek adına da ihtiyacımız vardır!

Kulüpleri yönetenlerin bu tip yanlışlarını da önleyecek bir “kulüpler yasası” yok! Bu durum dernekler yasası ile çözülemeyecek kadar ciddi ve büyük boyuttadır.

Ve bu sorunu çözebilecek tek kişi de Sayın Başbakandır!

 
 
 

Yorumlar


bottom of page