BUGÜN 23 NİSAN!
- Erdal BATMAZ
- 23 Nis 2011
- 2 dakikada okunur
Futbol Federasyonu disiplin kurulu Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’a 45 gün hak mahrumiyeti cezası vermiş.
Bunun bir diğer anlamı da şudur;
Eğer Fenerbahçe Futbol takımı bu sezon şampiyon olursa kupasının verildiği töreni Kulübün başkanı göremeyecek olmasıdır!
Kararın doğruluğu ya da yanlışlığı üzerinden bir yorum yapmıyoruz. Kuşkusuz ilgili talimatlara bir aykırılık oluşmuş ki ceza almışlar. İlk ceza alan kulüp başkanı da Aziz Yıldırım değildir. Ama gelinen noktaya baktığımızda kulübünün başarısı için her şeyi yapan başkanların, yöneticilerin kendi kulüplerinin maçlarını seyredemeyecek bir noktaya gelmesini sporun ve futbolun güzelliği ile nasıl bağdaştıracağız?
Sürekli şekilde, rekabet ile kavgayı, birinin diğerini sırf bir başka takımı tutuğu için “ötekileştirmeyi” nasıl engelleyeceğiz?
Futbol Federasyonu, bu günlerde farklı bir bakış açısı ve yöntem geliştiren bir program başlattı. Aralık 2010’da bu yana, Enis Fosforoğlu Çocuk Tiyatrosu ile işbirliği yaptı. Tiyatro, Anadolu’da 15 bin çocuğa ulaşan “Futbol Sadece Bir Oyundur” çocuk oyununu sahneledi. Bu oyun 23 Nisan Kutlamaları çerçevesinde İstanbul’da da sahnelenecek. Oyun fair play’e yönelik mesajlar vererek futboldaki şiddeti sorgulamayı, çocuklara iyi bir taraftar olmayı, rakibi ve bir diğerini küçük görmemeyi, düşman bellememeyi öğütlüyor!
Belki küçük gibi görünen ama bana göre Federasyonun en önemli projelerinden biri de budur! Bu proje her düzeyde desteklenmeli ve daha çok çocuğa ulaşmalıdır!
Küçük bir erkek çocuğun cinsel organını boyayarak “doğuştan fanatik” özendirmesi yapılan bir toplumda, çocuklara futbolun zevk alınacak bir “oyun “ olduğunu öğretmek zorludur! Ama başarılı olunur ise ileriye yönelik sorunların çözümüne yardımcı olur. Geleceğimizin sahipleri olan çocuklara bu ülkede yanlış eğitim yaklaşımı ve “ taraftarlık ” kavramı üzerinden bir diğerine şiddet ve düşmanlık duyguları beslemek, ötekileştirmek öğretiliyor maalesef!
Emmanuel Levinas ( 1906 - 1995) aynılığın reddi ya da "öteki" nin felsefesi yaklaşımında bunun genel felsefesini inceler ve vurgular!
Levinas felsefesi; dünyayı " öteki " için daha yaşanabilir kılma ilkesine dayanmaktadır. Bireyin "aynılaştırarak kabul etme" anlayışından kurtularak, öteki olana önyargısız yaklaşımını olanaklı kılan "etik" dönüşümü doğrultusunda "öteki" ile birlikte var olmaktan mutlu olan insan anlayışı yorumlanmıştır.
Ötekine karşı yükümlülüğümüz sınırsız ve asimetriktir. Buradaki asimetrik yaklaşımı ötekiden ona yaptıklarımızın karşılığını aynen beklememek demektir" (olumlu manada)Bu bakımdan öteki ile ilişki bu manada karşılıksız bir ilişkidir.
Esas meselede buradadır aslında. Ülkemizde her alanda bir diğerini aynılaştırma ve öteki kılma çabası maalesef futbolda çocuk yaşta başlatılmaktadır!
Üç büyük kulübün rekabet algısında “birimiz varsa diğeri de var ve anlamlıdır” yaklaşımı lafta kalmakta, futbol, taraftar adı altındaki gurupların şiddet ve holiganizim diline dönüşmektedir!
Şimdi federasyona düşen önemli görev; çocuklara yönelik projeleri geliştirmekle birlikte 6222 sayılı Sporda şiddetin Ve Düzensizliğin önlenmesine dair yasanın hükümlerinin, her stadyumda görülebilecek yerlere asılması, sezonluk bilet alan her taraftara onun anlayacağı dilden yazılıp gönderilmesi, bıkmadan, usanmadan bu yasanın her düzeyde anlatılmasıdır!
Dünyanın her yerinde yasa vardır! Önemli olan onu uygulamaktır!






















Yorumlar