Ancak Sıfır Ceza Kurtarır
- Kenan BAŞARAN

- 16 May 2012
- 2 dakikada okunur
Şike davasının son duruşmasında sanık Ali Kıratlı “Fenerbahçe büyüktür, şike yapmaz” deyince hâkim de “Biz Fenerbahçe değil, sen şike yaptın mı diye soruyoruz” dedi.
Kıratlı da şaşkın bir şekilde mealen “İnsan kendisi için de şike yapmaz ki” yanıtını verdi. Hasılı Kıratlı, “Yaptıysam bir kulüp için yapmışımdır” demeye getirdi lafı. PFDK ise İbrahim Akın, Serdar Kulbilge ve Ümit Karan’ın şike veya teşebbüsünü tespit etti ama bunu kim için yaptığına dair bir hüküm veremedi! Artık bir ‘pop star’ kadar meşhur olan 58. madde değiştirilmeden bu kararlar alınsaydı üzerine konuşmak anlamlı olurdu ancak şu halde kararlarda ‘hukukilik’ aramak ayıptır. Nihayetinde bu ocakta kurgulanan oyunun finaliydi. Öncesindeki oyunlara Aziz Yıldırım, Metris’ten çomak soktu. Blöf yapmış, yapmamış hiç önemli değil. Yaptıysa, siz de boşa çıkartsaydınız. Yıldırım’ın her karşı çıkışında geri adım atanlar, işte son kararlarını da beğendiremediler. Çünkü şunu bir türlü kavrayamadılar: Yıldırım ‘sıfır tolerans’a karşı ‘sıfır ceza’ diyor. “Ya beni cezalandır ya da akla” derken sadece kendini kastetmiyordu. En ufak bir suçlamanın -Ekşioğlu, Mosturoğlu ve Turan’a verilen cezalar gibi- dahi 105 yıllık kulübe leke süreceğinin ve bunun da kendi başkanlığındaki bir vakıa olarak tarihe geçeceğini çok iyi biliyor. Haliyle bu tür bir ‘kurtarılmış’lık görüntüsü vermektense küme düşürülerek ‘tarihi bir mağduriyete uğramışlığı’ yeğliyor. Aziz Yıldırım, bu gücü kendi kulübü kadar, kendisinden daha ‘tutsak’ diye nitelediği ‘dışarıdaki’ futbolu yönetenlerden de alıyor. Fenerbahçe’ye büyük ceza kesecek kudrette olmadıklarını iyi biliyor. PFDK kararlarına karşı önceki gece Metris’ten yaptığı kontrayı da ister taktiksel, isterse harbi bir tepki olarak yorumlayın fakat bana göre çok doğrudur. Başından beri Fenerbahçe’ye eski Şiddet Yasası ve eski talimatlarla aklanma hakkının verilmesi gerektiğini savunuyorum. Fenerbahçe aklanırsa da aklanmazsa da eski yasa ve talimatlarla olmalıydı. Bugün çıkan bu ‘yarım ağız’ kararlar, adaleti Araf’ta bırakmıştır. ‘Stratejik duygular’la takımına bağlı olanlar nezdinde kulüp ceza almamış gözükse de ‘forma aşkı’yla düşünenlerin gözünde Fenerbahçe mahkûm edilmiştir. ‘Dört büyükler’in hepsinin mustarip olduğu ‘büyüklük kompleksi’ de PFDK kararlarını bir mahkûmiyet sayar...























Yorumlar