"Küresel İmparatorluk Futbol"
- Doç. Dr. Kutlu MERİH

- 26 Eyl 2010
- 4 dakikada okunur
2005
Endüstriyel Futbol için Sunum:
Bir akademisyen olarak topluluk önünde konuşmaya alışık olmama karşılık elime bir mikrofon verildiğinde konuşmada ve bir iki satır bir şey yaz dendiğinde yazmada hep zorlanmışımdır.
Çoğu zaman bu zorlanmada düşüncelerimi haberleşmek için medya olacak olan söz ve yazı araçlarının hemen daima yetersiz kalması söz konusudur. Bu sunuşu yazarken de benzer zorlukların etkisi altındayım. Sizlere alışık olmadığımız sıradışı bir çalışmanın öyküsünü bildiğimiz ve alıştığımız sözcüklerle anlatmak durumundayım.
“Endüstriyel Futbol” genel olarak üzerinde düşündüğümüz, konuştuğumuz ve yazdığımız bu nedenle kapsamı ve çerçevesi belirli bir konu değildir. Bu konu ülkemizde olduğu gibi ülke dışında da fazla ilgi görmüyor. Futbol yazarları ve yorumcuları genellikle sahada içinde ne olduğu ile ilgilidirler, futbolun nasıl yönetildiği ve nasıl finanse edildiği sektörün geleneksel yönetim modelinin sorunu olarak otomatik bir şekilde çözümlendiği düşünülür. Ayrıca gerçekte benim futbol ile ilişkim ise heyecanlı bir takım sporuna karşı bir seyirci ilgisinden öteye gitmez. Bunun yanında bir strateji danışmanı olarak futbolu yöneten ve yönetmek isteyenler ile özellikle futbol kulüplerinin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda bazı diyaloglarımız da olmuştur. İşte bu diyaloglarımızda futbol sektöründeki yöneticilerin, bu sektöre özel finansal ve yönetsel konularda yeterli bir bilgi ve deneyim birikimi olmadığını ve futbolu herhangi bir sivil toplum kuruluşu gibi, kendi iş ve yönetim deneyimlerinden kaynaklanan birikimlerle kolaylıkla yönetebileceklerini düşündüklerine şahit oldum. Bu anlayışın doğal sonucu ise ülkemizde ve futbol oynanan her yerde futbol kulüplerinin ve hatta liglerin finansal çöküntüye sürüklenmesi, asırlık kulüplerin iflas etmesi ve tasfiye edilmeleri, futbolun sektör olarak ciddi bir krizin eşiğine gelmesidir. BussinessWeek dergisi bu sorunu “Futbol Kurtarılabilir mi?” diye sorguluyor. Benim kanım futbol bu hali ile kurtarılamaz. Dışardan bir iradenin bir değişim kaldıracı uygulaması gerekiyor. Bütün bu gelişmelerin futbol sektörüne özgü bazı özel parametrelerin gereği olduğunun farkında görülmeyen kulüp yöneticileri, sorunları kötü yönetime bağlamakta ve iyi yöneten gurupların bu sorunları aşabileceğini düşünmektedirler. Gerçek ise bu değildir. Sektördeki sorunlar yöneticilerin yetersizliğinden değil, bütünüyle futbol kulüplerinin yönetim modellerinin sektörün özgün yapısı ve bunun gerekleri ile uyum halinde olmamasından kaynaklanmaktadır. Futbol iş adamlarının bildiği ve alışık olduğu türden bir kar maksimizasyonu sektörü değildir.
Futbol, günümüzde büyük ölçekli bir ticari sektör olarak giderek öne çıkmaktadır. Buna karşılık futbol sektörü, savunma, sağlık, eğitim, medya, sigortacılık gibi rekabetçi pazar ekonomisi koşulları ile bire-bir uyum içinde olmayan sektörlerden biridir. Bu sektörlerde kar maksimizasyonu kuralları, seri üretim yapan endüstriyel sektörler gibi çalışmaz. Uzun yıllarını akademik sektör içinde yaşamış, gazetecilik yapmış, hastane otomasyonu projelerini yönetmiş, yönetimde kalite standartları konusunda çalışmaları olan bir akademisyen olarak bu sektörlerin kendilerine özel bir pazar dinamikleri ve bunun gereği olan yönetim modelleri olması gereği dikkatimi çekti. Özellikle sağlık sektöründeki yoğun deneyimlerimiz, bu sektörün asimetrik, inelastik ve irrasyonel yapısının yönetim stilini ve işletmecilik yöntemlerini nasıl etkilediğin açıkça ortaya koydu. Futbol sektöründeki yöneticilerle olan ilişkilerimiz ise bu deneyimin özellikle futbol sektöründe etkin bir uygulama alanına sahip olacağını gösterdi. Ayrıca futbol sektöründen gelmeye başlayan kriz, iflas ve çöküntü haberleri bunun bir anlamda acil bir görev olduğunu da ortaya koyuyordu.
Bundan sonraki adım futbol sektörü için ciddi ekonomik araştırmaları gündeme getirmek, bu sorunları ve potansiyel çözümleri medyada dillendirmek ve bu çalışmaları bir “Futbol Ekonomisi” kitabında toplamak ve “Endüstriyel Futbol Araştırma Merkezi” olarak örgütlemek olarak görülüyordu. Bu konuya kimlerin ilgi duyduğunu ve katkıda bulunabileceğini Internet üzerinde araştırırken karşımıza elinizdeki kitabın yazarı olan gizli güç Tuğrul AKŞAR çıktı. Bütün Internet üzerinde “Futbol Ekonomisi” veya “Endüstriyel Futbol” konusunda ciddi düşünce ve katkıları olan tek kişi gibi durmakta idi. NTVMSNBC sitesinde yayınlanan “Futbol A.Ş.” yazısı anlayış ve yorumlayış olarak üstün bir standart taşıyordu. Sitedeki diğer futbol yazıları da sıradışı bir aklın ve uzmanlığın ürünlerini yansıtıyordu. Kendisine ulaşmak için sadece bir e-mail adres vardı bu da onun gerçek kimliğini yansıtmıyordu. Bir randevu talep ettik, bizi ziyaret etti ve karşımızda sadece bir futbol entellektüeli değil sıra dışı bir banka yöneticisi bulduk. Hem kendisini hem de çalışmalarını çok mütevazi bir şekilde değerlendirmeyi tercih ediyordu. Biz “Futbol Araştırma Merkezi” konusundaki düşüncelerimizi ortaya koyduk. Bu sektörün bir kriz yaşadığında, kendi iç dinamikleri ile bu krizi aşamayacağında acil ve dışardan kaliteli bir müdahalenin gerektiğinde ortaklaşa bir anlayışa ulaştık. Bize göre şimdiye kadar yapmış olduğu çalışmaları bir kitap haline getirmesi sektöre büyük katkı sağlayacaktı. Kitap konusunda kendisine her türlü desteği sağlayacağımızı belirttik. Kitap önerimizi heyecanla kabul etti fakat entellektüel duyarlılığı onu yaptıkları yetinmek yerine çok daha iyisini ortaya koymaya yöneltti. Kitabın öyküsünü kendi sunumunda bizden daha yetkin bir şekilde aktarıyor. Ortaya “Futbol Endüstrisi” konusunda herhangi bir master veya doktora programında tez olarak kabul edilebilecek titiz bir çalışma çıktı.
Bu projeye, bazı enformatik projeleri birlikte gerçekleştirdiğimiz WORKCUBE-FORA kuruluşu da ilgi gösterdi ve kitabın sanatsal yönetimi ve basımı işlerinin sponsorluğunu üstlendi. Böylece AKŞAR ve WORKCUBE kitabı ortaya çıkarmak gibi taktik bir misyon yüklendiler biz de EYLEM olarak “hınk” demek gibi önemli(!) ve stratejik(!) fonksiyonları gerçekleştirdik. Bu projenin somut sonucu ise elinizdeki “Endüstriyel Futbol“ kitabıdır.
Tayfun ÖNEŞ, etkili ve duyarlı üslubu ile kitap hakkında yaptığı yorumda övgülü cümlelerin sonuna “kitapta duygu bulamadığı” gerçeğini de ekliyor. Bu doğru bir saptama fakat olması gereken de bu. “Endüstriyel Futbol” acil müdahale gerektiren hasta bir futbol sektörünün çekilmiş olan röntgeni. Röntgeni çeken ve yorumlayan uzmanlar gördükleri semptomlara duygularını karıştırmazlar ve karıştırmamalıdırlar da. Ayrıca bu kitap bir araştırma projesinin sadece başlangıcı, bunun arkasından benim hazırladığım “Küresel İmparatorluk Futbol” ve AKŞAR la birlikte gerçekleştirmeyi düşündüğümüz “Futbol Ekonomisi” kitapları gelecek. İşin duygu kısmını ÖNEŞ tarafından hazırlanacak bir kitaba bırakmayı planlıyoruz. Şimdilik ilk gol AKŞAR'dan geldi. Özetle bizi izlemeye devam edin (şayet futbol sektörünün hak ettiği gibi yönetilmesi sizin için de bir sorun ise...)




















Yorumlar