top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Ne Deprem Yeni, Ne de Bu İnsanlar Yabancı!

Toplumsal norm ve ahlak kurallarının her afet sonrası ihlal edilme alışkanlığı toplumda ayrışma, kin ve nefretin yaygınlaşmasına zemin oluşturur. Biz de bununla karşı karşıyayız.

 Depremle mücadele ederken, sanal medya da birtakım insanların sinsilik, zavallılık, boşboğazlıkları ile uğraşıyoruz. Depremde insanlarımız, bu zihniyetle insanlık ölüyor.

“Ahlak, başkalarının acıları için de harekete geçmeyi gerektirir”

Depremzedelerin yaralarını sararken zeki olmayan, ağzından çıkanları kulakları duymayan bu insanların zihinlerindeki kusmukları temizliyoruz. Depremin normal bir doğa olayı olduğunu biliyor, sosyal medya paylaşımlarından da bu insanların sosyal bir afet olduğunu anlıyoruz. Bizi rahatsız eden bu durumdan ziyade manzara…

Haklı olarak sorarsak, Gayri Müslüm cenazesi geçince ayağa kalkan bir peygamberim ümmeti nasıl bu tweetleri atar hale geldi/getirildi?

Doğan Cüceloğlu’nun, “bir insanı değerlendirmek için nelere sahip olmadığına değil, sahip olduklarıyla neler yaptığına bakmak” gerektiği uyarısını dikkate aldığımızda, bu tweetleri paylaşan insanların neyin ürünü, yan ürünü veya defolu ürünü olduğunu sorgulamak, depremin; Allah’ın kullarını cezalandırdığı dini bir imtihanı olmadığını, (dünyada en büyük depremin yaşandığı Endonezya, Çin, Haiti, İran, Japonya ve Şili örneğini düşündüğümüzde) depreme insanların inanç ve yaşam tarzının neden olarak gösterilemeyeceğini öğretmek gerekiyor.

“Hakkında bilgi bulunmayan şeyin ardına düşme; çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.” İsra suresi ayet 36.

İnsan anladığı kadar yaşar…

Deprem; ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezine göre, dünya üzerinde her yıl büyüklü küçüklü 500 bin deprem meydana gelen, bu depremlerden yaklaşık 100 bini hissedilen ve 100 kadarı da hasara neden olan bir doğa olayıdır.

“Deprem doğa sorunu, bu insanlar ahlak sorunudur”

Depremde can kaybı; uygunsuz zemin ve yapılardan, çalınan inşaat malzemesinden (demir ve çimento gb.) yani mühendislik hatasından, bilgisizlikten, hırsızlıktan, aç gözlülükten ve iş ahlaksızlığından olur. İnsanların yaşam tarzı veya Cumhuriyet kutlamaları oldu diye olmaz.

“Ne deprem yeni ne bu insanlar yabancı, tam tersine tanıdıktır”

         

Bizim inanç ve değerlerimizde, gelenek ve göreneklerimizde, hastalık ve ölümde… parti çekişmesi, ideolojik kavga, siyasi atışma, dini tartışma ve parti propagandası olmaz; yardım, destek, birlik olunur, dua okunur…

“Deprem doğanın kararlılığı, bunlar insanlığın karanlığıdır”

Depremleri önleyemeyiz ama bu insanlara önlem alabiliriz. Depremzedelerin yaralarını sarabilir, bu insanları tedavi edebiliriz.Sonuçta her acı sadece bir duyumdur; onu hissettiğiniz sürece var olur, bu hissediş de organizmadaki belli davranımlar sayesinde gerçekleşir.

Depremzedeleri tekrar sosyal yaşama döndürmeye çalışırken, bu insanları da insan olduklarına ikna etmeye çalışıyoruz.

İnsanların kendilerinden daha büyük bir şeyin parçası olduğunu göstermek gerekiyor. İnsanlığımıza gölge düşüren, kendi iç denetimini gerçekleştirememiş, bilinç altları sevgisizlikle yüklü bu (da) insanlara ilgi ve sevgi gösterelim… Dil ile gönül birbirinin tamamlayıcısıdır. Onları depremde evi yıkılmış insanların yaşamına ortak edelim… Belki utanır ve sessiz kalırlar.

“İnsanlığını hatırlayan gerisini unutur, başka türlü nasıl olabilir ki?”

 
 
 
Tohumlar İyi Topraklarda Filizlenir

Her türlü fırtınaya, en çetin koşullara göğüs gererek, hiç durmadan yol almalıyız. Tıpkı bir çiftçi gibi… Çünkü emek vermeden, sabretmeden ve doğru zemini oluşturmadan hasat beklemek mümkün değildir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page