Beden Eğitimsiz Meslek Liseleri
- Prof. Dr. Ahmet TALİMCİLER

- 4 Mar 2014
- 2 dakikada okunur
Her başımız sıkıştığında mutlaka topu ‘eğitim şart’ sözüne atmayı çok severiz ancak eğitim sistemimizin ne kadar sıkıntılı olduğunu da her defasında görmezden geliriz.
Üzerinde sürekli oynanan bir eğitim modelimiz var ve bu model tıpkı diğer alanlarda olduğu gibi yamalı bohça anlayışı üzerine inşa edilmiş vaziyette. Her ideolojinin kendisi için istediği vatandaş tipinin yaratılmasında eğitim olmazsa olmazların başında gelir ve her rejim bir eğitim ideolojisinin oluşmasına özen gösterir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin de kuruluşundan itibaren yeni ülke ve bu ülkenin yurttaşlarının yaratılmasında eğitime özel bir önem atfettiğini biliyoruz. Cumhuriyetin ‘yavuz ve gürbüz evlatlar yetiştirmek’ konusundaki hassasiyeti beden eğitim dersleri ve törenler aracılığı ile gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Ancak ilerleyen yıllarda sporla eğitim kurumu arasındaki birlikteliğin boyutları azaltılmış ve en sonunda geçtiğimiz günlerde yaklaşık 2,5 milyon öğrencinin eğitimini sürdürdüğü meslek liselerinden beden eğitimi dersleri kaldırılmıştır.
Spor sosyolojisi dersimde her yıl öğrencilerime sorduğum sorulardan bir tanesi üniversite yıllarına kadar gördükleri beden eğitimi dersleri ve öğretmenleri hakkındaki görüşlerinin neler olduğu yönündedir. Öğrencilerimin neredeyse tamamına yakını açısından bu dersler ‘boş ders’ olarak algılanmakta ve çoğunlukla erkekler futbol, kızlar da voleybol oynamak suretiyle bu dersi tamamlamaktadırlar. İçlerinden çok az sayıda öğrenci, beden eğitimi öğretmenleri sayesinde bir spor dalı ile tanıştıklarını ve yapmayı sürdürdüklerini söylemiştir. Liseye başlayan bir öğrencinin dokuzuncu sınıfta iki saat, geri kalan üç yıl boyunca sadece birer saatten alacağı bir dersin ne kadar işlevsel olabileceği meselesi daha başından itibaren sorun olarak önümüzde durmaktadır. Bir taraftan hareketsiz nesiller sıkıntısı ve bu durumun yaratmaya başladığı sağlık problemleri öte tarafta sürekli olarak ön plana çıkartılan sınav problematiği bulunmaktadır. Beden eğitimi derslerini sadece belirli bir müfredat temelinde yerine getirmeyi arzu eden anlayış-ki bu durumu diğer bütün derslere de uyarlayabilirsiniz-kökünden değişmek durumundadır. Bu dersin sadece fiziksel bir takım aktivitelerden ibaret olmadığını, çocuk ve gençlere hayatlarının ilerleyen yıllarında da spor yapabilme isteği kazandıracak şekilde programlanması gerektiğini onlara öğretebilmeliyiz. 4+4+4 ya da dershanelerin kapatılıp kapatılmaması tartışmalarından çok daha fazla önemli olan ülkemizin çocuklarının sağlıklı ve gerçekten gerekli bilgilerle donatılacak bir eğitim sistemi içerisinde yetiştirilmeleridir. Bu konuda sistemle sürekli olarak barışık bir imaj çizen beden eğitimi spor yüksekokullarının da seslerini yükseltmeleri ve sporun toplumsal hayatımızda nasıl bir şekilde yer alabileceği konusunda görüşlerini ortaya koymaları gerekmektedir. Sürekli olarak inşaat faaliyeti içerisinde bulunarak ya da büyük organizasyonlara aday olunarak ülkenizi daha fazla sportif hale getiremeyeceğiniz gibi insanlarınızı daha sağlıklı ve sportif hale getiremezsiniz. Şimdilik meslek liselerinden başlayan ancak fiiliyatta diğer okullarda da rapor ve benzeri uygulamalarla sürmekte olan ‘yok hükmündeki beden eğitimi’ derslerini içeriğinden ve saatlerinden başlayarak yeniden düzenlemeliyiz. Yoksa ilerleyen yıllarda çocuk ve gençlerimiz hakkında daha fazla sağlık problemleri ile şiddete karışma haberleri okumaya devam ederiz.






















Yorumlar