top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Şike, Şampiyonluk Kupası ve Namus

Tartışmalarda amaç gerçeği ortaya çıkarmak ise sonuçlar güzel ve faydalı olur.

Bu nedenle eleştiri yapmanın da kendi ahlakı olmalıdır. Bir insanın kişilik veya kurumsal kimliğine dil uzatmadan, yanlışlarını ve hoş olmayan sıfatlarını eleştirirken, eleştiri dozunu tutturmak gerekir. Örneğin 3 Temmuz 2011 tarihinde 93 kişi ve 19 kulüp hakkında açılan şike davasındaki hukuki süreç adeta Fenerbahçe ile Trabzonspor kulüp başkanları arasında tek kale maça dönmüş durumda, “Yenen şampiyonluk kupasını alacak”, Türk futbolu temize çıkacak.

Bu mücadelede gelinen nokta, karşılıklı şikayet ve açılan hakaret davaları, Kadıköy’de darp edilen Trabzonspor başkan ve yöneticileri, Avni Aker’de tamamlanamayan maç, öldürülen taraftar ve yok olan dostluklar…

Bu görüntü bizlere Kürt ile Zaza’nın hikayesini hatırlatıyor:

İdama mahkum Kürt ve Zaza’ya infaz öncesi hoca son sözlerini sorar; Kürt: “köyde yaşlı bir anam var, onu son kez göreyim, helallığını alayım sonra beni idam edin” der.

Bunu duyan Zaza son isteğini söyler “Kürt anasını görmesin”.

Bu durumda, sorunun akılcı ve ahlaki yöntemle çözümünden söz etmek mümkün mü?

Her iki kulüp başkanı ve yöneticilerinin birbirini yok etmeye çalışması “Sen yoksun, sen bittin!” mesajı vermelerinin tarafları daha saldırgan ve radikal hale getirdiğini gören çok, “yeter durun” diyen yok.

Yapılan eleştirilerin çok sert ve belden aşağı bir biçimde “yöneticilerin kişiliğine, kulüp kimliği” üzerinden yapılması, her iki camia arasında kin ve düşmanlık tohumu ekmekten başka bir işe yaramıyor.

Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın UEFA tarafından cezalandırılmasının ardından "CAS davası namusumuzdur"1 diyen Fenerbahçe yöneticisine, Trabzonspor kulüp başkanının her fırsatta “Hırsızlardan Kupayı almak namus borcudur”2, “Bu kupa bizim namus davamızdır”3, “… Her Trabzonlu’ ya da namusuna sahip çıkmak yakışır”4 söylemleri ile karşılık vermesine gerek spor medyasından, gerekse Fenerbahçe ve Trabzon camiasından tepki gelmemesi de oldukça ilginç.

Sonrasında,Fenerbahçe yönetimi aniden davayı çekiverdi ve bunu soyut bir şekilde "Türkiye'nin menfaati için” savunmasıyla açıkladı. Bu durumda Fenerbahçe “namusunu mu kaybetti?”, Diğer tarafta işleyen hukuki süreçte karar Fenerbahçe lehine çıksa, kupayı Trabzon spor almasa yine “Koskoca Trabzon kenti namusu mu” kaybedecek. Böyle saçma sapan, böyle sorumsuzca bir ifade olabilir mi?

Bir köklü kulübün veya bir kentin namusu; bir futbol topunun peşinden koşturulabilir, sembolik kupa ile eş değer tutulabilir mi?

Bu noktada hırçınlık yerine, hukuksal öngörü ve ahlaki sezgilerle hareket edilmesi sorunlara çözüm üretmeyi de kolaylaştıracaktır.

İnsanların:

Bir gün önce “sıradan”, bir gün sonra “ünlü”,

Bir hafta önce “hakem”, “futbolcu” veya “antrenör”, bir hafta sonra “futbol yorumcusu” veya “futbol yazarı”,

Bir ay önce “hırsız”, bir ay sonra “hayırsever işadamı”,

Bir yıl önce “Vatan haini”, bir yıl sonra “Kahraman” olduğu bir ülkede yaşadığımızı,

Tribünlerde koltuk kırıp sahaya atanları, sahaya girip futbolcu dövenlerin, spor mağazasını kundaklayıp, yakanların “İçeride yattığı süre”, “Hafifletici neden”, “Delilleri yok etme olasılığının olmaması” gibi gerekçelerle serbest kaldığını,

Yasalarını modifiye ettiğimiz İsviçre, İngiltere, Fransa, Portekiz ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinde benzer vakalara verilen cezalar ile bizdeki kararların yarattığı “yapanın yanına kar kalıyor” algısını unutmadan…

Ağzına her geleni sorumluluk hissetmeden söyleyen, sürekli birbirlerine küs veya birbirleri ile kavgalı, hiçbir karardan memnun olmayan, konuşma bozukluğu içerisinde UEFA ve CAS koridorlarında sürekli daha fazlasını isteyen ve bekleyen yöneticiler ile “Türk Futbolunda Devrim” nidaları...Tüm bunlar bu bağlamda değerlendirildiğinde, bu nidalar bu ülkeye, bu ülke insanına, bu ülke futboluna yarardan çok zarar getiriyor.


Kaynaklar:

1. Ali Koç böyle demişti."Cas'taki davamızı geri çekmeyeceğiz. Bu dava bizim namusumuzdur." http://forum.donanimhaber.com/m_59044467/tm.htm, Erişim tarihi 09 Temmuz 2014.

2. Hacıosmanoğlu, ”Kupayı hırsızlardan almak namus borcudur.”, http://www.iha.com.tr/haber- Erişim tarihi 20 Temmuz 2014.

3. Hacıosmanoğlu, ”Bu Kupa namus davamız…”, www.youtube.com/watch?v=CzpYPwJao8U4 Mar 2014, Erişim tarihi 20 Temmuz 2014

4. Hacıosmanoğlu’ndan Kazlı Çeşme Açıklaması, http://www.radikal.com.tr/spor/haciosmanoglundan_kazlicesme_aciklamasi-1144028, Erişim tariihi 20 Temmuz 2014.

 
 
 
Fenerbahçe'den CHP'ye neyin aklı?

Sokrates'in mevcut Atina demokrasisini ve yönetim biçimlerini ahlak, erdem ve bilgi üzerinden sorgulaması, aynı zamanda devletin siyasi kurguyla birlikte insan yaşamına direkt müdahalesi söz konusu ol

 
 
 

Yorumlar


bottom of page