Kılıç’la saç tıraşı
- Ömer GÜRSOY

- 30 Eyl 2011
- 2 dakikada okunur
Çok uzun zamandır, sporun temel yönelimi ve yönlendirilmesinde kurumsal mekanizmaların hangi işlevleri görmesi gerektiğine dair kalem oynatıp kelam ediyoruz.
Sporda ‘özerklik’, ‘balans’, ‘nüfuz etmek’ gibi kavramları sıklıkla kullanarak, bazı yazılarımıza dönme, belli tespitleri “tekrarlama pahasına”, temel yaklaşımlarımı, yineleyerek ama esasen yenileyerek ve geliştirerek çözüm sunmaya çalışıyoruz.
‘Skor’ değil ‘spor’ yazarı olduğumuza göre normal olan bu sürecin sonunda her şey karar mercilerinde karşılık bulduğunda bir anlam ifade ediyor.
Bunları niye yazdım?
Ekonomi sayfalarını izleyenler için saç tıraşı son günlerin moda deyimi. Önceleri IMF Başkanı’nın,“borç yeniden yapılandırması” başarılamazsa AB’nin uzak durduğu “saç tıraşı”nın kaçınılmaz olacağı ifadesi vardı. Ardından ekonomik iflas aşamasına gelmiş Yunanistan’ın borç krizinden çıkış için bulduğu üç senaryodan birinin ‘saç tıraşı’ olduğu açıklandı.
Geçtiğimiz günlerde TRT Spor’da Basın Tribünü’ne katılan Bakan Suat Kılıç Türk futbolun içinde bulunduğu durumu anlatırken futbolun tüm aktörlerine de “saç tıraşı” yaptı.
Bence Kılıç’ın bakan olduktan sonraki en önemli mesajlarıydı bunlar. Bir Spor Bakanı’nın futbola ilişkin olarak bu kadar çok konuya değinmesini ve açık açık konuşmasını uzun zamandır görmediğimizi söyleyelim.
Bu sütunları okuyanların da yakından bildiği şeyler bunlar: “Kulüplerin mali disiplini, bazı spor yazarların tahri(k)pkarlığı, “Meksika biberi sürülmesi gereken yoru(m)cular”, medyada yer verilmeyen amatör sporlar..
Kılıç, şike ve şiddet yasası için “eğer bu düzenlemeyle ilgili yeni bir düzenleme talebi gündeme getirilecekse hiç olmazsa bu sefer dünyada ne olduğuna bakılması lazım. Biz bir Ortadoğu ülkesi, Sibirya steplerindeki herhangi bir yer değiliz” dedi.
Ben de bir yazımda dedim ki, “Bakan Kılıç, bu hassas denge içerisinde tahterevallinin üzerinde yürümelidir. O toplantının benim için başlığı ‘Kılıç’tan futbola balans niyeti’dir. Bakalım Bakanın niyetinin akıbeti ne olacak.”
Şimdi artık Kılıç futbola balans niyetini ve sorumluların sorumluluklarını açıkça ortaya koymuştur. Hatta ima etmenin ötesine geçmiş ve onları kamuoyuna şikayet etmiştir.Hele şu cümlelerine bakın: “Kulüplerin gelirleriyle giderleri üç yıl içinde dengelenmediği taktirde ülkede hiç kimse ben bu kulübün patronuyum havasını atamaz.. UEFA’nın finansal fair play kriteri önemli. Bundan sonra bu kritere uymadığı halde uyduranlar utansın”
Hem kulüplere hem de mali disiplin görevini bir türlü yerine getir(e)meyen federasyona uyarılar var konuşmasında..
“Kılıç’la saç traşı yapmak zor” mu diyorsunuz? Eğer krizi fırsata çevirmek istiyorsanız hiç de zor değil.
Liderlik kitabının yazarı Ram Charan’ın dediği gibi “şimdi minik düzeltmelerin zamanı değil. Eylemlerinizin insanlara güven aşılayabilmesi için, belli belirsiz değil, kalın çizgili ve cesur olun.”
Bence Bakan Kılıç herkesin üstünü örttüğü riskli konuları cesaretle dile getiriyor.
Bakalım hassas tahterevalli üzerinde yürürken Bakan Kılıç’ın bundan sonra ki saç tıraşından kim nasibini alacak?





















Yorumlar