top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Kazanınca Alman, Kaybedince Göçmen, Irkçılık mı?


 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmesinden dolayı, bir diğer Türk asıllı Alman futbolcu İlkay Gündoğan ile birlikte saygısız ve ırkçı saldırıların hedefi olan Mesut Özil, Alman Milli takımını bıraktığını açıkladı.

 Aynı fotoğraf karesinde yer alan Suudi Arabistan maçında tribünler tarafında ıslıklanan, maç sonrası otomobili saldırıya uğrayan İlkay Gündoğan’ın tepkisiz kalması düşündürücü olsa da gerekçeleri arasında daha önce Kerim Benzema’nın: 'Gol atarsam Fransız, atamazsam Arap'ım'… Lukaku’nun 'Kazandığımız zaman Belçikalı, kaybettiğimiz zaman Belçika Kongolusuyum' sözlerinin bir benzerini ifade eden Mesut; 'Kazandığımız zaman Alman, kaybettiğimiz zaman göçmenim', saptaması, Avrupa’da ırkçılığın artık ten rengine bağlı yapılmadan, tekrar hortladığının kanıtıniteliğindedir. 

 

Göçmen Sporcular İçin Sportif Başarı Ne Anlama Geliyor?

 

Türkiye, Cezayir, Gana, Fas veya Senegalli fark etmiyor… Göçmen sporcular için sportif başarı en kısa ve öz haliyle “var olma” geride kalanları da “var etme” mücadelesidir. 

Bu anlamda;

-Mesut’un oynadığı her maç; kendisi için özgüven, paralelinde göçmenler için gurur ve umuttur.

- Mesut’un attığı her gol; kendisi için heyecan ve sevinç, paralelinde Bayern Münih’te yeni bir göçmen çocuğunun forma giymesi demektir.

- Mesut’un yaptığı her asist; kendisi için kariyer, paralelinde göçmenler için kendi değer ve kültürü ile yaşamak demektir.

- Mesut’un aldığı her ödül; kendisi için emeğinin karşılığı, paralelinde göçmen bir esnaf için kazanç demektir. 

- Mesut’un kaldırdığı her kupa; kendisi için mutlu son, paralelinde göçmen birinin Berlin caddelerinde güvenle, gururlu bir şekilde dolaşması demektir.

 

Göçmenlerin Spora Katkısı Irkçı Almanlar İçin Ne Anlama Geliyor?

  1. Bayern Münih Kulübü Başkanı UliHoenessHonessDFB Başkanı ReinhardGrindelgibi yöneticiler göçmen sporcuların, Alman futboluna katkılarını; bu sporcuların kariyerinin bir parçası, sosyal uyumkişisel gelişiminin devamı olarak görmüyor, sosyal, kültürel ve ekonomik entelektüel zenginliğe doğru bir yönelim olarak algılamıyorlar. 

Bu, Almanya’da Nazi kalıntılarının var olduğunu, geçmişte canını, emeğini, geleceğini bu ülke için feda eden göçmenlerin ırkçı Almanlar için bir anlam ifade etmediğini gösteriyor. 

Bu zihniyetteki insanlar için göçmen sporculara, Alman futbolunu başarıya taşıyacak, temsil görevi lütfedilmiştir. Bu nedenle, takdir edilmelerine gerek yoktur. Bu sporcular, kendilerine sağlanan ekonomik ve sosyal imkânların bedelini her zaman formda kalarak, saha da ölümüne mücadele ederek ödemelidirler. 

Bu zihniyetteki insanlar için göçmen sporcuların “çürük yumurta” muamelesi görmesi, takıma bağlılıkları, ülke ve forma sevgisinin sorgulanması kaçınılmazdır. Bu futbolcuların; formsuz olma veya kötü performans göstermesi işin bir parçası olabilir veya kabul edilebilir değildir! Mesut Özil’in Almanya milli takımında 92 maçta 23 gol, 40 asistleoynamasının bir önemi olmaması gibi. 5 kez “Yılın En İyi Alman Oyuncusu ödülü kazanmak” değersizdir. Bu sadece göçmen futbolcuların idealleriyle, ırkçı yöneticilerin hedef ve politikalarının birbirine uyması anlamına gelir.  

Bu görüntü bizlere göçmen çocuklarına sağlanan imkânların demokratik kazanımlardan dolayı değil, ekonomikaçıdan futbol pastasından alınacak pay hedefinden kaynaklandığını gösteriyor.  Bunun için göçmen sporcuların beyinlerine değil, bedenlerine yatırım yapılması anlayışı açığa çıkıyor. Yani, Almanya’nın diğer devletlere karşı daha üstün olabilmesi için göçmen sporcuların (tıpkı daha önceki köleler gibi) daha hızlı, daha çabuk ve daha süratli olmaları gerekmektedir. 

Göçmenleri Korumak için Irkçı Anlayışa Karşı Nasıl Mücadele Edilmelidir?

Öncelikle kimse alınmasın, gücenmesin, kızmasın… Sadece yıldız futbolcu Mesut için değil, gurbetçi Mesut’ların çözümesi gereken sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik bir sorun gerçeği varken, 

Bu klişe konuşmalar, klişe twitler, klişe sloganlar yanlış olduğundan değil; sonuç odaklı ve işlevsel olmadığından pratikte bir anlam ifade etmiyor. 

Bu mesajların;

- Irkçıların “göçmen” algısını değiştirmesi

- Bilinçli farkındalık yaratması,

- Pratikte karşılık bulması gerekir.

  1. bağlamda“Futbol, ırkçı faşist zihniyetten bin kat daha zengindir” denklemini ırkçılara kabul ettirip, kamuoyu üzerinde daha güçlü etkiçok yönlü ve daha güçlü stratejik planlar yapmamız gerekir. 

  2. tepkinin dünya’siyaset, ekonomi, edebiyat, ve spor insanlarından karşılık bulması“ırkçılıkla mücadele ilesaygısızlık ve hoşgörüsüzlüğü yok etme” adına önemli bir şanstır. 

Futbolda yabancı düşmanlığı ve ırkçılığa karşı yürütülen mücadelelere kapsamında görevi olan insanlar ırkçıları kontrol altına alacak, sorumluluğu olan insanlar ırkçılığa karşı stratejik projelerle bu sorunun kalıcı çözümüne katkı sağlayacaktır. Ayrıca anti-rasist konu başlıklı kongre sempozyum ve çalıştaylar düzenleyerek, futbolda var olan ırkçı eğilimlere karşı toplumda akademik duyarlılık yaratılabilir. Avrupa çapında futbolda ırkçılık sorunları yaşayan ülkeler arasında işbirliği yapılması ve ortak deneyimlerden yararlanılması amaçlanabilir. 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page