top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Futbol pirzolası

Yaşlıca bir kadıncağızın canı dana pirzolası istemiş. Ama ne çare ki, biraz da sertçe olan dana pirzolasını, bir türlü ısırıp çiğnemeyi becerememiş.

Uzun bir çabanın sonunda kadıncağız dana pirzolasıyla uğraşmaktan usanmış; ağzındaki takma dişleri çıkardığı gibi, sert bir hareketle dana pirzolasının yanına koymuş: ‘Artık sıkıldım. Hadi, anlaşmaya çalışın aranızda ’demiş.

Bu fıkrayı okuyunca bir spor yazısında yaşlı kadın, takma diş ve pirzolanın nereden çıktığını sorduğunuzu duyar gibiyim.

 Ama Türk futbolunda öyle gelişmeler oluyor ki ne yapalım biz de  böyle anlatımlara yöneliyoruz.

Şimdi Türkiye Futbol Federasyonumuzun (TFF) gücü ve performansından bazı örnekleri hatırlayalım:

TFF, Türkiye de hiçbir kuruma nasip olmayan mali ve idari bir özerkliğe sahip. Artık Türk Silahlı Kuvvetleri’nin harcamaları bile çeşitli şekillerde denetlenirken TFF kendi kurduğu denetim kurulu tarafından denetlenerek Genel Kurulda ibra ediliyor. Gel gör ki, Federasyon batsa, iflas etse de ibra edilmediği bir süreci daha bugüne kadar yaşamadık. Yani muhtaç olduğu kudret ellerinde saklı.

Üstelik geçtiğimiz yıl Nisan ayında dört partinin katılımıyla yapılan Anayasa değişikliği ile Tahkim Kurulu Kararları’nın kesinliği Anayasal güvenceye alındı. Yani, federasyon ne karar alırsa alsın, hiçbir kulüp mahkemeye gidemez. Yani, TFF bir kulüple ilgili küme düşme kararı verse dahi mahkemeye gitme yolu kapalı.  Güce bak güce.

TFF’nin Onursal Başkanı Şenes Erzik 2005 yılında Meclis Şike Araştırma Komisyonu’nda bakın ne demişti:

“TFF, dimdik ayakta durduğunu her vesileyle gösterecek, başka çareniz yok. Kulüplere de gösterecek, hakemlere de gösterecek, her şeyi takip ettiğini gösterecek, çok uyanık ve disiplinli olacak.”

Gel gör kiii,

Her daim özerk federasyondan bahsederken ne zaman iş ocak üstünden kestaneleri toplamaya gelince Federasyon yönetimleri sorumluluğu başka alanlara atma becerisini gösteriyor.

İlk şiddet yasasında kulüp başkanlarının verdikleri demeçten dolayı mahkemeden para cezası almalarını yasaya koydurmalarında olduğu gibi (Adama sormazlar mı? Bir kulüp yöneticisini “yola getirme” işi savcıların mı yoksa federasyonun mu görev alanına girer).

Yıllardır, kulüplere mali disiplin getirmekten kaçarken devlete kulüpler yasası çıkartılması konusunda etkin kulisler yapmalarında olduğu gibi.

Yine şike yasasının değiştirilmesi konusunda “18 ıslak imza” Meclis’te partileri dolaşırken, Spor Bakanı Suat Kılıç siyasi risklere girerken, Cumhurbaşkanı veto ederken; TFF Başkanının “bu konu bizim işimiz değil” demesi gibi.

TFF’nin disiplin yönetmeliğini tartışmak/değiştirmek için Genel Kurul’u toplantıya çağırması de “beni dişim kesmiyor hadi çözüm aranızda” demek gibi.

Yemiyor, TFF, konuları ağzında sakız gibi çeviriyor. Yaşlı teyze gibi pirzolayı devlete, mahkemelere, kulüplere, milletvekillerine çiğnetmeye çalışıyor, bazen de  hepsini birbirine  çiğnetiyor.

 

Adeta, güçlü zırhlarla donanmış bir savaşçı, futbol arenasında tribünlere çıkıp seyircilerin arasına saklanmış, “bu kavga nasıl bitecek” diye soran seyircilerin arasından “yok mu meydana çıkacak bir babayiğit” diye sesleniyor.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page