top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Altınordu FK Sisteme Yenik Düştü


Kodak fotoğraf makinasını hatırlıyor musun?

 

Reebok spor malzemeleri görünürde yok?

Motorola telefon kullanıyor musunuz?

Trafikte Chevrolet veya Anadol marka otomobil görüyor musunuz?

Üzerini dantelli örgülerle örttüğümüz, Sharp Lorenz televizyonlara ne oldu?

1990’lı yıllarda yasaklanan özel radyo ve televizyonlar için “Radyoma dokunma!” eylemi yapıyordu. Şimdi, insanlar gerçekten Radyo’ya dokunmuyor!

Örneklerimize futbol ligimizle devam edersek; Süper lig ekiplerine kök söktüren Altay, Akhisarspor, Aydınspor, Balıkesirspor, Elazığspor, Diyarbakırspor, Sebatspor, Vanspor veya Yozgatspor’a ne oldu?

Malatyaspor ‘neden’ mahalle takımı gibi oynuyor?

Akhisarspor, Elazığspor ve Şanlıurfaspor’a ‘neden’ kayyum atandı?

Son olarak, Türk futbol tarihinin en köklü kulüplerinden Altınordu FK (1923) U17 Elit B Ligi'nde mücadele eden U17 takımı ile gelişim liglerindeki U14 ve U15 takımlarını neden kapattı?

İflas eden veya piyasadan çekilen firmalar için literatürde; “bu firmaların hiçbir kötü ürün ürettiklerinden değil, küresel kriz için tedbirli olmadıklarından, küresel rekabete uyum sağlayıp direnç gösteremediklerinden, değişime direnip ayak uyduramadıklarından iflas ettikleri veya sektörden çekildikleri” yönünde tespitler yapılıyor. Bu tespitler mantıklı olarak kabul edilebilir.

Futbol kulüplerimizin çöküş nedenleri olarak gösterilen; Futbol Federasyonu’nun düzenleyici kurum görevini yerine getirmemesi, kulüplerin kurumsal bir kimliğe kavuşmaması, başkanların amatörce kararlarını yöneticiler sorgusuz onaylaması, planların hayata geçirilmemesi, bütçelerin verimli kullanılmaması, transferlerin bilinçli yapılmaması gibi yapısal sorunlar ve liyakatsizliğin neden olduğu keyfi tutumlar kabul edilemez.

Bu nedenle, kulüp yönetimlerinin güçleri, kendi yarattıkları bunalımdan çıkmaya yetmiyor, tam tersine, sorunlar derinleştiriyor.

Bir taraftan yeniden yapılanma, ekonomik küçülme, finansal fair play, yeni finans kaynakları yaratma, altyapıyı güçlendirme plan ve programları açıklanırken diğer tarafta camiadaki muhalifler, taraftar ve yerel medya baskısından kurtulmak için transfer enflasyonu yaşanması kaçınılmaz oluyor.Ancak, bu saptamalar, Altınordu FK için aynı tespitler söz konusu değil. Çünkü Altınordu FK kurumsallaşma, finansal fair play, tesis, alt yapı, teknik direktör ve nitelikli futbolcu transfer etme gibi sorunları olmayan örnek kulüp olarak gösteriliyordu.

Kapatma kararından sonra futbolcularının Fenerbahçe ve Galatasaray tarafından adeta kapışılması alt yapıda ne kadar güçlü ve doğru işler yaptıklarının kanıtıdır.

Merak edilen ve cevap bekleyen sorulara gelince; yapısal ve finansal sorunları olmayan kulüp yönetimi ‘neden’ küçülme kararı alarak önce profesyonel takımın ligden düşmesine zemin hazırladı, sonra U17 Elit B Ligi'nde mücadele eden U17 takımı ile gelişim liglerindeki U14 ve U15 takımlarını kapattı?

İyi futbolcu olmadan önce iyi insan modelini ilke edinen, yurdun dört bir yanında yüzlerce futbol okulu açarak adeta futbol fabrikası kuran, genç futbolcuların umudu olan, bünyesinde futbolcu gibi antrenör yetiştiren, yabancı futbolcu oynatmama gibi devrim gibi kararlar alan kulüp yönetimi ‘neden’ bu çaresiz duruma düştü?

Alt yapısından Barış Alıcı, Berke Özer, Burak İnce, Cengiz Ünder, Çağlar Söyüncü, Erce Kardeşler, Enis Destan, Gökhan Karadeniz, Kerim Alıcı ve Ravil Tagir gibi yıldız futbolcuları, Türk futboluna kazandıran kulüpte sistem ‘neden’ tıkandı?

Dünya futbolunda çok para harcayan marka değeri düşük, Avrupa futbolunda ilgisi övülen ama favori gösterilmeyen, Türk futbolunun kurtuluş reçetesi olarak gösterilen, Altınordu FK ‘neden’ kendine bir reçete yazamadı?

Üreten bir kulüp neden tükendi?

Bu sorunun cevabını, sayın başkan Mehmet Seyit Özkan’ın ders alınması için kamuoyu ile paylaşması gerekiyor.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page