top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Fenerbahçe Kazandı, Türk Futbolu Kaybetti!

        Rekabeti büyük, değer kalitesi küçük bir derbi oynandı. Neden mi?

 

            - Maç başlamadan taraftar kavgaya başladı.Beşiktaşlı futbolcu Caner, eski takım taraflarını sinir etmek için (kendini sahne de zannedip, İbrahim Tatlıses’e özendi, bu arada içindeki arabesk ruh halini de açığa çıkararak) kendi taraftarını diz çöküp selamladı.

 

             - Fenerbahçeli İsmail eski takım arkadaşı Oğuzhan’ın ayağını kıracak kasıtlı tekmesiyle oyundan atıldı.

 

             - Şenol Güneş, hakeme önce itiraz sonra küfür etti, atıldı.

 

             - Hakem Ali Palabıyık “evham yaptı” maçı katletti.

 

             - Fenerbahçe yöneticisi Mahmut Uslu, yine saldırgan ve iğneleyici demeç verdi.

 

             - Fenerbahçe yöneticisi, Önder Fırat’ın olay yaratacak “el hareketi” medya’ya yansıdı…

 

             - Beşiktaş kulübü Mahmut Uslu için mahkemeye gidiyor…

 

             Maç Beşiktaş’ın olunca, birinin “beyaz” demesi için diğerinin “siyah” demesi yeterli oldu!

 

             ***

 

               Sonrasında ne oldu?

 

               - Tribünde sayıları az olsa da, yine ruh hastaları vardı. 49 şiddete taraf hakkında işlem başlatıldı. Paso lig kartları bloke edildi.

 

             - Beşiktaşlı Caner’in davranışları ve futbolu aynı oranda olgunlaşmadı, kirli bir bilinçaltı ile oynadı. Antipatik olmak için elinden geleni ardına koymadı.

 

             Caner neredeyse futbolu bırakacak, ama “İyi bir futbolcunun, kendisinden önce başkalarını tatmin etmek için iyi futbol oynamayacağını” öğrenemedi.

 

            - Önder Fırat olay çıkaran “Kapak” hareketi için “Bazı gazetelerde şahsımla ilgili çıkan bir fotoğraf çarpıtılarak yanlış servis edilmiştir.” Dedi.

 

            Medyanın çarpıttığı, kendisinin çarpıtmadığı, şeyin ne olduğunu izah edemedi, resmen “Kıvırdı”.

 

-Mahmut Uslu, soy ismine yakışır davranmadı. Yine “Uslu” durmadı, “bireysel öne geçme” hırsı ağır bastı.

 

Lokman Hekim’e “Hastamıza ne yedirelim?” diye sorduklarında, şu cevabı vermiş: “Acı söz yedirmeyin de, ne yese olur” demiş. Uslu’nun, ezeli rakiplerden nefret etmesinin, onlara dayanamayacağı anlamına gelmediğini, dostlukların ne ile güçleneceğini artık öğrenmesi gerekiyor.

 

            - Şenol Güneş, yine duygusal, gergin ve sinirliydi, ağzından küfür kaçtı! “Dünün güneşi, bugünün çamaşırını kurutmadı.”

 

            - Hakem kararları bir anlık yanılma, bir maçlık sapıtma mıydı? Ne yazık ki, değildi. Ali Palabıyık, yine güvensiz ve korkaktı. Ciddi görünmeye çalışan ama derinliği olmayan bir hakem görüntüsünde; yönetim, teknik ekibin, sporcunun çabasını, emeğini hiç sayan sıkıntılı bir ruh hali vardı.

 

            Bir kez daha görüldü ki, hakem olmak için sadece kural bilgisi ve atletik testlerden geçmek yeterli olmamaktadır. Aynı zamanda, güçlü bir psikoloji, etkili iletişim ve yönetim becerisi olmazsa olmadır.    

 

            Ancak, bizde “Osmanlı kanunu üç gündür” deyimi vardır. Üç maç dinlenir, sonra kaldığı yerden devam eder, Sorun yok!

 

            ***

 

            Maç sonunda yaşanan olaylar doğrultusunda yine Türk futbolunun ne duruma geldiğini, bu kin ve nefret ortamının nasıl oluştuğunu, kimlerin katkıda bulunduğunu, şiddetin olmaması için neler yapılması gerektiğini “Futbolun, insanların kötülük, zaaf ve hastalıklarını açığa çıkaran bir araç olduğunu”, “Yaratılan algı kirliliği sayesinde, etik dışı davranışlar normal duruma getirildiğini” sorguluyoruz.

 

            Bu kadar ilgi, sevgi ve yatırıma göre futbolumuz olması gereken düzeyde gelişmiyor, kendisini yenilemiyor, hep yineleniyor. Galibiyet uğruna saygı, sertlik uğruna nezaket ve hoşgörü feda ediliyor.

 

Sonuç olarak, yaşamınızdaki deneyimleri kendinize ve çevreniz ve çevrenizdekilere anlatırken kullandığınız sözcükler, gerçek deneyimlere dönüşür. Dikkatinizi neye verdiğinizi, ilginizi nereye yönelttiğinizi kendiniz seçersiniz. Sözcükleri seçmekle hislerinizi de seçmiş olursunuz. Bu nedenle “Fenerbahçe kazandı, Türk futbolu kaybetti.”

           

 
 
 

Yorumlar


bottom of page