top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Demirel’in kökleri

2000 yılında Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel ile Yönetim Kurulu Üyesi olarak bir dönem görev yaptım.. Daha sonra ki yıllarda ise çeşitli komitelerde görev yaparak bir şekilde hep Federasyon’un içinde oldum.

Genel Kurullu seçimlere geçildiği dönemlerden itibaren de Turgay Demirel’in seçim stratejilerini ve çalışmalarını içinde yaşayarak gözlemledim.. Önce Lutfi Arıboğan, sonra Selam Gökçe şimdi de Ali Doğan…

İşin ilginç yanı, ‘ iktidarda  yıpranma payına’ rağmen her seçim de farkı daha da arttırmasıdır. Arıboğan’a karşı 3 oy farkla üstünlük sağlarken, Gökçe’ye 34, Doğan’a da 38 oy..

 

Bu sonuçlar benim için hiç de sürpriz olmadı.Seçim öncesi yaşanan tüm gelişmeleri yakından izlememe ve Turgay Demirel’in yanında olmama rağmen köşemi kişiselleştirmemek ve  objektif kalmak uğruna herhangi bir yazı yazmadım..

Ancak seçim öncesi görüştüğüm herkese 25-30 sayı fark beklediğimi söylemiştim, hem de Doğan’ı destekleyen  Fikret Orman, Deniz Atalay, Nedim Karakaş, Akif Üstündağ ve Avukat Emin Özkurt.gibi dostlarım da buna dahil..

Yani benim için bir sürpriz yoktu, ama sürprizi yaşayan asıl Demirel’di. Demirel’in en az 50 oy  fark beklediğini söyleyebilirim.

Ali Doğan niye başaramadı diye sorarsanız, size en az 10 tane neden sayarım..Bunları tek tek sıralayacak değilim ama en önemlileri;  seçim stratejilerinin olmaması, ülke  Basketbolunun çıtasını daha ileriye götürmek için değil de adeta “Turgay Demirel Küskünler Derneği”nde seçim kazanacak bir liste yapmış olmalarıdır. Yine ’Demirel gitsin de ne olursa olsun’ diye yazan medya mensupları da bu yanlışlığın peşine düşmüştür.

 

Demirel’in bu başarısının nedenleri ile ilgili de onlarca neden sıralayabilirim, ama bu sefer bunu yapmayacağım.. Ama seçim sonuçlarının analizine gelindiğinde Türk Basketbolu’nun lokomotifi 4 büyük kulübümüzün Ali Doğan’ı desteklemesine  rağmen bu farkın olmasını nasıl izah etmeliyiz? Bir kere artık Türk basketbolunda bir Anadolu gerçeği var.. Önce iş dünyasında “Anadolu kaplanlarının biz de varız” sloganları şimdi basketbol seçimlerinde de kendini gösterdi..Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Anadolu Efes’in 5’er oylarına karşın Diyarbakır’dan Kayseri’ye, Mersin’den Samsun’a kulüplerin birer ikişer oylarıyla Demirel’i tekrar başkan seçmeleri Basketbol’da da bundan sonra Anadolu “artık biz de varız” dedi.

Turgay Demirel’in bu başarısında en önemli nedenlerden birisi ortaya koyduğu hedeflere ulaşma konusunda ki kararlılığıdır.. Her insanın olduğu gibi bir Federasyon Başkanı ve yönetiminin de kökleri vardır.. Turgay Demirel ‘in bu kökleri ta 20 yıl önceye dayanıyor. Ama hiçbir zaman eskimeden, tekrara düşmeden ve değişimlere ayak uydurarak hareket etmeyi bilmiştir. Dünya Basketbolundaki gelişmeleri yakından izlemek, İspanya ile birlikte Avrupa’nın en başarılı Federasyonu olmak, ligleri Kobe Bryant tarafından “Avrupa’nın en başarılı ligi” olarak değerlendirilmek..

4 büyük kulübümüzün Basketbol’un lokomotifi olduğu gerçeğinin de altını çizerek Anadolu’nun desteğini almış Demirel’in uluslar arası alanda aldığı başarılar da ortada.. ‘12 Dev Adam’ markasından sonra şimdi de “Potanın Perileri” Türk spor tarihinde bize hep ilkleri yaşattı..

Bakın bu başarıya giden köklerin izleri aslında 6 Mart 2002 tarihli Zaman Gazetesi’nde yayınlanan “12 Dev Adam 2010’da Dünya Markası Olacak” başlıklı röportajında yer alıyordu:O röportajda gazeteci soruyor : “Şimdi çok ciddi bir 20–10 (Yirmi on) projeniz var. 2010’da Dünya Şampiyonası’nı Türkiye’ye alabilecek misiniz? Demirel diyor ki: “1998 yılında, 2001 Avrupa Şampiyonası’nın ev sahipliğini aldığımız zaman yönetim kuruluna teşekkür ederken çok iyi bir organizasyon yapacağımıza dair söz vermiştim. Bundan sonraki hedefimizin de 2010 Dünya Şampiyonası’nı organize etmek olduğunu söylemiştim. Çünkü 2002 Indiana’da, 2006 da Japonya’da düzenleneceği için 2010’un Avrupa kıtasına verileceğini düşünüyorum. Bu hedef çok gerçekçi. Bunları sağlamak için de şimdiden kolları sıvadık, 12 Dev Adam basketbol okullarıyla birlikte, 20 ilde basketbol eğitim merkezleri kuruyoruz.” Sonra ne oldu? 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası ülkemizde yapıldı ve tarihi bir başarı elde ettik.12 Dev Basketbol Okulları Anadolu’dan yüzlerce basketbolcunun çıkmasında  önemli bir rol oynadı.

 Demirel’in başarılarında içeride ve dışarıda oluşturduğu ve kökleri 1992’lere dayanan bir vizyon var.. Cennetteki tuba ağacı misali. Kökleri var, var olmasına da toprağa bağlı değil, havada, yukarıda. Göçebe gibi..

O röportajında ‘2010 yılına kadar hedefleri çizerim’ diyordu, şimdi Türk basketbolunu ‘dünyanın 3 merkezinden biri yapacağım’ diyor..

Hem köklerine güveniyor, hem de toprağa bağlı olmadan havada, yukarıda hedefler koyuyor..

Demirel görevi bıraktığında da kökleri sağlam yüksek hedefleri olan bir Türk Basketbolu bırakacağına inanıyorum.

2016 Başkan adaylarına duyurulur..

 
 
 

Yorumlar


bottom of page