Galatasaraylı Semih ve Paranoyal İnsanların Futbola Bakış Açıları
- Doç. Dr. Recep CENGİZ

- 23 Şub 2014
- 2 dakikada okunur
Galatasaray'ın Beşiktaş ile oynadığı maçın 53. dakikasında sol kanatta topla buluşan Olcay'ın içeri çevirmek istediği top Semih'e çarparak kornere gitti ancak maçın hakemi Cüneyt Çakır aut kararı verdi.
Bu karar sonrasında Cüneyt Çakır'ın yanına giden Semih, topun ayağına çarptığını işaret ederek pozisyonun korner olduğunu ifade etti. Semih'i önce Beşiktaşlı futbolcular kutlarken, ardından da Cüneyt Çakır başarılı oyuncunun yanına giderek elini sıktı. Yaşananlar sonrasında sarı-kırmızılı tribünlerden Semih Kaya tezahüratları yükseldi. Keşke Beşiktaşlı Gökhan Töre’de bu centilmenliğe aynı şekilde cevap verip topu direk auta atsaydı diye düşünmeden edemiyor insan. Bu örnek davranışı ile Semih Kaya, aynı zamanda; futbolu tuttuğu takımın galibiyeti olarak algılayanlara, her yenilgi sonrası, birilerini maç şike yapmakla suçlayanlara, günlük hayatlarındaki stresini futbol sahalarına şiddet olarak aktaranlara, futbol programlarında sorun üretenlere, davranışlarımızı, ağzımızdan çıkanları ve düşüncelerimizi kendimize ve başkalarına zarar vermeyecek şekilde kontrol etmenin ne demek olduğunu gösterdi. Hangi davranış ve söylemin ne zaman ve nerede yapılacağını ayırt edemeyen, öfkeli, küfürbaz ve saldırgan insanlar, Semih’in bu davranışını unutmayın: Bakış açınızda “İnsan” yoksa beyni, kalbi, inancı, yüceliği ve kutsallığı anlayamazsınız… Bakış açınızda “Yönetici” yoksa yönetim, ekonomi, işletme, planlama, örgütlenme, iletişim, liderlik ve organizasyonu anlayamazsınız… Bakış açınızda “Antrenör” yoksa eğitim, bilgi, disiplin, antrenman, teknik, taktik, kuvvet, sürat ve dayanıklılığı anlayamazsınız… Bakış açınızda “Futbolcu” yoksa yetenek, beceri, hırs, azim, ter, emek, ekmek parası ve sakatlığı anlayamazsın… Bakış açınızda “Renk” yoksa siyah, beyaz, sarı, kırmızı, lacivert, bordo, mavi, yeşil ve moru anlayamazsın… Bakış açınızda “Hakem” yoksa yönetim, adalet ve otoriteyi anlamazsınız… Bakış açınızda “Taraftar” yoksa sevgi, tutku, bağlılık, coşku, heyecan, üzüntü ve fedakârlık duygularını anlamazsınız… Bakış açınızda “Medya” yoksa iletişim, bilgi, haber ve eğlenceyi anlamazsınız… Bakış açınızda “Kültür” yoksa dil, davranış, gelenek, görenek ve inançları anlayamazsınız… Bakış açınızda “Saygı” yoksa anlayış, hoşgörü, sabır ve centilmenliği anlayamazsınız… Bunları, anlayabilmeniz için at gözlüğünüzü çıkartıp “İnsanı” görmeniz gerekir. Bunları anlayabilmeniz için Galatasaraylı Semih’ten ders almanız gerekir. Bütün mesele; kaybettiğimiz bir maç değil, kafanıza yerleştirdiklerinizdir.





















Yorumlar