top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Futbolda İlk Haftanın Özeti


Galatasaray’ın klasikleşen deplasman puan kayıpları problemini çözme konusunda kendini aşamadığını gösteriyor.

Galatasaray’da; Selçuk mu penaltıyı kaçırdı, kaleci Stackhowiak mı kurtardı anlayamadık. Maçın içindeki tek kırmızı kart sayıca çok fazla değildi ama sonuçları itibariyle oldukça önemlidir. Marcão sarı kartı varken gereksiz bir faul yapıp ihraç edildiğinde, kendimize sorduk: “Bunu neden yaptı?” Denizlispor, Galatasaray’ı yalnızca fiziksel olarak yok etmeye değil, aynı zamanda O'nun şampiyon imajını da söndürmeye çalıştı. Rodallega, Denizlispor için yeni bir hayat yeni bir umut. 

Sivas spor taraftarlarının beklentilerini karşıladığı bir maç daha oynadı. Rıza Çalımbay, Sivas spor taraftarları ile bağını güçlendiren bir galibiyet aldı. Beşiktaşlılar için çok üzücü, fakat yaşanması gereken bir gündü… Maçın ilk yarısında; uçmayan kartal ikinci yarı da kolay vuruldu. Abdullah Avcı galibi olmadığı bir maçı kaybetmekten korkan bir antrenör gibiydi.

Kayseri spor hücum oynatarak oyunun kontrolünü elinde bulundurduğunu zannediyor. Hikmet Karaman tecrübe ve sezgilerini skora dönüştüremedi. Saha kenarında, olmayan bir ülkenin kralı gibi duruyor! Meyve mevsiminde, papatya ikliminde, deniz durgunluğunda, Alanya spor akıllı ve sabırlı futbolu ile güzeldi. Erol Bulut futboldaki küçük şeylerin değerini biliyor. 90. dakikada kullanılan korner sonrası Henrique'nin ağlara giden golü için 'VAR' hakemlerinin 5 dakika   karar verememeleri iyi bir ‘VAR' hakemliğinin nasıl yapılmayacağının en iyi göstergesiydi. 

Gençlerbirliği takımda fark yaratacak irade, arzu ve motivasyon yok. Takımın güçlü ve zayıf yönleri iç içe karışmış gibi… Mustafa Kaplan’ın, Gençlerbirliği’nde; Gençlerbirliği’nin ligde kalması transfere bağlı görünümünde. Rize sporda, İsmail Kartal ve ekibince sağlanan bu başarı, prensiplerden taviz vermeyi kabul etmeyen bir oyun anlayışının, hedef ve inançlarını büyük ölçüde korumayı başaran genç bir oyuncu grubunun sonuçlarıdır. 

Konyaspor’da futbolcular, Aykut Kocaman’ı anlamadan dinledi, Ankaragüclü futbolcular dinlemeden anladı, maç berabere bitti.  Aykut Kocaman’ın donuk ve ürkek bakışlardan kendini kurtarmaya, taraftarlarla bağlarını güçlendirmeye ve imajını iyileştirmeye, Ankaragücü’nün acil olarak bir teknik direktöre ihtiyacı var. 

Sergen Yalçın’ın oyunda neler olduğunu anlama konusunda ciddi bir başarısı var. Bu özelliği doğru oyun ve doğru oyuncu tercihi yapmaya zorluyor. Başakşehir geçen sezon kendisini şampiyonluktan eden bazen kapanmanın, hatları sıkılaştırmanın ve kontratak yapmanın gerektiğini öğrenmesi gerekiyor. Okan Buruk, maçı değil, sadece kendi takımını izleyen antrenör görüntüsü veriyor.  

Kasımpaşa-Trabzonspor maçının teknik direktör söylemleri; tarafların birini dinleyip ona haklısın derken, ötekini dinlediğinde ona da haklısın deyip, bir üçüncü nasıl olur da hem beriki hem öteki haklı olur, diye sorunca, «sen de haklısın» diyen Hocayı hatırlatıyor. Galip gelmek istediklerini, galibiyete yakın olduklarını ve daha iyi olacakları mesajını kıvrak bir zekâ ile verdiler. 

Göztepe ligde istedikleriyle oynadıkları futbol ters orantılı. Henüz erken ama iyi şeyler yapacak güçte görünmüyor. İyi şeyleri yapmak için acele etmeliler. Tamer Tuna kellesini ipten zar zor kurtarmış bir adam sendromundan kendini kurtarmak, gerektiği zamanlarda risk almak zorunda. Bülent Korkmaz genç ve dinamik bir takımla sistem kurma sorumluluğunun bilincinde oyunu ruha dönüştürüyor. Sonucu güzel biten maçta iki genç oyuncuya fırsat vermesi, maçtan önce korku ile savaştığı anlamına geliyor.  

Fenerbahçe maçında güç her şeyi belirledi. Fenerbahçe’nin ilk yarım saatte oynadığı oyun futbolun değerlerine saygı niteliğindeydi. Fenerbahçe’de Emre Belözoğlu’nu özel kılan şey; takım kötü oynarken, kendisi iyi oynayabiliyor; kendisi kötü oynarken, arkadaşlarını iyi oynatabiliyor. Gazişehir matematikten daha fazla problemi olan bir takım görünümünde. Futbolcu kalitesi ve mücadele gücü lig seviyesinin altında görülüyor. Fenerbahçe karşısında Gazispor’un teknik direktörü Marius Șumudică’nın “Oyunu okuma hız ve kapasitesi “zayıf kaldı. Oyunu, okumayı yeni sökmüş çocuk gibi heceleyerek okudu. Şov yapmak isterken, silik bir kimlikle boş boş dolaştı. Bu sürede, Fenerbahçe’nin ne yapmak istediğini anlayana kadar, Fenerbahçe yapacağını yapmış 24. Dakikada üç gol atmıştı.

                 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page