top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Cam kırığı

Ömer GÜRSOY

Başkanı olaylı Bursa maçının ardından ligden çekileceklerini açıklarken hangi gerekçeyi gösterdi? Bu tür olayların daha önce de başlarına defalarca geldiğini ve bunlara karşı hiçbir tedbir alınmadığını…

Peki, Diyarbakır’ın sahasında bundan önce benzer olaylar olmamış mıydı? Olmuştu. En sıcak örneği Fenerbahçe maçı.

Ya Bursa’nın karnesi? Felaket. Özellikle Beşiktaş kavgası, türbinlerde birbirine giren genç kızlar, en son geçtiğimiz günlerde garda otobüsten inen birinin Çarşı tişörtü girdiği için dövülmesi…

Olan biten sadece bu iki şehrimizle mi sınırlı? Hayır. İstanbul da aynı Anadolu da.

Sevgili Müdürüm Halil Özer izin verseydi bu sayfanın tamamına bu örnekleri yazabilirdim. Geçmişte yapılan hataları anımsamak, aynı hataların yeniden yapılmasını engelleyebilmek için önemlidir.

Peki çözüm; kim, nasıl cezalandırıldı?

Palyatif, göstermelik “yaptırımlar”: seyircisiz oynama, komik para cezaları, sonuçsuz idari işlemler…

Yaşlanıyor muyum ne? Düşünüyorum düşünüyorum aklıma şöyle kötü niyetlilere ibret olacak, birkaç isim gelmiyor nedense!

Düşünürken bu tür durumları açıklamakta çok iyi bir teoriyi hatırladım.

‘Kırık Cam Teorisi’ ABD’li suç psikologu Philip Zimbardo’nun 1969’da yaptığı bir deneyden gelişti. Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine 1959 model birer Oldsmobile bıraktı.Araçların plakası yoktu, kaputları aralıktı. Fakir Bronx’taki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı. Zengin semtte ise bir hafta boyunca araca kimse dokunmadı.Ardından Zimbardo ile iki öğrencisi hasarsız otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdı. Daha ilk  darbe indirilmişti ki çevredeki zengin beyazlar da yıkıma başladı.

Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale gelmişti. “Demek ki” diyordu Zimbardo, “ilk camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek.

New York’un efsanevi Belediye Başkanı Rudolph Giuliani’nin, şehrin yaşam kalitesini arttırmak ve suçlulardan temizlemek için ilham aldığı çalışma bu. Giuliani’ye bunu nasıl başardığını sorduklarında ise şöyle diyordu: “Metruk bir binanın camlarından sadece biri kırık olsa bile, o camı hemen tamir ettirdim, ilk çöp torbasını hemen kaldırttım...”

Biz de ise, okuyun internet sitelerinde yer alan haberlerin altındaki yüzlerce okur yorumunu. Mazi o kadar kirli ki herkes birbirine “beter olun siz de bize şunu yapıp hiçbir yaptırım görmediniz, şimdi adalet isteyemezsiniz” diyor. 

Bu memlekette ise yöneticiler şov, futbol cam kırıkları içinde. Bakın Allah aşkına Bursa’ya verilen şu cezaya. Bizdekiler cam kırıklarını tamir etmiyor, cam kırıyor. Ne farkları var Bronxtakilerden? 

Son olaylar bize yaraların hala açık olduğunu, bir türlü kabuk tut(a)madığını gösterdi.

Amin Maalouf’un dediği gibi; en ufak şey, kimi zaman basit bir kaşıma ya da sakar bir okşama acıyı canlandırıveriyor.

Tamam Özgener’in yerine  futbolun başına Giuliani’yi getirecek halimiz yok da, artık, bundan sonra bari, elele verip futbolu her yere sıçramış ve daha da sıçrayacak cam kırıklarından kurtaralım.

 

Ömer Gürsoy, Habertürk Gazetesi’nden alınmıştır.

 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page