top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Şampiyonluk Yolunda Dikkat ve Konsantrasyon

Genellikle aynı anlamda kullanılan “Dikkat” ve “Konsantrasyon” sözcüklerinin birbirinden farklı yanları vardır.

Kontrol alınma noktasında çok karmaşık bir fonksiyon olarak kabul edilen dikkatin kontrol altına alınması veya alınmaması söz konusu olabilmektedir. Konsantrasyon ise dikkatin kontrol haline gelmiş durumudur.

Futbolcunun müsabakaya konsantre olabilmesi bazı gereklilikleri yerine getirmesine bağlıdır.

Bunlardan birincisi, neyekonsantre olunacağına karar vermektir. Müsabaka da izlenecek, dokunacak, dinlenecek o kadar çok şey vardır ki;  binlerle seyircinin olduğu büyük bir alanda sürekli hareket halinde olan oyuncular, hakemin çaldığı düdük, yardımcı hakemlerin salladıkları bayraklar, antrenörlerin uyarıları,  oyuncuların hareketliliği, taraftarın uğultusu, projeksiyondan yansıyan ışıklar, renkli formalar, futbolcu aksesuarları… Televizyondaki tüm kanalların aynı anda, tek bir ekrana yansıması gibidir. Hangisine konsantre olunacağına karar vererek doğru bir seçim yapmak birinci adım olmalıdır. Doğru kanalı seçtikten sonra da ona ayrılacak zamanın süresini iyi ayarlamak, bu adımın verimliliğini artırma veya azaltma da önemlidir.

İkinci basamak işe yaramaz uyaranları süzgeçten geçirerek, dışarıda bırakabilme becerisidir. Tecrübeli ve alt yapısı sağlam futbolcularda bu filtre otomatik olarak çalışır. Filtre ne kadar güçlü ise, o kadar kaliteli ürün elde edilir. Kaçınılması gereken uyaranlar arasında en önemlileri şunlardır:

1. Önemli olmayan sesler, görüntüler (rakip takım taraftarının tezahüratları, sataşmalar, küfürler…)

2. Kendi performansımıza yönelmek (maçta bileklik, saç veya toka gibi aksesuarlarla uğraşmak…)

​Futbolcuların bu konuda bilgi eksikliği olduğu için bunun bir zihinsel rahatsızlık olduğunun farkında değil, futbolcularda sorunların sadece fiziksel olabileceği algısı var.

  1. Hayaller (maçtan sonra eleştirileri düşünmek…) Futbolda, göreli bireysel yarar ve toplumsal çıkar arasındaki fark nedense hep karıştırılmaktadır (ağaçtan ormanı görememek gibi). 

3. Gelecekle ilgili planlar, düşünceler (bir sonraki maç için takımdaki pozisyon, transfer…)

İhtiyaçlar ve istekler (ilgi, sevgi, gol atma, topla çok oynama…) İlgi gösterilmediği zaman futbolcu kulüpte hiçbir değerinin olmadığı duygusuna kapılır.Kulüp içi koşullar ne kadar karmaşıksa o kadar fazla belirsizlik söz konusudur ve çevrenin karmaşık düzeyinin yüksek olması sistemin olabilecekleri kontrol etme ve öngörme olasılığını azaltır. 

4. Diğer insanlar(futbolcu, hakem, antrenör, taraftar…)

​Aslında tüm bunlar sahada oyuncunu keyif alacağı, kendini motive edeceği, aynı zamanda zaman ayrılması gereken şeylerdir ama doğru zamanlarda ve doğru miktarda yapıldığı sürece. Ne zaman, neye konsantre olacağımızı doğru seçebiliyorsak filtre iyi çalışıyor demektir.

Üçüncü basamak planlamadır.Planlamadan kastedilen şey futbolcuyu en doğru sonuca götürecek yolları tasarlayabilmektir. İyi planlama yapmanın en büyük düşmanı aceleciliktir. Acelecilik, plan yapma ve düşünmeyi engeller. Aceleci olanların tek hedefi, bir an önce sonuca ulaşmaktır. Bu da aradaki pek çok detayı ve hatayı atlamalarına yol açar ve başarısızlık ihtimali kuvvetlenir. Sürekli oyunda olmak, top gelmeden önce düşünmek, bir şeyi yaparken doğru zamanda, doğru yerde olup olmadığını gözden geçirmek, futbolcuyu başarılı sonuçlara götürecektir.

Dördüncü basamak bir işi yaparken konsantrasyonu sürdürebilmektir. Müsabaka esnasında olup bitenler kontrol altında tutulmalıdır. Doğru hız, konsantrasyonunuzun uzun sürmesini sağlayacaktır. Hızın ayarı önemlidir.

Beşinci basamak içimizdeki müfettişi sürekli uyanık tutmaktır. Yani müsabaka esnasında yapılan hataların farkına varmak için beynin sürekli mesaj vermesindenbahsediyoruz. Bu beceri sıraladığımız becerilerin en zorudur. Çok ciddi bir eğitim ve kültürel birikim sonucu oluşur. İç denetim teknik ve taktik hatalarının yanı sıra etik dışı davranışlar konusunda da ciddi bir uyarım görevi üstlenir.

Bu beş basamağın dışında iyi konsantrasyon için futbolcularda genel olarak mutlaka olması gereken bir durum vardır. Huzurlu bir ortamda iyi çalışmak.Sürekli eleştiri, aşağılama, horlanma ve dışlanmanın bulunduğu huzursuz bir ortamda performans düşükolacağı gibi futbolcuyu, takımdan koparır.

Bedensel ve zihinsel antrenmanlar birlikte yapılmalıdır.Bedensel ve zihinsel güçsüzlük konsantrasyonun baş düşmanıdır. Birinin çok hızlı diğerinin çok yavaş çalışması durumunda koordinasyon bozulur. Konsantrasyon gerçekleşmez.

Çok mutlu veya çok üzgün olunduğunda da dikkati kontrol altına almak güçleşebilir. Futbolcunun nasıl hissettiği ve performansı arasında paralellik vardır. Aklınız başka bir yerde iken iyi bir performans gösteremezsiniz.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page