top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Kadın Futbolu

Kadın futbolu ile ilk karşılaşmam hakemliğe başladığım ABD’de 1970’li yılların sonlarında olmuştu.

 

O senelerde Türkiye’de kadın futbolu Dostlukspor ve gösteri maçları ile sınırlı iken, yönettiğim Hawai ile Kaliforniya kadın futbol takımları arasındaki maçta oynanan futbol beni çok şaşırtmıştı. O senelerde bile ABD’de neredeyse her lise takımının bir erkek takımına karşılık bir kadın takımı da vardı.

 

Geçen pazar ABD’nin Dünya Kupası finalinde Japonya’yı 5-2 yendiği maçı keyifle seyrettim. Daha 20 dakika dolmadan maç 4-0’a gelmiş ve bir ölçüde bitmişti. Hele hat-trick yapan ABD’li kaptan Lloyd’un orta sahadan Japon kalecinin öne çıktığını görüp attığı 3. gol müthişti.  Tabii ki fiziki farklılıklar yüzünden erkek ve kadın futbolu arasında belirli farklar var. Örneğin kadın futbolunda özellikle ABD’nin kalecisi Hope Solo’yu çıkarırsak müthiş kaleciler bulmak zor, ama çok yetenekli forvet oyuncuları fazlasıyla var.

 

ABD’liler kadın futbolunun bir numaralı ismi; 1991’den beri 4 yılda bir yapılan Dünya Kupalarının hepsinde madalya almışlar. 3 defa da (1991, 1999 ve 2015) şampiyon olmuşlar. ABD lisanslı futbol oynayan futbolcuların yarısına yakını kadın, bu rakam da 1,7 Milyon. Yanlış okumadınız 1,7 milyon kadın veya kız çocuğu lisanslı futbol oynuyor.

 

Bir başka ilginç nokta 2015 Dünya Kupasında yarı finale kalan takımların hepsi gelişmiş ülkelerden. Görünen o ki, kadın futbolu gelişmiş ülkelerin başarılı olduğu bir dal. Oyuncuların çok önemli bir kısmı orta sınıftan geliyor, yani erkek futbolundaki gibi futbol bir sınıf atlama aracı olarak algılanmıyor. Zaten ürettiği ekonomiler arasında da çok fark var. Bu nedenle hala Dünya futbolunu yönetenler kadın futboluna gerekli önemi vermiyorlar ya da yeni yeni vermeye başladılar diyelim. Örneğin tüm itirazlara rağmen Kanada’daki oynanan müsabakaların çoğunluğu yapay çim zeminlerde oynandı. UEFA ve FIFA yönetim kurullarında toplam sadece 4 kadın üye var. O da son birkaç senedir.

 

Sadece üç bin lisanslı kadın futbolcunun olduğu Türkiye’de, hala ne profesyonel kulüpler ne de TFF konunun potansiyelini görmüş durumda. Örneğin bugüne kadar TFF Yönetim Kurullarına tek bir kadın üye girmedi. Halbuki fiziki özellik isteyen basketbol ve voleybolda kadın milli takımlarımız dünyanın en iyileri arasında. Hem de ortalaması çok uzun olmayan kadın nüfusumuza rağmen. Buna karşılık her fizikte kadınların oynayabileceği bir spor olan futbolda ülkenin adı bile yok. Kadınlarımız basketbolda ve voleybolda yaptıklarını niye futbolda yapamasınlar. Yeter ki erkekler gölge etmesinler, başka ihsana gerek gerek yok…

 
 
 

Yorumlar


bottom of page