top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Dünya Kupası'nı Futbol Kazanıyor!


Futbolun güzelliklerini bir türlü sahaya çıkaramıyorduk.

Hep yedek bekliyordu. Ama bu dünya kupası ile saha da, tribünde veya ekranda hep futbol var. Her maç sadece futbol izleniyor, futbolun kalitesi, güzelliği konuşuluyor.  

Dünya kupasında oynan karşılaşmalarda üç önemli nokta göz çarpıyor:

Birincisi, “Futbol oynamayı düşünmek”

Dünya kupaları tarihinde pas, şut ve gol oranının yüksek olması, topun oyunda kaldığı sürelerin uzun, uzatma sürelerinin kısa olması, sarı ve kırmızı kart oranlarının düşük olması gibi veriler teknik adam ve futbolcuların sadece “futbol oynamaya” odaklandıklarını gösteriyor.

İkincisi ”Futbol oynatmayı düşünmek”  

Üçüncüsü “Kötü futbola tepki ve duyarlılık”

Taraftarlarıntemponun düştüğü anları, hakemi aldatmaya yönelik hareketleri, kasıtlı faulleri veya yanlış hakem kararlarını ıslıkla protesto etmeleri bir başka önemli nokta olarak düşünmek gerekiyor.

Eskiden olsa, “Söyleye söyleye dilimde tüy bitti,” derdim.  Şimdi, “Yaza yaza bilgisayarımın tuşları aşındı.” Diyorum ki, ukdelerimizi, ezilmişliklerimizi, kötü çocukluk dönemlerimizi, kıskançlıklarımızı… Uzu lafın kısası “hastalıklarımızı” futbol sahasının dışına bırakırsak, yani “futbolu, futbola bırakırsak”hiçbir şey kaybetmeyiz.

Demek ki, taraftarlar sahada sadece futbol oynandığı zaman daha fazla takımı ve futbolcusuyla bütünleşiyor.

Demek ki, taraftarlar sahaya sadece maç izleyemeye geldiklerinde, sopa, bıçak, pala yerine takımlarının sembollerini, forma atkı, flama veya bayraklarını taşımaları yetiyor.

Demek ki, küfür yerine marşlarını söylene biliniyor.

Demek ki, savaşa gider gibi maça gelmek yerine, bir şölene, bir karnavala gider gibi renkli ve coşkulu görüntülerle maça gidilebiliniyor.

Demek ki koltuklar kırılmadan, ağızdan salya aka aka küfür etmeden, saldırgan olmadan, şiddet uygulanmadan medeni bir şekilde tepki gösterile biliniyor.  

Demek ki, rakip takımda kaliteli futbolu alkışlamak, kendi takımına ihanet olarakalgılanmıyor.

Demek ki, baskı futbol kalitesini düşürüyor.

Demek ki, baskı hakemlerin özgüvenle, adil maç yönetmesini engelliyor.

Demek ki, sorumluluklarımızdan sorumluluk duymamız gerekiyor.

Demek ki, Şiddet bir hak arama veya sorun çözme yöntemi değil.

Demek ki, futbolda şiddet,  yönetim ve iletişim sorunudur.

Demek ki,  futbolda şiddet, adli bir vaka değil,   eğitim, kültür ve ahlak sorunudur.

Demek ki,  sevgisizlik, güvensizlik, kuralsızlık, iletişimsizlik şiddet doğuruyor.

Demek ki, futbolda şiddet eylemlerini önlemenin her yerde herkes için geçerli olması gereken tek kuralı “SEVGİ”dir.

Demek ki, bu dünya kupasını “FUTBOL KAZANIR.” 

 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page