top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Futbol Kolay Yorumlanıyor

  

Büyük takımlar özellikle kötü sonuç aldıklarında, futbol medyasında diğer takımı başarıya layık görmeyen, rastlantı/sürpriz kabul eden, işin içinde mutlaka bir art niyet ve hakem hatası arayan, gelişi güzel konuşmaları kolaylaştıran önemsiz ayrıntılar içinde boğulan futbol programlarında büyük takımların başarısızlıkları konuşuluyor. Ama ne kadar etkili bir biçimde oynasa da, kazanan (küçük) takımın başarısı konuşulmuyor.

 

Diğer takımın galibiyeti bir kazanım olarak görülmediğinden, büyük takımları yenen takımlara “kazanırken kaybetmiş” takım muamelesi yapılıyor. Kazananın kazandığından, kaybedenin kaybettiğinden haberdar olmadığı bir maç izlemiş oluyoruz. Yani diğer takımların puan kazanması önemli değil, önemli olan büyük takımların şampiyonluk yolunda puan kaybetmesidir. Bu durum spor medyasının “tarafsızlık” ve “nesnellik” ilkesini akla getiriyor.

 

Büyük kulüplerin güç merkezi olarak futbolu yönetmek, yönlendirmek ve şekillendirmekle birlikte daha güçlü olacakları bir sistem algısı yaratılmak isteniyor. Bu kişilerin futbol anlayışına göre büyük takımların yenilgilerine karşı tutumlarını şöyle özetleyebiliriz:

 

  • Üç büyük takımlardan biri bir diğerini yendiği zaman teknik direktörü statü kazanmış oluyor. Anadolu takımlarından birinin teknik direktörü aynı işi yaptığı zaman sanki statü kaybediyor.

  • Büyük takımlar yenildiği zaman skor ile rakibin iyi ve doğru oyunu arasında neden-sonuç ilişkisi kurulamıyor. Maçın istatistiklerine duygusal bir boyut katılmaya çalışılıyor.

  • Kazanan takımın neden kazandığı anlatıl(a)mıyor. Kazanmak için maçtan önce neleri doğru yaptığı araştırılıp saptanamıyor.

  • Takım kurgusu ve oyun anlayışının rakibini etkisiz kılmak ve zayıf yönlerini açığa çıkarmak zekâsı ile kurgulandığı görülemiyor.

  • Oyuncu değişiklikleri sistem üzerinden okunamıyor.

  • Büyük takım oyuncularının zayıf, dayanıksız ve yüreksiz olması eleştiriliyor ama rakip takım oyuncularının güçlülüğü, sağlamlığı ve yürekliliği övülemiyor.

  • Maç sonucuna dair mantıklı (her mantıklı olanın doğru sonuçlar vermediğini unutmadan) tahminlerde bulunabilmek için oyunu ve oyuncunun son durumunu bilmek gerekiyor.

 

Bu saptamaları istediğimiz kadar çoğaltabiliriz; fakat hepsinde ortak olan nokta şudur: Ne de olsa, her şey olup bittikten sonra, taraftar beklentilerine karşılık gelecek skor üzerinden bir açıklamada bulunmak kolaydır.

 

Kolay seçiliyor.

 

Büyük takımların ‘neden’ kolay yenildiklerine gelince; Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet, bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır.

 

Soba yerden 1 m kadar yukarıda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.

 

Kimyacı: "Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış";

 

Fizikçi: "Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş";

 

Jeolog: "Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan, herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış";

 

Matematikçi: "Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış";

 

Antropolog: "Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş." der.

 

Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam cevap verir:

 

"Boru yetmedi de efendim!"

 

Bir futbol müsabakasının sonucunu etkileyen faktörler arasında gösterilebilecek teknik-taktik, fiziksel kapasite, oyuncu kalitesi, beslenme ve psikolojik durumlar gibi birçok faktörden bahsedebiliriz. Öncesinde büyük takımlara avantaj yaratan bu faktörler, artık avantaj değil. Çünkü, her teknik direktörün ekibinde kaleci, atletik ve maç performans analiz antrenörü, beslenme uzmanı, psikolojik danışman ve sağlık ekibi var. Bu oluşum takımlar arasında fizik üstünlüğünü, analiz ve iyi kaleci avantajını ortadan kaldırıyor.

 

Büyük takımların taraftar desteği olmayınca iç saha avantajı olmuyor. Taraftar gruplarının deplasman takımlarının üzerinde yaratmış olduğu baskı, kaygı, korku, stres vb. etkiler ortadan kalkınca ortaya konan oyun galibiyete yetmiyor.

 

Hepsi bu!

 
 
 

Yorumlar


bottom of page